Akşam üzeriyse,bazen ılık,bazen soğuk rüzgar esiyorsa,içmeye de gerek yok.
Hele hele ters düz ise bir söz ile..
15 Haziran 2011 Çarşamba
13 Haziran 2011 Pazartesi
hem içimden hem dışımdan
-Uff saat kaç olmuş daha duşa giremedim.
-Mutfağı toplamaya girdim ama ahhh yoğurdu mayalamadım.
-Oyuncakları böyle bırakayım nasılsa gene dağılacak.
-Yine yapamadım.
-Yok,yok gidip uyuyayım ben
-Gerçekleşir mi bu hayaller?Hııı?
-Uyanmasa derin uykuya geçse bebeğim.
-Kitap mı okusam?Yoksa hemen kafayı vurup yatsam.
-Unutmasam,bir yere mi not alsam.
-Yakın gibi sanki,daha beklemesek.
-Ama çokkk özledim.
-Hayaller fazla mı birikti?
-Yok,yok gidip uyuyayım ben
-Şuna da bir göz atsam.
-Aman boş ver....
-En iyisi uyumak
***görsel
12 Haziran 2011 Pazar
Demir 8 aylık oldu
Emeklemek de ne keyifliymiş ama:)Geziyorum,evi keşfediyorum,yeni yerler görüyorum.İlk zamanlar hangi odadaysam çıkmaya cesaret edemiyordum.Şimdi geziniyorum evin içinde.En çok tv modülü ilgimi çekiyor.Off ne ilginç şeyler var üzerinde.Hele fotoğraf çerçeveleri!Annemin kitaplığı ve dergiliği de nasıl renkli,nasıl ilginç şeylerle dolu.Ama emeklemek yetmez bana.Ben tutunup kalkmak istiyorum her yere.Yatağımda hep kenara tutunuyorum.Koltuklara tutunuyorum.Masalara tutunmak istiyorum.
Aylardır diş diş diyorlar hala ne gelen var ne giden:)
Oyuncaklardan çok çevremdeki yerler cazip geliyor bana.Tutunup tutunup tırmanmaya çalışıyorum.
Sebzeleri sevmiyorum,meyveleri seviyorum:)Hele muz en sevdiğim meyve.
Babamı görünce dünya duruyor sanki benim için.Hemen onun kucağına gitmek istiyorum.
Çok hareketliymişim annem öyle diyor,evet durmayı sevmiyorum.Hep keşfetmek,anlamak istiyorum dünyayı.
Demir
8 ay önce seni kucağıma verdiler,o mini mini halin aklıma gelmiyor bile.Sanki hep böyleydin.Gülüşüyoruz,oyunlar oynuyoruz,konuşuyoruz hatta.
Hayatın tüm kodları sen de gizli sanki.Sen büyüdükçe çözülüyor sanki kodlar.Hayatı daha çok seviyorum seninle.
Bazen gözüm korkuyor inan,büyüdükçe değişecek bir çok şey.İyi bir anne olabilecek miyim diye.
Sen nasıl açıyorsan algılarını her gün hayatı tanırken ben de açmaya çalışıyorum.Nelerin geçtiğini aklından bilmek isterdim.Sen de merak uyandıran şeyleri ben de merak ediyorum.
Aslında bir bebek gibi yaşamak gerek diye düşündüm geçen gün.İlgini verdiğin bir şeye zamanını da veriyorsun.Bizler ise bir acele bir telaş içindeyken,bir çok şeyi anlayamıyoruz bile.
Sevmelere doyamıyorum,öyle bir içim coşuyor ki,şükürler olsun,bunları yaşıyorum.
Şükürler olsun sen varsın...
Aylardır diş diş diyorlar hala ne gelen var ne giden:)
Oyuncaklardan çok çevremdeki yerler cazip geliyor bana.Tutunup tutunup tırmanmaya çalışıyorum.
Sebzeleri sevmiyorum,meyveleri seviyorum:)Hele muz en sevdiğim meyve.
Babamı görünce dünya duruyor sanki benim için.Hemen onun kucağına gitmek istiyorum.
Çok hareketliymişim annem öyle diyor,evet durmayı sevmiyorum.Hep keşfetmek,anlamak istiyorum dünyayı.
Demir
8 ay önce seni kucağıma verdiler,o mini mini halin aklıma gelmiyor bile.Sanki hep böyleydin.Gülüşüyoruz,oyunlar oynuyoruz,konuşuyoruz hatta.
Hayatın tüm kodları sen de gizli sanki.Sen büyüdükçe çözülüyor sanki kodlar.Hayatı daha çok seviyorum seninle.
Bazen gözüm korkuyor inan,büyüdükçe değişecek bir çok şey.İyi bir anne olabilecek miyim diye.
Sen nasıl açıyorsan algılarını her gün hayatı tanırken ben de açmaya çalışıyorum.Nelerin geçtiğini aklından bilmek isterdim.Sen de merak uyandıran şeyleri ben de merak ediyorum.
Aslında bir bebek gibi yaşamak gerek diye düşündüm geçen gün.İlgini verdiğin bir şeye zamanını da veriyorsun.Bizler ise bir acele bir telaş içindeyken,bir çok şeyi anlayamıyoruz bile.
Sevmelere doyamıyorum,öyle bir içim coşuyor ki,şükürler olsun,bunları yaşıyorum.
Şükürler olsun sen varsın...
10 Haziran 2011 Cuma
bir kaç gündür
Şimdi kulağımın dibinde tüm iştahıyla ağzını doldura doldura biri konuşuyor sanki.
Kafamın içinde yankılanıyor sesi,daha önce de hayal kurmuştun oldu,olmaz gibi düşünürsün ama oldu.
Sen hayal et,hayal et diyor sürekli.
Evet,evet ben hayale dalıp uyuyacağım az sonra.
Biraz daha zamanı var ama olacaktır,olacaktır...
bu fotoda da başka bir hayalim var.
görsel
9 Haziran 2011 Perşembe
Bir gün
Bir kaç saat önce seninle oynarken düşündüm.
Bir gün ne ben bu halimle olacağım,ne de sen bu halinle kalacaksın.
Büyüyecek genç olacaksın.
Belki bana kafa tutacaksın,isyan edeceksin.
Bir yerlerde anlaşamayacağız belki.
Ve ben diyecek miyim,bebekken ne kadar kolaydı hayat,o zamanlara dönsek keşke diye.
Ki şu an sürekli seni takip ederken hayatın bazen zor olduğunu düşünüyorum.
Ve ben hep isteyeceğim ki bana gülerek baksın gözlerin,yüreğimin içine işlesin her bakışın.
Ki ben bu sevgiyle yeni bir insan olup,çoğalmaktayım ve içimi ısıtmaktayım.
Bir gün,hımm ne dersin?
Bir gün ne ben bu halimle olacağım,ne de sen bu halinle kalacaksın.
Büyüyecek genç olacaksın.
Belki bana kafa tutacaksın,isyan edeceksin.
Bir yerlerde anlaşamayacağız belki.
Ve ben diyecek miyim,bebekken ne kadar kolaydı hayat,o zamanlara dönsek keşke diye.
Ki şu an sürekli seni takip ederken hayatın bazen zor olduğunu düşünüyorum.
Ve ben hep isteyeceğim ki bana gülerek baksın gözlerin,yüreğimin içine işlesin her bakışın.
Ki ben bu sevgiyle yeni bir insan olup,çoğalmaktayım ve içimi ısıtmaktayım.
Bir gün,hımm ne dersin?
Hışır hışır
Dün Demir odasında yatağındaydı,ben yanında değil diğer odadaydım.
Bir ara hışır hışır sesler geliyor.Kendi kendime diyorum ki yatağında hışırtılı oyuncak yok.Bir gider bakarım ki elinde kağıt.Yatağında ayağa kalkmış,komidin gibi başlığın üzerindeki kağıtları almış tam ağzına götürürken yakaladım.
Yatakta ayağa kalktığını biliyorum.Son günlerdeki yeni oyunu bu,yatakta ayağa kalkıp oradan bize bakmak.
Yetmezmiş gibi el yordamıyla ulaştığı kağıdı ağzına almış.
Bu sabah da görünce gülme krizine girdim.Yatağında ayağa kalkacağım diye bol gelen pijamasının altını çıkarmış.Yukarı doğru asılırken ayağıyla ite ite çıkmış.Bir gördüm,gülmeye başladım.O da gülüyor tabi:))
Yatak kenarına tutunma günlerimiz başladı başlayalı,yatakta bırakmaya da korkar oldum.Ne kadar yüksek olsa da korkuyorum şimdi.
Oradan seslenip,yere inmeye çalışıyor.
Artık takipteyim,ama kaşla göz arasında yanı başımda düştü geçen gün.Yanında oynarken oyuncaklarını veriyordum.Parkeye düştü,ağzının üzerine.Ağladı,ben de kucağıma aldım bir bakarım ağzına kan var.Panik olma Yıldız,panik olma derken milyon şey aklımdan geçti.Ağzını su verdim,yüzünü yıkadım.Beyaz bir mendil alıp,ağzının içini kontrol ettim.Baktım kan yok.Ancak rahatladım.Bir an azıcık kanadı demek damağı.
Zor iş şekerler çok zor bebek firarda,anne takipte...
6 Haziran 2011 Pazartesi
Bu hafta sonunda
5 dakika diye uğradığım kuzenimde 5 saat oturdum.Saatler nasıl geçti anlamadım.
Özsüt Fırının Ege kahvaltısını yedik,minik ekmeklere bayıldık.İzmir teneke tulum peynirini ne kadar özlediğimi hatırladım.
Sürekli gitme,yeni yerler görme isteğini yaşadım.Ama hep bildiğim adreslerde dolaştım.
Oğlumu daha çok,daha çok sevdim.Daha bir gülüştük,eğlendik.
Bridayı bitirdim,sonunu hiç sevmedim.
Pazar günü evden en mutlu halimizle çıkmamıza karşın bu şarkıda ağladım.Birden ip gibi süzüldü gözyaşlarım,tutamadım.Üstelik siyah göz kalemi ip gibi simsiyah damlalarla aktı gözümden.Sevgili şaşırdı,niye ağlıyorsun ki şimdi hangi arkadaşını özledin dedi.Bilmiyorum belki de hepsini dedim kalakaldım.
aslında Sezene kızgındım....
görsel
Özsüt Fırının Ege kahvaltısını yedik,minik ekmeklere bayıldık.İzmir teneke tulum peynirini ne kadar özlediğimi hatırladım.
Sürekli gitme,yeni yerler görme isteğini yaşadım.Ama hep bildiğim adreslerde dolaştım.
Oğlumu daha çok,daha çok sevdim.Daha bir gülüştük,eğlendik.
Bridayı bitirdim,sonunu hiç sevmedim.
Pazar günü evden en mutlu halimizle çıkmamıza karşın bu şarkıda ağladım.Birden ip gibi süzüldü gözyaşlarım,tutamadım.Üstelik siyah göz kalemi ip gibi simsiyah damlalarla aktı gözümden.Sevgili şaşırdı,niye ağlıyorsun ki şimdi hangi arkadaşını özledin dedi.Bilmiyorum belki de hepsini dedim kalakaldım.
aslında Sezene kızgındım....
görsel
3 Haziran 2011 Cuma
Moonlight Serenade
Kaç gündür aklımda melodisi,dinleyeceğim dinleyeceğim diyorum,unutuyorum.
Kendim için.
Bir zamanlar bana ay ışığım dediğin için ve ben dinlerken hiç yabancı gelmiyor dediğin için.
Ve tüm ay ışığını sevenler için...
Kendim için.
Bir zamanlar bana ay ışığım dediğin için ve ben dinlerken hiç yabancı gelmiyor dediğin için.
Ve tüm ay ışığını sevenler için...
2 Haziran 2011 Perşembe
Pıtır pıtır Demir
Şu bebekler emeklerken ne sevimli oluyor yahu.Şeker diye yutasım geliyor Demiri.Pıtır pıtır gidiyor ya.Ahh diyorum büyüdün sen işte!
Bir kaç gündür odalar arası seferlerine başladı.Odaların kapılarına geliyor uzun uzun eşikte oturuyor ya da emekler şekilde bir ileri bir geri gidiyordu.Bazen mıkırdanıyor koridor ona uzun geliyor canını sıkıyordu belli ki.Korkmaması için yanına gidip gel bebeğim gel diyordum o şekilde geliyordu.Bazen de kendi haline bırakıp etrafı incelemesini sağlıyordum.Şimdi artık çıkıp istediği yere gidiyor.Gezinmek hoşuna gidiyor odalar arasında,koridorda.
Ama salonda cidden zorlanıyorum.Hani çok da esirgeyip aman aman demek istemiyorum.Ne yapacak diye izliyorum.Ama zor oluyor böyle bir anda pazartesi günü gitti gitti kafayı masaya çarptı.Ve hafif bir morluk oldu.Teni zaten öyle hassas ki dokunduğun yer kırmızı oluyor.
Emeklemeye başlar başlamaz ayağa kalkmaya gayret etti tutunup.Şimdi yatağında ayağa kalkıyor,emeklerken bir yeri buluyor kalkıveriyor ayağa.Dün mutfaktaki tabureyi almış çekiyor.
Bir de emeklerken birden oturuveriyor ya başlıyor o an oyuncaklarını bulduysa oynamaya.
Şimdi pıtır pıtır emekle Pıtırcık oğlum,sonra da pıtı pıtı yürü.
Pıtı pıtı emekle oğlum
Bir kaç gündür odalar arası seferlerine başladı.Odaların kapılarına geliyor uzun uzun eşikte oturuyor ya da emekler şekilde bir ileri bir geri gidiyordu.Bazen mıkırdanıyor koridor ona uzun geliyor canını sıkıyordu belli ki.Korkmaması için yanına gidip gel bebeğim gel diyordum o şekilde geliyordu.Bazen de kendi haline bırakıp etrafı incelemesini sağlıyordum.Şimdi artık çıkıp istediği yere gidiyor.Gezinmek hoşuna gidiyor odalar arasında,koridorda.
Ama salonda cidden zorlanıyorum.Hani çok da esirgeyip aman aman demek istemiyorum.Ne yapacak diye izliyorum.Ama zor oluyor böyle bir anda pazartesi günü gitti gitti kafayı masaya çarptı.Ve hafif bir morluk oldu.Teni zaten öyle hassas ki dokunduğun yer kırmızı oluyor.
Emeklemeye başlar başlamaz ayağa kalkmaya gayret etti tutunup.Şimdi yatağında ayağa kalkıyor,emeklerken bir yeri buluyor kalkıveriyor ayağa.Dün mutfaktaki tabureyi almış çekiyor.
Bir de emeklerken birden oturuveriyor ya başlıyor o an oyuncaklarını bulduysa oynamaya.
Şimdi pıtır pıtır emekle Pıtırcık oğlum,sonra da pıtı pıtı yürü.
Pıtı pıtı emekle oğlum
1 Haziran 2011 Çarşamba
Bugün neler var?
Bugün parmağımda nasıl olduğunu bilmediğim bir kesik,burnumda hala gripten izler var.
Çantamda günlerdir sürmek üzere dolaştırdığımı yeni bir oje var.
Aklımda kısacık da olsa yaptığımız,gerçekleşmesini umduğum tatil planı var.
Yatağımın başında sonunu heyecanla okuduğum,bitmek üzere olan bir cinayet romanı var.
Bir de hava güzel gitsin de sahil de yürüyelim planı var.
Tabi bir de Tibetimin güzel annesinin doğum günü var ;)Kendi güzel,gönlü güzel canım arkadaşım İYİ Kİ DOĞDUN!
Bir de enerjik eski bir şarkı var dilimde.
Çantamda günlerdir sürmek üzere dolaştırdığımı yeni bir oje var.
Aklımda kısacık da olsa yaptığımız,gerçekleşmesini umduğum tatil planı var.
Yatağımın başında sonunu heyecanla okuduğum,bitmek üzere olan bir cinayet romanı var.
Bir de hava güzel gitsin de sahil de yürüyelim planı var.
Tabi bir de Tibetimin güzel annesinin doğum günü var ;)Kendi güzel,gönlü güzel canım arkadaşım İYİ Kİ DOĞDUN!
Bir de enerjik eski bir şarkı var dilimde.
31 Mayıs 2011 Salı
Boş vermişim dünyaya
Aslında her sabah kahvaltı sonrası kahve yanına dinlemeli bu şarkıyı.Öğlen çayının yanına ya da akşam yemeğini hazmetsin diye.Tüm gün yorgunluğunu silsin diye hayatın tüm ağırlığı omuzlarına geldiğinde.
Hastalık falan derken sümüklü sümüklü dolanırken insanın vücut direnci düşünce hayat daha da zor gibi oluyor.Kıyı köşelerde görmediğin tozlu düşünceler sana daha da batıyor.
EE o zaman ben de diyorum,sık sık da diyeyim istiyorum.
BOŞVERMİŞİM DÜNYAAAA
Hastalık falan derken sümüklü sümüklü dolanırken insanın vücut direnci düşünce hayat daha da zor gibi oluyor.Kıyı köşelerde görmediğin tozlu düşünceler sana daha da batıyor.
EE o zaman ben de diyorum,sık sık da diyeyim istiyorum.
BOŞVERMİŞİM DÜNYAAAA
29 Mayıs 2011 Pazar
Demir hasta ben hasta
Evet bütün kış boyunca hasta etmediğim çocuğu hasta ettim.Mevsim hastalık mevsimi diyeceksiniz ama ben kendime kızıyorum.Bebek olunca havalar da böyle gidince kaloriferleri en kısık da yakmaya devam ettik.Demir yerlerde gezinince evde hafif bir sıcaklık olması iyi diye düşünüyorduk.Taa ki cuma gününe kadar.O kapalı rüzgarlı havaya rağmen kaloriferi kapadım.Artık cereyanda mı kaldık,kaloriferi kapattığımızdan mı,sıcak soğuk farklılıklarından mı bilemiyorum cuma gecesi boğazım fena oldu.Kalktım kaloriferi açtım ama nafile.Olan olmuş.Demir de uyandı sabah.Hafif bir gıcık var sanki boğazında kıh kıhh burunda akıntı.Ben de soğuk algınlığına kapılmışım.Nefes alamadım tüm gün.Ancak bugün kendime biraz geldim.İlaç da içemiyorum.İyi ki zencefil ve bal var.Öyle bir ağız tatsızlığı ki zencefilin tadını bile hissetmiyorum.Bel ağrısı sonrası mutlaka böyle rahatsızlanıyorum.Vücudum bir anda iflas ediyor.Vücut direnci düşünce oluyor tabi.Bir kez daha anladım.Annelik ne fena eskiden böyle olsa yorgan döşek yatardım.Ama illa kalkman gerek evde birileri olsa da.
Demir de burun akıntısı sürdü tüm cumartesi biraz da bu sabah.Doktorumuzu aradık görmeden söylüyorum ama paniğe gerek yok dedi.Burnu tıkalı olmasın sürekli kontrol altında tutun dedi.Maşallah bugün iyi.Bir de keyfinde eksiklik,iştahsızlık var mı diye sordu tabi.Maşallah o bakımdan da iyiyiz.Termometre sürekli elimde ateş ölçüyorum.Çok şükür ateş yok.Evde maske ile dolaşmamı söyledi doktor.Ama ne mümkün Demir sürekli elini götürüyor almaya çalışıyor maskeyi.Temastan uzak durduk ama beslenme seanslarında zor.Geceleri bölük pörçük geçirmeye çalıştık bu bir kaç gündür.Neyse çok şükür daha iyiyiz.
Hafta sonunu hasta bakarak geçiren babaya ve anneanneye teşekkürler.Ne diyelim çok şükür yalnız değiliz.
26 Mayıs 2011 Perşembe
Komedi isteyenler ya da romantik komedi diyenler
İki komedi filmi var komedi filmi izlemek isteyenlere ilk olarak.Ama en çok Due Datede güldük belirteyim.Filmin en komik sahnelerinden biri.
Hangoverdan sonra dikkat çeken Zach Galifianakis ve Robert Downey Jr. başrollerde.Eğlenceli bir komedi.
Diğer film ise bir devam filmi.Little Fockers.Robert De Niro ve Ben Stiller başrollerde oynuyor.Filmde bazı sahneler cidden çok komik.İlk iki filmi izleyip beğenenler bu filmi de beğenecektir.
Hangoverdan sonra dikkat çeken Zach Galifianakis ve Robert Downey Jr. başrollerde.Eğlenceli bir komedi.
Diğer film ise bir devam filmi.Little Fockers.Robert De Niro ve Ben Stiller başrollerde oynuyor.Filmde bazı sahneler cidden çok komik.İlk iki filmi izleyip beğenenler bu filmi de beğenecektir.
Romantik komedi olsun diyenler için de iki film önerebilirim.
Just Go With İt.
Jennifer Anistonı çok severim.Friends kolik olmamdan ötürü belki.Jennifer Anistona Adam Sandler eşlik ediyor.
Filmde farklı olan hiçbir şey yok.Öylece izlenmelik.
No Strings Attached.
Ashton Kutcher ve Natalie Portman başroller.Natalie Portman Black Swandan sonra farklı bir rolle bu sefer bir doktor rolünde.Bu filmde diğer film gibi hatta bir çok romantik komedi gibi bilindik hikayeye sahip.Bu tarz filmler kafa boşaltmak için birebir olabiliyor bazen benim için.
Geri döndü!
Ne mi geri döndü?Benim şiddetli bel ağrılarım geri döndü.
Ben çok şom ağızlıyım.Bir kaç gün önce ne güzel bel ağrım eskisi gibi olmuyor derrrrrrkennn dün tutuldum kaldım.Şimdi sol tarafımdan oturmak kalkmak bir işkence.Bir de her yeri keşfetme aşkı ile yanan bir bebe var evde.Oradan buradan toplamaya çalışıyorum Demiri ama her eğiliş bir acı dolu an.Emzirme döneminden dolayı ağrı kesici iğnemi de olamıyorum.Kendi kendine geçer mi bilemiyorum.Umarım iyi olurum.Bir de yatıp dinlenebilsem.
Ben çok şom ağızlıyım.Bir kaç gün önce ne güzel bel ağrım eskisi gibi olmuyor derrrrrrkennn dün tutuldum kaldım.Şimdi sol tarafımdan oturmak kalkmak bir işkence.Bir de her yeri keşfetme aşkı ile yanan bir bebe var evde.Oradan buradan toplamaya çalışıyorum Demiri ama her eğiliş bir acı dolu an.Emzirme döneminden dolayı ağrı kesici iğnemi de olamıyorum.Kendi kendine geçer mi bilemiyorum.Umarım iyi olurum.Bir de yatıp dinlenebilsem.
25 Mayıs 2011 Çarşamba
Siyah-Beyaz film izle ruhun dinlensin hele de Audrey Hepburn filmi ise
Son günlerde klasik filmleri arar bulur,izler oldum.Bunların başında Audrey Hepburn filmleri geliyor.Bu zamana kadar neden izlemedim dedim Sabrina için.Bir İstanbul Masalı adlı dizinin konusu bu filmden esinlenerek yazılmış.Siyah beyaz filmleri izlerken nasıl dinledim,nasıl yorgunluğumu üzerimden aldı.Konu fakir kız zengin erkek aşkı.Ama Audrey Hepburn izlemek ayrı bir keyifli.Filmlerinde giydiği her kıyafeti uzun uzun inceleyesi geliyor insanın.Bir çok blogda fotoğraflarını görüyoruz.İzledikçe insan zarif bir insan elbette bu kadar seveni olur diyor.
Breakfast at Tiffany's de ikinci izlediğim film oldu.Bu filmi aslında çok uzun zamandır izlemek istiyordum.Filmde giydiği elbiseler en çok bilinen Audrey Hepburn fotoğraflarında görülebilir.
Şimdi My Fair Lady yi izleyeceğim.Film müzikal.
Bu arada izlenmeyi bekleyen Rita Hayworth filmleri de var.
Demir tırmanma şeridinde
Yahu bebeğim dur daha yeni başladın emeklemeye.Ne zaman geçtin tırmanma şeridine?
Bir bakarım ki tırmanıyor bir şeylere tutunuyor asılıyor.
Sonra dönüp bana gülüyor,özgürüm anne der gibi.
Dün mutfakta bütün elmaları,muzları oldukları büyük kase ile bir çekti üstüne geliyordu tek tek.Ben tabi tek gözüm onda tek gözüm muslukta hemen atladım.Normalde sadece devirse iyi devirsin,zaman geçirsin diyeceğim.Hepsi kafasına doğru gelirken hemen durrr anneciğimm dedim ve yatay halde tuttum meyve kasesini.
Daha neler atıp,tutacağız,nerelerde yakalayacağım değil mi?
Bir bakarım ki tırmanıyor bir şeylere tutunuyor asılıyor.
Sonra dönüp bana gülüyor,özgürüm anne der gibi.
Dün mutfakta bütün elmaları,muzları oldukları büyük kase ile bir çekti üstüne geliyordu tek tek.Ben tabi tek gözüm onda tek gözüm muslukta hemen atladım.Normalde sadece devirse iyi devirsin,zaman geçirsin diyeceğim.Hepsi kafasına doğru gelirken hemen durrr anneciğimm dedim ve yatay halde tuttum meyve kasesini.
Daha neler atıp,tutacağız,nerelerde yakalayacağım değil mi?
23 Mayıs 2011 Pazartesi
Kaşif Demir için öneriler
Demir artık emekleme seferlerinde hızlandı.TV modülü en sevdiği hedef.Köşeler için koruyucu alacağız.Ama kenarları da alçak ve masa kenarı gibi keskin.Yastık koysak daha çok ilgisini çekecek.Şimdilik bir şey yok.Bir şey koymasak kafa çarpma olasılığı yüksek.Bantla bir şey yapıştırsam çok çirkin duracak.Tabi ki çarpmayı da öğrenecek,öğrenecek ki bir şeylerden kaçınacak.Artık ne kadar sakınırsa.
Ben de bir şeyleri pek sakınma gayretinde değilim.Özellikle annem çok panik.Bana da ne kadar sakinsin diyor tabi.Bir de bugün düşerse aahhh düştü diye bağırıp panik yapma,bağırma kızım dedi.Ben de onu sen kendine söylesen anne dedim.Kendi kendine şimdiden empoze et dedim.Şimdi tv modülüne bir çözüm bulalım diye söylenip duruyor.
Şimdi elimizde kaşif bir bebe var.Tehlikeli şeyler ortadan kalkıyor da bazı fotoğraf çerçeveleri dvdler de durmalı diyorum.Bir şeylerin olduğunu da fark edip gittiğimiz yerlerde aman Allahım bizim ev gibi dümdüz değil her yer karıştırayım demesin düşüncesindeyim.Elbette bebek bakmak dokunmak isteyecek.İlla duracak bakmayacak demiyorum.Bakacak,dokunacak ki tanıyacak.
Siz neler yaptınız bu dönemlerde anneler?Önerilerinizi,düşüncelerinizi paylaşmanızı rica ediyorum sevgili bloggerlar.
Ben de bir şeyleri pek sakınma gayretinde değilim.Özellikle annem çok panik.Bana da ne kadar sakinsin diyor tabi.Bir de bugün düşerse aahhh düştü diye bağırıp panik yapma,bağırma kızım dedi.Ben de onu sen kendine söylesen anne dedim.Kendi kendine şimdiden empoze et dedim.Şimdi tv modülüne bir çözüm bulalım diye söylenip duruyor.
Şimdi elimizde kaşif bir bebe var.Tehlikeli şeyler ortadan kalkıyor da bazı fotoğraf çerçeveleri dvdler de durmalı diyorum.Bir şeylerin olduğunu da fark edip gittiğimiz yerlerde aman Allahım bizim ev gibi dümdüz değil her yer karıştırayım demesin düşüncesindeyim.Elbette bebek bakmak dokunmak isteyecek.İlla duracak bakmayacak demiyorum.Bakacak,dokunacak ki tanıyacak.
Siz neler yaptınız bu dönemlerde anneler?Önerilerinizi,düşüncelerinizi paylaşmanızı rica ediyorum sevgili bloggerlar.
20 Mayıs 2011 Cuma
Demirin emekleme seferleri
Demir emeklemenin ilk evresinde ya da ikinci de diyebiliriz.Çünkü geçen haftalara göre istediği yere daha seri varabiliyor.Artık aylardır gözüne kestirdiği televizyon modülü onun ilk hedefi.Modülün üzerindeki süsler çerçeveler sırası ile kontrolden geçiyor.Ben annecim onlar süs onlar böyle dedikçe oyun oynadığımızı sanıyor.Bu eşyaları tamamen kaldırma işinden yana değilim ama zarar verecekleri kaldırıp,bazılarını bırakmak düşüncesindeyim.Çünkü bir kaç hafta içinde iyice serileşip bizim müdehalemize kalmadan istediğini çekip alacak.Zaten dün de modemi aldı çekti elindeydi.Benim kelebekli örtümü sürekli alıyor eline.Bir de bana dönüp bakıyor,gülüyor,anne bak der gibi.Tabi sivri köşelere çözümler de bulmalıyız.Bizim ev bir bebek için hiç güvenli değil.Yerdeki vazolar,mumlar falan kalkmalı tamamen.Kitaplık sabitlenmeli.Asıl problem evin her yerini saran kablolar.Taşınmadan önce düşünmediğimiz,müteahhitin de gerekli yerlere elektrik prizi koymamasından dolayı uzatma kabloları dolu her yer.Çok gıcık olup hiç bir çözüm üretmediğimiz bu konuya Demir çözüm buldurtturacak.
Ben bu satırları yazarken salonun ortasından masaya kadar geldi yanıma Demir.Anne benimle ilgilen der gibi.O yüzden Demirsel mevzulara sonradan devam edeceğim.
Herkese iyi hafta sonları
Ben bu satırları yazarken salonun ortasından masaya kadar geldi yanıma Demir.Anne benimle ilgilen der gibi.O yüzden Demirsel mevzulara sonradan devam edeceğim.
Herkese iyi hafta sonları
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Keyfiniz bol olsun
Kahve keyfi hem de balkonda keyfi,
Yanında anne sohbeti,
Saçımda bahar çiçekleri,
Demirde bahar sevinci,
Üstümüzde bahar kıyafetleri,
Rotamızda sevdiklerimizin evi,
İşte dünün özeti...
keyfiniz daim olsun,baharınız bol olsun,neşeniz eksik olmasın..
görsel
Yanında anne sohbeti,
Saçımda bahar çiçekleri,
Demirde bahar sevinci,
Üstümüzde bahar kıyafetleri,
Rotamızda sevdiklerimizin evi,
İşte dünün özeti...
keyfiniz daim olsun,baharınız bol olsun,neşeniz eksik olmasın..
görsel
17 Mayıs 2011 Salı
Nereden başlamışım,ne zaman başlamışım blog alemine
Bir mim geldi canım Tibetimin annesinden bloğa nasıl ve ne zaman başladığımızla ilgili olarak.
Ben bile nasıl başladığımı ne yazdığımı unutmuşum aaa gider bir görürüm ki balıklama dalmışım merhaba bile demeden.Burada ilk yazım.İkinci yazım kelebeklere selam ediyor tabiki.
Çünkü ilk zamanlar biraz kendim çal kendim oyna tadında yazmışım.Hakikaten de öyle başlamıştım.Kimse okumazsa ben okurum.Zaten bu kadar kişinin okuyacağı yorumlar bırakacağı da aklıma bile gelmezdi.İş hayatımda inanılmaz sıkıntılar yaşadığım bir dönemdi.İnternet üzerinde çok araştırma yapıyordum birden alakasız bir konuda karşıma bir blog sonra başka blog derken aaa ne hoşmuş benim neden daha önceden haberim yoktu dedim.Derken okudum uzun zaman sonra ben de yazayım zaten yazmayı çok seviyorum dedim ve başladım sevdiklerimden,hissetiklerimden,yaptıklarımdan söz etmeye.İlk kime yorum yaptığımı bilmem ama bloglardan biri var ki bir çok kişi ile tanışmamı da sağlamıştır.Canım Karakızım canım Görkemsanım.Karakızla birlikte Tibetimi tanıdım,Pinkimi,Damlocanımı ve sonra sizleri.
Ehh iyi ki okudum tanıdım sizleri ve diyorum ya sanal falan değil bir çoğunuz çok iyi arkadaşım oldunuz,hayatımın içindesiniz.
İyi ki varsınız canım arkadaşlarım.
İyi ki varsınız beni okuyan sevgili bloggerlar.
O zamanlar Demir yoktu bir kelebek vardı şimdi annesi kelebeklere aşık oğlu ise bir tırtıla.
Mimi kimler cevapladı bilemem ama isteyenler alsın cevaplasın;)
Ben bile nasıl başladığımı ne yazdığımı unutmuşum aaa gider bir görürüm ki balıklama dalmışım merhaba bile demeden.Burada ilk yazım.İkinci yazım kelebeklere selam ediyor tabiki.
Çünkü ilk zamanlar biraz kendim çal kendim oyna tadında yazmışım.Hakikaten de öyle başlamıştım.Kimse okumazsa ben okurum.Zaten bu kadar kişinin okuyacağı yorumlar bırakacağı da aklıma bile gelmezdi.İş hayatımda inanılmaz sıkıntılar yaşadığım bir dönemdi.İnternet üzerinde çok araştırma yapıyordum birden alakasız bir konuda karşıma bir blog sonra başka blog derken aaa ne hoşmuş benim neden daha önceden haberim yoktu dedim.Derken okudum uzun zaman sonra ben de yazayım zaten yazmayı çok seviyorum dedim ve başladım sevdiklerimden,hissetiklerimden,yaptıklarımdan söz etmeye.İlk kime yorum yaptığımı bilmem ama bloglardan biri var ki bir çok kişi ile tanışmamı da sağlamıştır.Canım Karakızım canım Görkemsanım.Karakızla birlikte Tibetimi tanıdım,Pinkimi,Damlocanımı ve sonra sizleri.
Ehh iyi ki okudum tanıdım sizleri ve diyorum ya sanal falan değil bir çoğunuz çok iyi arkadaşım oldunuz,hayatımın içindesiniz.
İyi ki varsınız canım arkadaşlarım.
İyi ki varsınız beni okuyan sevgili bloggerlar.
O zamanlar Demir yoktu bir kelebek vardı şimdi annesi kelebeklere aşık oğlu ise bir tırtıla.
Mimi kimler cevapladı bilemem ama isteyenler alsın cevaplasın;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













