Yalnızlığın en çok anlaşıldığı anlarda insan kendine acımayı bırakmalı.En kötü şeydir insanın kendine acıması böyle anlarda.En güzeli o en derinlerdeki iç sesi durup dinlemek,o bet sesli acıyan sese inat.
Durup dinlemek zormuş iç sesi çoğu zaman da.Öyle kalabalıklar,öyle sesler vardır ki,kendini anlamazsın böyle zamanlarda.Kendine dönmek beş dakika da olsa,seni rahatlatırmış.
Oturup hesabını yapmalı geçmişin bazı zamanlarda.Hesap kısa kesilmeli,alınmış dersleri gözden geçirmeli, bugüne odaklanmalı.Gelecek bir yerlerden hesaba katılmalı da çok güvenmemeli...
Kırdığın kalpleri hatırla,dileyebilirsen özür dile,çok uzaklarda ise sen af dile duymasa da,belki sesini duyar affeder seni yıllar sonra olsa da..
Suçlamaktan vazgeç başkalarını,kendini de bu arada.Şartlar böyle deyipte geçme tabiki de!Nedenlerini düşün,sorgula,anla ki suçlama!
En çok sevdiğin en çok acıtan olsa da,en güzel anınızı hatırla!Belki dağılır bulutlar..Hayat çok kısa,gerçekten çok kısa ne de olsa.
Hiç uçurtma uçaramamış olsan da,elini göğe uzat tahta uçağınla,o gökyüzü,o bulutlar senin ne de olsa.Mavi senin kardeşin,beyaz senin tenin,uçak senin hayallerin...Uçur gönder sonsuzluğa...
5 yorum:
Çok güzel yazmışsın hele son paragraf :)
Aslında bir itiraftı bu:)Hiç uçurtma uçurmadım hayatımda
yazın çok güzel yazışmak dileğiyle
Teşekkürler Serpil.Hepimizden bir parça aslında..
iyi geldi
Yorum Gönder