Soluksuz kitap mı okumak istiyorsunuz?Gerçek bir hayat hikayesini okurken tarihe tanık olmak ister misiniz?O zaman ilk önce Kurt Seyt Shurayı sonrasında Kurt Seyt Murkayı okumanızı öneririm.
Kurt Seyt Shurayı okuyalı 2 sene oldu.Ağlayarak,içim yana yana okudum.Shuranın hikayesi rahmetli babaannem ile çok benzer bir hikayeye sahipti.
Rusyada çarlık rejimi yıkıldığında insanların başına neler geldiğini,kim bilir bu insanların bazıları,uzak akrabam bile olabilir diyerek,dikkatlice okurdum.Hayatın adil olmasını savunanlardanım.Fakat adil düzenin gelmesi adına adilsizce davranılmasına asla yüreğim razı gelmez.Zengin halk hayatını yaşarken fakirleri görmemesi de ayrı bir tartışma konusu.Ama zengin oldukları için öldürülmek,öldürülene kadar akla gelmeyecek her türlü eziyeti çekmenin neresi eşitlik,adillik?Kapitalizmi yıkıp tüm dünyadaki insanlara zenginlik getirmek isterken 15 milyondan fazla insanın ölmesine sebep olmuştur bu rejim.Zaten sonuçlarından sonra tartışmaya da gerek yok.Geride her türlü eğitime sahip olmalarına karşı,değerlerinin karşılığını alamamış,kayıp bir topluluk kalmıştır.Bu benim içimi gerçekten çok yakar.

Shuranın hikayesinde ülkesinden kaçan beyaz bir Rusun Kırım Türkü olan Kurt Seyt ile aşkı konu edinilmiş.Kitap masal gibi başlıyor,acı ile,hüzün ile devam ediyor.Shura güzeller güzeli bir kız,Kurt Seyt ise çarın ordusunda görev alan bir asker.
Okurken çok pişman oldum,babaannemin hikayesini yazamadık diye.Ama sadece hikayeyi yazmak da yetmiyor.Gidip incelemek,gerekli detayları da toplamak gerek.Yazar da detaylı bir araştırma yapmış
.Kitap okurken hiç ağladığımı bilmezdim.Shurayı okurken ise,içim yana yana ağladım.
Murkayı ise peşi sıra okumadım.Araya başka kitaplar girdi,okuma zamanı bu zamanmış.Aslında yeniden hatırlamam gerekmiş,rahmetli babaannemi.Kurt Seytin Murka ile evliliğini anlatıyor bu kitap,evliyken yaşadıkları şeyler ve Kırım Türklerinin başlarına gelenler de tarihsel olarak anlatılmış.Bu sefer de Kırım Türkleri için ağladım.Kitabı günlerdir bitiremedim.Bir-iki sayfa okuyup gözlerim doluyor,tıkanıyordum.Bugün haydi bitme vakti dedim.
Ülkesinden sürülmek,kaçmak bir daha görememek nasıl bir duyguymuş,çok etkili anlatılmış.Babaannemin bir daha göremeyeceğini düşünüp üzülürdüm.Ama bir ara kitabı okurken gözlerimden bir anda yaşlar akmaya başladı.Ülke özlemi zordur,çok zordur.Hele bir de dönüşü yoksa.Korktu babaannem dönmek istese bile.Yaşarken anlayamadım babaannem ülke hasretini,sen öldükten sonra mı anlamam gerekmiş,hem de bir kitapla?Oradan kaçarken başından geçenleri anlattığında ilgi ile dinlerdik.Ama acılı kısımlarını hep kendine bıraktın değil mi?Ya döndükten sonra başına gelenler,yabancısın diye dışlanman?Savaş sonrası yaşanan kıtlıklar.
Kitaplarda da fazlasıyla bunlardan söz ediyor.Belki hikaye bana çok yakın diye etkilendin diyebilirsiniz,ama hiç alakası olmayan arkadaşlarım da okurken çok etkilendi.
Kitabın yazarı Nermin Bezmen.Yazara ön yargılı davranmadan mutlaka okuyun derim.Tabi kitap ile yazdıklarım ilginizi çektiyse.