Dün Demir odasında yatağındaydı,ben yanında değil diğer odadaydım.
Bir ara hışır hışır sesler geliyor.Kendi kendime diyorum ki yatağında hışırtılı oyuncak yok.Bir gider bakarım ki elinde kağıt.Yatağında ayağa kalkmış,komidin gibi başlığın üzerindeki kağıtları almış tam ağzına götürürken yakaladım.
Yatakta ayağa kalktığını biliyorum.Son günlerdeki yeni oyunu bu,yatakta ayağa kalkıp oradan bize bakmak.
Yetmezmiş gibi el yordamıyla ulaştığı kağıdı ağzına almış.
Bu sabah da görünce gülme krizine girdim.Yatağında ayağa kalkacağım diye bol gelen pijamasının altını çıkarmış.Yukarı doğru asılırken ayağıyla ite ite çıkmış.Bir gördüm,gülmeye başladım.O da gülüyor tabi:))
Yatak kenarına tutunma günlerimiz başladı başlayalı,yatakta bırakmaya da korkar oldum.Ne kadar yüksek olsa da korkuyorum şimdi.
Oradan seslenip,yere inmeye çalışıyor.
Artık takipteyim,ama kaşla göz arasında yanı başımda düştü geçen gün.Yanında oynarken oyuncaklarını veriyordum.Parkeye düştü,ağzının üzerine.Ağladı,ben de kucağıma aldım bir bakarım ağzına kan var.Panik olma Yıldız,panik olma derken milyon şey aklımdan geçti.Ağzını su verdim,yüzünü yıkadım.Beyaz bir mendil alıp,ağzının içini kontrol ettim.Baktım kan yok.Ancak rahatladım.Bir an azıcık kanadı demek damağı.
Zor iş şekerler çok zor bebek firarda,anne takipte...







































