Derinlerden... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Derinlerden... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2012 Pazartesi

İçimdeki Şarkı-2


inişlerim çıkışlarım 
o kendimden kaçışlarım 
gidişlerim dönüşlerim 
içimdeki sancı 
o kısır döngülerim 
şarkılarım sancılarım 
kadınlarım hüsranlarım 
dostluklarım acılarım
içtiğim su 
o pusu duruşlarım 
yarım kalan sevgilerim 
uyanmamış sabahlarım 
perdesiz gecelerim 
paramparça oluşlarım 
yalanlarım yanlışlarım 
o arkamdan bakışlarım 
kendime geç kalışlarım 
içtiğim su 
o pusu duruşlarım 
yokuşlarım kalışlarım 
umutlarım kaygılarım 
inançlarım gözyaşlarım 
ben miyim bu şarkıdaki satırlarım





Çok iyi şekilde güne başlayıp akşama doğru can sıkıcı,üzücü şeyler olabilir.Demir kapıya çarpar kulağına kan oturur canı yanar,benim de..


Oysaki takvimler baharı gösterirken bugün güneş varken kısacık yürüyüşümüzde ne mutluyduk.
İşte inişler çıkışlar.
Son günlerdeki ruh halim gibi...

2 Mart 2012 Cuma

İçimdeki Şarkı-1




Dün bir eksiklik var ama ne dedim bir ara kendime.Koşturmaca içinde yoruldum,anneler yorulmazmış dedim sürekli kendime.Annen bu zamana kadar hep senin için bir şeyler yaptı.Enerji doldum öyle düşününce,elimden geldiğince bir şeyler yaptım.Annem rahatsızlandı,bel fıtığı dediler bana da dedikleri gibi.Nazarımız mı değdi dedim ona da.Ne güzel sen de fıtık yok derken.Sonra annemlerin mutfağını toplarken bugün bir şey yapmamışım gibi geldi akşama doğru.Evet düşünüce hatırladım.Bir kaç gündür yazmıyordum.Ve de dün sevdiğim blogları da pek gezinememiştim.Dün eksikliğini hissettim.Demek ki söyleyecek çok kelimem vardı o an.Belki şu an yok.

Bugün içimden bu şarkıyı söyledim.İçimden hep kelimeleri aktı.Bugün en çok kendime kızdım.Kendimi eleştirdim.Biraz acımasız oldum kendime ama olsun.Belki bir yerlere dikkat çekebilmişimdir kendi kendime,kendi içimde.

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..


Can Yücel


pinterest


Yarın için ise plan yapmıyorum.Bir kaç gün önce yarın için bir planım vardı.Ama olmadı işte.Yarın sadece güneş olsun sonra artık gün ne getirirse....








21 Ocak 2011 Cuma

Herkes Gibi



Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.

Nazım Hikmet Ran

İçini acıtır,herkes gibi olmak.
bir çok sevdiğim gibi  bu şarkı da/şiiri de olsun,yanımda dursun...

17 Ocak 2011 Pazartesi

Küçük kesikler


Kendimi bildim bileli manasız şeylerle elimi kesmişimdir.Kağıt kesikleri başta gelir.Ardından defterlerin ortalarındaki teller gelir.Bugünse yenisi eklendi manasız kesiklerime.Bitki çayımın kutusunun içindeki koruyucu kalın folyo kesti elimi.Nasıl içime oturdu acısı.Saatlerce geçmedi.Sonra düşündüm manasızca içimi acıtanları.Elimi kesenleri.Ben nicedir yasaklamıştım kağıt kesikleri gibi içime oturan acıları.
Ne gereksizmiş yarattıkları kesikler bu insanların,aynı kendileri gibi.
Küçük şeyler nasılda acıtırmış insanın canını.
Neyse ki geçti bütün gereksiz kesiklerin acısı...

görsel

8 Aralık 2010 Çarşamba

2010 iç muhasebe

Burada 2009 da yapılanı var.Günlerdir aklımda düşünceler geçiyordu.2009 da yaptığım gibi aslında her sene sonunda yaptığım genel yıl sonu değerlendirmemi düşünüyordum.Bir yıl biterken kendime hep sorarım.Söyle bakalım Yıldız bu sene nasıl geçti?
  • Eleştirdiğim şeyleri gün gelip kendimde yapabiliyormuşum.O yüzden artık durrrr diyorum bir çok yerde kendime.
  • Başkalarına çok kolay akıl verdiğimi kendime gelince en basit şeyleri bile düşünemediğimi fark ettim.O yüzden biraz kendine kafa yor diyorum.
  • Uzak sandıklarımın sadece mesafeden ibaret olduğunu ama hep yanımda olduklarını,yakın sandıklarımın ise uzağımda olduklarını gördüm.
  • Bir sene önce benim için önemli olan şeylerin artık hiçbir öneminin kalmadığını hatta aklıma bile gelmediğini fark ettim.O yüzden boşuna kendimi aylarca strese sokmuşum dedim.Kestirip atmak en iyisiymiş.
  • Hayatımın 180 derece değişebileceğini gördüm.Annelik bir kadının yaşaması gereken,kendini anlamasını,tanımasını,kendi içinde sürekli sorular sormasını,olgunlaşmasını,kadın olduğunu anlamasını sağlayan bir olguymuş.İşte bunlar her şeyi değiştirirmiş.
  • Adım adım yaşananlar seni bugünlere getirirmiş.Ben biliyordum aslında hayatımın en son,en büyük aşkının geleceğini...Burada bir yerlerde de demişim.Güzel günlerin geleceğini bilmişim...


25 Kasım 2010 Perşembe

SI-KIL-DIM,AN-LA-DIMM,GÖR-DÜM


Toplumun bize dayattığı rollerden SI-KIL-DIM.
Mış gibi muş gibi yapanlardan SI-KIL-DIM.(Özellikle dost-MUŞ gibi görünenlerden)

Ve de AN-LA-DIM
Neden olduğunu AN-LA-DIM.

Anlamanın bazen can sıkıcı olduğunu,gerçekler yüzüne vurunca içinin acıyacağını GÖR-DÜM

11 Haziran 2010 Cuma

uykular



Uykular kabusların kuytusunda...

Sevgili kabusların koynunda,elini tutamadım,tutamadıkça ağladım...

Gecenin bir yarısı uyandım,sevgilinin eli elimde,tutamadı sonra bıraktım,bir titreme,bir korku aldı bedenini sanki düşer gibi,sarılamadım,tutamadım,ağladım..

Sonra bizim olan en küçük parçamıza sarılmak istedik,o uykusunda,anne kuytusunda,unutsun istedim kabusları,sevgilinin unuttuğu gibi sabah olunca..

8 Haziran 2010 Salı

keşke


Keşke bildiklerimizin,düşündüklerimizin gerisinde neler olduğunu bilebilsek.Ama yok bilemiyoruz.Bildiklerimiz düşündüklerimizle mi sınırlı hislerimizle mi?

Keşke sadece sevgilerimiz yeterli olsa yetmediği anlar da tıkanmasak.

Keşke arınabilsek tüm kaygılarımızdan.

Keşke zamanın az kaldığını daha iyi bilsek.Dünya zamanı az,gerek yok diyebilsek.

Keşke sevdiğim bir kelime değildi.Keşkeleri kurmasaydım cümlelerimin başına.


Ve dindirse keşke bu müzik biraz içimdekileri

Duygusallık had safhada oluyor derlerdi,doğru diyorlarmış.

30 Mart 2010 Salı

Dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey..



bir kıyıdan baktım dünyaya
ellerimde tuz, avucumda sedef
bir mavilik, bir açıklık
özgürlük hasreti
yüreğime vuruyor
nerede, nerede insanlar?
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey
o üzüntü birden gelir
yağmurlu havalarda
yeniden kurarım dünyayı ben
kederlerle
kimseler aşık değil mi bu şehirde
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey
hava, martılar, ışıklı şehir
sarhoş ediyor beni yosun kokusu
hilesiz kucaklamak istiyorum
dünyayı, şehri ve seni
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey

**söz: zülfü livaneli (sait faik öyküleri üzerine) 


İçimdeki sevgi nehrinde keşke herkes yıkanabilse şu son günlerde,
Ama her gece kafamı yastığıma koyduğumda,
Hepinizi aklıma getirip,dualarımla buluşturuyorum,


Akan taşan sevgi nehrimde büyük bir hasretteyim,
Ama beklerim..


Beklerim bir gün öpüp,okşayıp,koklamak için,
Şu an sadece hayallerimle de olsa,
Sevgim,içimdeki huzurum herkesi sarsın,
Ama en çok seni..


şarkıyı dinlemeyi arzu ederseniz buradan lütfen


***resim

2 Mart 2010 Salı

Saatler geçmedi beklerken.Saate 5 dakikada bir bakıp hala daha saat gelmedi mi demek tabi ki zamanın geçmesini kolaylaştırmıyordu.Ne zormuş böyle yüreği ağzında olmak,beklemek,beklemek.
Hayallerin yarım kalmasını elbette istemezsin ama acabalar içinde dolanırken yorulursun.
Sustum,konuştum,sustum,sinirlendim,söylendim.Gülmeye çalıştım.Zorladım kendimi ama yağmur işimi daha da zorlaştırdı.Bir kaç damla göz yaşını teslim etmek zorunda kaldım.
Böyle miymiş şimdi yüreğin ağzında yaşamak,galiba ilk günden öğrendim.
Saatler geçmesini beklerken geçmedi belki ama sonra geçmişti işte.Geçti gitti.Nihayet beklenen,duyulmak istenen haber geldi.Ama hala acabalar vardı.
Şimdi bir de acabalar da çoğalacaktı cebimde.Acabalar,yüreği ağzında yaşamlar.Olumlu düşünmeye çalışmacalar.

Zor muymuş?Ne kolaydı ki!

22 Şubat 2010 Pazartesi

Beklerken,beklerken mutlu olmak

İnanamamak tüm olanlara,şaşkın gibi kalmak ortada.Şükürler olsun demek,tekrar inanamamak..

Mutlu olmak,içinden coşan enerji ile,
Devamı olacağını bilerek,
Sevgi ile beklemek,beklemek...


Şans getireceğini de bilerek,
Şanslı olduğunu hissederek..

19 Şubat 2010 Cuma

Nereye savurdu beni şimdi


İlgili ilgisiz bazı şarkılar o zamanlara ait olsun,olmasın götürür beni eskilere,kodlar kendini hatıralar notalara.O mutlu olduğum mu,genç olduğum mu,özgür mü yoksa saf olduğum günlere mi alır götürür.Bırakır beni bir süre soluklatır beni.Dur dinlen der,özledin.Nicedir içinde değildi eskiler ve hatıralar.

Ve hatırlatır bana umutların vardı hayallerin.Şimdi ne oldu deme,bekle..


Ahh Damla kız  aldırdın götürdün beni bu şarkıyla...Ve ağlattın...

7 Şubat 2010 Pazar

güzel günler bizi bekler eyvallah dersin olur biter

güzel günler bizi bekler eyvallah dersin olur biter
güzel günler bizi bekler eyvallah dersin geçer gider
bıraksam kendimi şöyle oh ne rahat
bu da geçer gülüm yaşamana bak

alınacak dersler var sorulucak sorular bu da geçer gülüm bizden bu kadar.



Elimden gelen tek şey umut etmek ise,sonuna kadar umudum var.
Büyüdükçe farklılaşır bir çok şey insan değişir,gelişir.Aslında büyümek bademi sevmek gibi.Çocukken çerez tabağında ilk önce fıstıkları yerdim şimdi ise bademleri.Büyümek de badem sevmek gibi.Zevklerin değişiyor,gelişiyorsun.Umutları bırakmıyorsun.Ya da bırakıyorsun.Ama bırakınca hayatta seni bırakıyor bir yerlerde.
Değişmeyen şey umutlarımın hep olması.Bir çocuk hep umutludur bir çok şey için.Ben de umutluyum hala küçük bir çocuk gibi.
İçimde hala güneşli günlerin özlemi,az kaldı diyor bir yerlerden iç sesim.Onca olan şeye rağmen ağlamadım,sızlamadım.


Yola devam ediyorum,şükür ki...


Şarkı için tık tık

25 Ocak 2010 Pazartesi

Beyaz,İpek Gibi Yağdı Kar...





   Beyaz, ipek gibi yağdı kar
   Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde  
   Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
   Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
   Şarkılar çaldı odalarda
   Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm
   Düşmanlarımız dışında
   Düşmanlarımız çünkü
   Sevgiyi yok ettikleri için
   Düşmanımız oldular-
   Beyaz ipek gibi yağdı kar
   Bir kız kardan hafif yüreğiyle
   Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.
   Uzaktaki şehir
   Uykuya dalmıştır şimdi.
   Düşündüm bir bir
   Kardeşlerimin ne yaptıklarını
   Nihat
   Uyumuyor olmalı.
   -Nefis bir şarkı
   Söylüyor yandaki odadaki kız
   Bir Rus
   Halk şarkısı.
   Ve şimdi koroyla
   Başladılar-
   Nihat düşünüyordur
   Karanlıkta.
   -Sanırım
   Bir saatten sonra
   Hapishanede
   Dışardan söndürüyorlar ışıkları-
   Beyaz ipek gibi yağdı kar
   Bir kız kelebek adımlarıyla
   Geçip gitti karın üzerinden.
   İnsanlar kendi şarkılarını
   Kendi hayallerini taşıyorlar.
   Çağdaş şarkılar
   Gerekli onlara
   Hem Hayatlarının
   Derinliklerinden söz eden
   Gerçekleştirilmiş
   Gerçekleştirilmemiş duygularından,
   Hem
   Kavgayı ateşleyen
   Somut
   Anlaşılır
   Akıllı şarkılar.
   Beyaz, ipek gibi yağdı kar
   Acılarla dolu bu dünyaya.
   İnsafsızlık
   Vahşet
   Hala güçlü
   Ve hala iktidarda.
   İnsanlar
   Ölüyorlar.
   Gepgenç
   Sımsıcak
   Ölüyorlar
   Sanki
   Ölmüyorlarmış gibi.
   Bir yandan sürüp gidiyor-
   Hayat;
   Bir yanda tel örgüler
   Parmaklıklar.
   Beyaz, ipek gibi yağdı kar
   Yağdı kirpiklerine bir kızın
   Yağdı mavi bir nehre
   Saçlarıma yağdı
   Otobüslere
   Ağaçlara
   Evlere.
   İçimden okşadım onu.
   Kelebek adımlarını
   Yanımdan geçen kızın.
   Herhangi bir kız
   Hayalleri olan.
   İstedim ki
   Daha güzel
   Olsun şu dünya.
   İstedim ki
   Beyaz
   İpek gibi yağan karın altında
   Bitsin artık
   Bu sürüp giden alçaklıklar.
   Bir bebek
   Ölüm tehdidi altında yaşamasın
   Beşiğinde.
   Ve paramparça olmasın
   Sımsıcak
   Capcanlı
   Yaşayıp giderken insanlar.
   Bırakın, beyaz
   İpek gibi yağan karın altında
   Hayallerimiz olsun.
   Yaşayalım
   Özgür
   Güzel
   Düşünceli.
   Anlatalım
   Düşündüklerimizi birbirimize.
   Sevinç egemen olsun her yerde
   İnsanca
   Bir kaygı.
   Beyaz, ipek gibi yağdı kar.
   Yağsın.
   Dünya daha güzel olacak
   İnanıyorum buna.
   Bir insan kalbinin güzelliğine
   Çocukluğuna
   Sonsuz cesaretine, olanaklılığına
   İnandığım kadar.
                            
 

Ataol BEHRAMOĞLU

6 Ocak 2010 Çarşamba

Sessiz kal...



Sanki her şeye yabancı gibi,
Hiç okuyamaz,yazamaz gibi,
Kelimeler cebimde birikti,
Ama yazsam kalbimdeki gibi durmayacak,
Söylesem sanki sihiri uçacak,
Ya git desem...
Gelen hiç olmayacak...


Sessiz kal..

***resim

16 Aralık 2009 Çarşamba

Kader seni güldürmüyorsa espriyi anlamadın demektir

Normal şartlar altında(N.Ş.A'da) benim üzgün olmam gerekirdi.Ama değilim,espriyi anladım gerçekten ve gülüyorum.Henüz kahkaha atmadım.Ama yakındır,kahkahalarla güleceğim..

Dün yüreğim kekim gibi kabarmıştı...Beklenen haber gelecekti..



Sabah erkenden uyandım.Kalktım salona geçtim,televizyon karşısında uyukladım.En sonunda yatağıma geri döndüm.Uyku kardeşim neredesin dedim,uyku geldi.Rüyalara daldım,evin içinde dolanıyordum.Ama kendi evim değil.Bir anda piyano grdüm.Benim piynommuş üstelik(Piyanomolmasını isterdim her zaman,süper yetenekli olup harika parçalar çalacağımdan değil ama belki bir kaç şey çalardım.)Piyanm acaba çalışıyor mu derken tuşlara bastım harika sesler geldi,ne güzel dedim kendi kendime güzel şarkılar çalarım...Sonra şarkı devam etti.Ama gerçek hayatta,telefonum çalıyormuş meğer.Uyandım arayan Damlakızmış,beynimde sesleri kodluyorum insanlarla,aa diyorum şu,yok değil,aa diyorumm tanıyorum ama yok sesi çıkaramıyorum.Damlacon saati fark etmedim,dedi üzüldü.Halbuki ben işten çıktığımdan beri ilk defa uyumuştum.Çok uyuyunca başı ağrıyanlardanım.Aslında iyi ki uyandırdı,önemli bir sebebi vardı.(Bir dahaki konuşmamızda nedenini anlatacağım Damlocan)
Günlerdir bir kuşun yolunu beklemekteyim.Bekledim,bekledim.Bu akşam nihayete erdim.Gelme zamanını uçma zamanını beklemiş.Aynı Damlo gibi o da bugün benim mutluluğuma çalışmış.




Yüzüğüme bayıldım.Bak görebilsen keşke parmaklarımda..Rengi en sevdiğim renkler..Canım benim..


Şimdi ben bu kız gibi bulutlardayım.Aslında başkası olsa aldığı bu haberden yıkılırdı.Çok ağlardı.Ama biliyorum yolun sonu aydınlık.Gökyüzüm masmavi,pamuk bulutlarım var..

20 Kasım 2009 Cuma

Düşündüğümüzün dışında şeyler yaşıyoruz...

Planladığının,düşündüğünün dışında olaylar yaşayan biri varsa en büyük örneklerinden biri benim.Bir sene sonra şöyle olmuş olacak,böyle olmuş olacak diye düşündüm durdum.İstemekten söz etmiyorum.Düşünmek tamamen öyle olacağını bilmek.

En basit örneği 3-4 gün önce işten çıkıp spora giderken şimdi kışın şuradan  gitmek ,buradan gitmek  ne zor olacak diye basit bir düşünce geçti aklımdan.Şimdi o yolu o köprüyü bir daha kullanmayacağım spora giderken.Bu en basit örnek.

Gereksiz şeyleri düşünmenin anlamı yok.Bunu da anlamam gerekirmiş.

Şimdi işe girerim 1 sene sonra,yok 2 sene sonra anne olurum.Bunları düşünmüyorum.Hedeflerim yok değil tabi.Artık hayat bana DÜŞÜNME BÖYLE ŞEYLER diyor.Bunu çok iyi anladım.İşinle ilgili neler düşünüyordun neler oldu.Özelinde neler düşünüyordun neler oldu.

Diyordum ki hayatı daha iyi anlamalıyım,daha çok tadını çıkarmalıyım.

Evren sesimi duydu.Şimdi bana diyor ki ;bırak, anı yaşa,sessiz kal,kendinle kal,sevdiklerinle kal,tadını çıkar...

Ne kadar hasret kaldığın şey varsa yap...

27 Ekim 2009 Salı

Her şey sonbaharın suçu

photograph Pictures, Images and Photos

Bir problemim bitti,bu sabah yenisini aradım.20'li yaşlarımın bitmesini buldum.Böyle takıntısı olan biri değilim ki ben.İnsan oğlu, dedim derdin mi bitti senin?

Saçlarımın rengine taktım sonra,rengini değiştireceğim.Bir kararsızlık içindeyim.Bu arada kuaförüme kızdım,ilk söylediğimde neden boyamazsın ki istediğim renge.Hala da neden ısrar edersin?Ben de aynaya bakabiliyorum.

Haberler yine midemi bulandırıyor.İzlemiyor,okumuyor değilim ama bulandırıyor işte.Haberlerden bir haber olma günlerimde değilim.

Sonra dün yürüme bandında kendimi bir yandan şarkı söyleyip el kol hareketlerimle dans edercesine yürürken buldum.Yanımdaki arkadaşın bana neden öyle tuhaf baktığını sonradan anladım.Evet tuhaf bir görüntü.

Anlatıyorum kimse dinlemiyor mu diye o kadar çok söyledim ki.Annem kızım sen iyi misin dedi en sonunda bana.

Sevgilim uzun zamandır delirdiğimi düşünüyor.Yok iyi değilsin sen diyor.

Bu delilik hali hoşuma gitti belki,bırakın ben de delireyim.Uslu kız oldum yıllardır.Birazcık müsaade edin.Benim deliliğimden ne olacak Allah aşkına..

Sonra çok sevdiğim dostum da dün telefonda dedi.Sen iyi değilsin son zamanlarda.

Aslında ben iyiyim.Bu delilik hali ile geçecek her şey.Üstümden böylece atacağım.

Bu da geçecek.Hem suçlu da belli.

Sonbahar işte.Her şey sonbaharın suçu...

Ne mutlu size,sizi suçlamıyorum.Sizden bir şey de beklemiyorum.Geçecek diyorum..Geçmek üzere...

8 Ekim 2009 Perşembe

Cebimdeki hayal kırıklıklarının ağırlığı mı arttı?

Dostlardan beklediklerim olmayınca,herkes kendi karmaşısında dedim.Onlar adına kendimden özür diledim.Aslında alışmıştım,olduğu gibi kabullenmeyi de kendime öğrettim.Benim de kimbilir ne eksikliklerim var demeyi de öğrendim.Ama cebimde biriktirdiklerim var.Kendime mi saklasam?Yoksa ortaya mı döksem?
Hep yaptığım tolere etmek oldu, kendimce unutmak.Ama yok şimdi tolere etmek istemiyorum.Tolere edilmek istiyorum.
Bu durum acıtmıyor beni,alışmıştım aslında çok uzun zamandır.Aslında farkında olmak kendimi iyi de hissettiriyor öte yandan.Farkındayım..Bu da güzel bir şey.

Hayat kısa..