nostaljik kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nostaljik kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2012 Cuma

Oy Trabzon Trabzon

Trabzona gidip geleli 1 ay olacak neredeyse ve ben buraya yazmadım.Günlük olmaktan çoktan çıktı bloğum aylık bile değil neredeyse.
Trabzona 7 temmuzda gidip 15 temmuzda döndük.
Mis gibi batan güneşi izledim.
Elebette okula ziyarete gittik.Yıllar sonra,bir çok anı hem varmış gibi hem yokmuş gibi gözümüzde canlandı.
Çünkü yanımda oğlum vardı.Ve sanki o koridorlarda yıllar önce dolaşan ben değilmişim gibi geldi.Sadece anne Yıldızmışım gibi.Garipti,tarifi de çok zor.
Dalından meyve koparıp yemenin zevkine vardık.
Doğa,sevdiklerimiz bize kucak açtı orada.Günler nasıl geçti anlamadık.
Demir ortama hemen uyum sağladı.Enezde denize sokamazken -kendi toprakları olduğundan sanırım-Trabzonda denize girdi.
Doğayı biraz içimize hapsettik döndük işte.
Ehh bu kadar sürede tükettik bile...

21 Aralık 2010 Salı

Çok eski bir yılbaşı hikayesidir bu


Bu sabah bir anda eski yılbaşı günlerimize gidiverdim.Biz de her zaman yılbaşı günü özeldi.Annem bu konuda ayrı bir özen gösterirdi.Güzel sofralar hazırlardı.Aile içerisinde ya da aile dostlarımızı davet ederdi.Büyük olmasa da küçük hediyelerle çevresindekileri mutlu ederdi.Hani bir bayram gibi kutlamak değil yeni bir yıl geliyor kızım sevinmeliyiz derdi.Ben de hep coşku ile dolardım.Büyüdükçe arkadaşlarımızla program yapmamıza izin verilmeye başlandı.Böyle bir yılbaşında öz ablam (şurada yazdığım) gibi sevdiğim ablam ve arkadaşlarının programına dahil oldum.Özenle hazırlandım o gün.Harika bir kazak almıştı annem altına da mini bir etek dikti anvelop.Kıyafetime uyan bir kolye taktım.Uygun botlarla da kıyafeti tamamlamıştım.Saçlarıma da fön çektirdim.Bütün özen yılbaşı heyecanından değildi elbette.'O' gelecekti o gün.Bir yerlerden öyle duymuştum.Emin olamıyordum.Çünkü Ona soramadım bir türlü.Gece başlamadan gözüm kapıda kaldı.Ne masa,ne yemekler,ne kalabalık,ne müzik umrumda değildi.Umrumdaymış gibi yapıyordum o akşam.Sonra bir kız ile geldi.Bir an üzüldüm.O kadar bekleyiş,arkasından hayal kırıklığı.Sonra baktım ki ablasıymış,rahatladım.Masaları bizden çook uzaktaydı.Ama yine de arada sırada görecektim ya.Arada bakışıp gülüştük.Nasıl mutluydum.Saatler 12yi gösterince dans pistindeydik ve Berkanttan Bir Şarkısın Sen çalmaya başladı.Bir an göz göze geldik,gülümsedik.Mutlu Yıllar dedik.Hepsi bu.Bu bana uzun zaman yetmişti.O benim okul yolumdu.Her sabah evden çıkar evlerinin önünden geçerken acaba denk gelecek miyiz bu sabah derdim.Yıllar sonra ne öğrendim biliyor musunuz?Her sabah camdan bakardım,senin evinin yönüne,geliyorsan,aşağıya inerdim fırlayarak,sana denk getirmeye çalışırdım evden çıkışımı dedi.Herkes içinde sen çok,çok başkaydın dedi.Ben de çok geç kaldın bunları söylemek için dedim.O zamanki genç,pır pır kalbim bunları duysa bayram ederdi.İsterdim ki bir gün yıllar sonra bir yerlerde göreyim Onu.Gördüm nasıl mı?Hem de televizyonda.Üniversitedeydim,tatil için eve geldim.BBG yarışması ekranda dönerken bir anda tanıdık bir yüzle karşı karşıya kaldım.İnanamadım.Tatilden okula dönünce izlemeye devam ettim.Bir gün sevgilimle dolaşıyorduk kalabalık caddede.Sen bana eski kız arkadaşlarından söz ettin önceden.Hatta tanıştırdıkların bile oldu.Benim öyle bir şansım yok dedim.Öyle ya sevgilinin şehrindeyiz.Ekranlarda görebilirsin deyince şok geçirdi bizimki.Bir de favorisiydi.İzlerken çok düzgün bu çocuk,tuttum bu çocuğu diyordu:))
Neyse nereden nereye geldim.
Hala da öyle o gün içim kıpır kıpır olur yılbaşı günleri.Özel bir program yapmak isterim.Özel bir program derken illa dışarıda olmak gerekmez,evde dostlarla,özenli bir sofrada eğlenmek beni çok mutlu eder.Bu yılbaşı davet veremiyorum.Annemlerde olacağız büyük ihtimal.
En özel yılbaşılarımızdan biri olacak.
Çekirdek ailemizin ilk yılbaşısı olacak.

görsel kaynak için buradan lütfen

6 Ocak 2010 Çarşamba

Nostalji-Eski bir yaranın sızısı...




Uzun zamandır izlemeyi bekleyen bir dizi vardı hard diskimde.Ne izlesem diye düşünürken geçen gün Mad Men dizisi takıldı gözüme.Bu kadar üst üste ödül alan diziyi izlemek için geç bile kaldığımı itiraf edeyim.Dizide geçen enteresan diyaloglardan biri de Nostalji kelimesinin sözlük anlamı idi.Yunanca anlamı ESKİ BİR YARANIN SIZISI imiş.İnsanın kalbinde duyduğu hatıradan kuvvetli bir sızı olarak ifade edildi geçen diyalogda.Çok düşündüm bunun üzerine.Daha doğru bir tanım olamazdı dedim kendi kendime..
Nostaljiyi seven biriyimdir.Eskiden beri tanıştığım kişilerle eski günleri konuşmaktan çok zevk duyarım mesela...Eski fotoğraflara bakıp,eski şarkılar dinlemeyi de...Ben o yarayı acıtmayı sevenlerdenim..


Gelelim diziye...Dizide aldatılmayan kadın yok diye düşünüyorum.İlişkiler çok enteresan.Ama reklam camiasındaki arkadaşlara mutlaka izlemelerini tavsiye ederim.Başroldeki reklam yazarının reklam metinlerine çalışma şekli ve ortaya attığı fikirler çok yaratıcı.


Dizideki müzikler ayrı bir güzel..Okurken dinlemeniz için bir tanesini de paylaşmak istedim...Müzik kutularına bayılıyorum dizide de bazı sahnelerde var.Aramızda sigarayı bırakan arkadaşlar var(Bir adet Damlo) izlemediyse izlemesin hiç.İnsanlar yemek yemiyor su içer gibi sigara içiyor.Ya da içki içiyor.Zam günlerinin ardından sigarayı bırakmayı düşünen varsa izlemesin derim.Mazallah ömür billah bırakamazlar.


27 Kasım 2009 Cuma

Herkese iyi bayramlar


İki ara bir dere,ben pc peşinde,herkes bayram peşinde,ben iki satır yazma derdinde...

Çocukluğumun geçtiği yerdeyim..Ayrıntıları yazacağım dönünce..

Böyle olmuyor..Çat kapı misafir telaşları..Ayy üstümü de değişemedim ben cicilerimi de giyemedim...Telefon açmam gerek uzaktayım...


Herkese iyi bayramlar diliyorum..Mutlu mutlu ,güzel güzel ,güneşli, bol ziyaretli, bol yemekli, bol gülmeli bir bayram sizin olsun...

Bu kır çiçekleri de ben de size olsun...

***resim