31 Ekim 2010 Pazar

Demirle 19.gün

Hayatının tamamen değişmesini isteyenlere anne olun diyebilirim.Tecrübeli anneler durrr daha ne gördün ki diyebilir.Haklılar.Evet daha görecek günler var hayırlısı ile.Ama hayatımız şimdiden değişti.

İlk başta içimde yeni bir aşk yeşerdi.Öyle bir aşk ki günden güne büyüyen.Karşılık beklemeden dedikleri bu olsa gerek.Sonra gündelik hayat tamamen değişti.Bırakın uykusuz geceleri bu kadar gün evde oturduğumu hiç bilmem.Güneş var hafta sonu ve evdeyim.Oğlum biraz daha büyüsün,beraber gezeriz diyorum.Sadece dışarı çıkmak mı?Tabi ki hayır.Öyle istediğini yap durumları yok artık.Bir de emeklemeye başladığında gör sen dediğinizi duyar gibiyim.

Her şeyi ne zaman unutuyorsunuz biliyor musunuz??Suratına bakınca hepsi siliniyor ve Onunla gelen yeni hayata kocaman bir kucak açıyorsunuz.

Yağmur yağsa da gelecek günleri düşünüp içiniz ısınıyor.Umut doluyor içiniz Onunla.

Yepyeni güzel hayat oğlumuzla birlikte...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Demirle 15.gün

Pazartesi öğleden sonra tekrar doktor yollarına düştük.Doktor eğer göbekten kan gelirse getirin dedi.Çok az kan gelse de ben panik oldum.K vitamini eksikliğinden kaynaklanabiliyormuş.K vitamini iğnesi vuruldu.Hala da kan var göbeğinde.Normal mi bilmiyorum.2-3 gün içinde geçmesi gerek dedi doktor.Umarım geçer.Aşırı bir kan değil ama kurumuş şekilde duruyor.Temizliyoruz,tekrar kurumuş oluyor.

Ve 14.gününü tamamlarken minik oğlum dün gece gaz problemi yaşadı.Kaç gündür yediğime içtiğime dikkat etsem de karnıbahar yemeği yedim akşam.Veeee sonuç hem ben gaz problemi yaşadım hem de Demir.Tabi ben de olunca doğal olarak Demirde de oldu..Yat,uyu,uyan gecelerine yat,uyan,uyuma gecesini de eklemiş olduk.Bebek bu tabi gaz problemi de yaşayacak.Doktorumuz cuma günü gaz ilacı vermişti.Problem olursa verebilirsiniz demişti.Biz de verince rahatladı bebeğim.

Yediklerime dikkat ediyorum.Bir de yemeklerime kimyon döküyorum.Gaz oluşumunu engelleyip,sütü de fazlalaştırıyormuş.

Şimdi ben uykulu gözlerle dolaşıyorum.Böyle daha çok günler yaşayacaksın dediğinizi duyar gibiyim.Kahve falan da içmiyorum ki gaz problemi yaşamayalım.Yarı uykulu,yarı uyanık devam ediyorum.Hani o öyle içli içli ağlamasın da ben uykusuz kalmaya razıyım.

25 Ekim 2010 Pazartesi

Tracy Hogg -Bebek Bakımı Sorunlarına Mucizevi Çözümler


Bu kitabı hamileyken okumayı isterdim.Büyük,kalın bir kitap,dün akşam dayımızdan istemiştik,getirdi ve ben hemen okumaya başladım.
Bebeklerin belli bir rutinde gündelik yaşantısını sürdürürse uykusunun,beslenmesinin,davranışlarının anne babaları rahatlatacak seviyelere geleceğini anlatıyor.
Ben de saatlerle takip etmeye çalışıyordum uykusunu,emzirmeyi,uyanmasını.
Şimdi daha da düzenli takip etmeye çalışacağım.

Kitap anlatım olarak da sıkmadan,akıcı ilerliyor.Bakalım ilerledikçe nasıl olacak.

Bebekler de robot değil tabi,bizim istediğimiz gibi hep hareket etsin.Yaşayarak öğreneceğiz.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Demirle 11.gün-Damla Teyzemize mutluluklar

Dün Demirin topuk kanı alındı.Dayanamadım,babası tutarken ben uzaklaştım o bölgeden.Önceden sorsalar tutarım derdim,soğuk kanlıyım ya.Yok nerede benim soğuk kanlı hallerim?Damarlarımda dolaşan Rus kanının da artık baskınlığı yok.Eskiden bir kaza,her hangi bir olay olsa,herkesten soğuk kanlı ben olurdum.Elim ayağıma dolaşmaz,sakin sakin olması gerekeni yapardım.İşler değişiyormuş a dostlar.Öyle olmuyormuş evladına gelince.Doktor kontrolünde de maşallahı vardı Demirin.Doktor da sağlıklı buldu oğlumuzu.(Maşallah)

Bu sabah da uyuyamadı Demir bir türlü uykuya dalamadı,sabah kaçlardan beri ağladı,mıkırdandı,en sonunda yeni uyudu.Daha böyle kaç gece olacak dediğinizi duyar gibiyim.

Bugün büyük gün.Damla teyzemizi öpüyoruz mis kokulu,kokulu.Biraz daha büyüyelim artık o zaman görürüz onu diyebiliyoruz şu an.Merak içindeyim tabi.İyi şanslar canım benim.

Mutluluklar sizinle olsun.Siz birbirinize çok yakışan bir çiftsiniz.

21 Ekim 2010 Perşembe

Demirle 9.gün

Dün gece göbeğimiz düştü.Nihayet rahatladık.Göbeğini evde saklamayı düşünüyorum.Kimi inanışa göre bazı yerlere gömerler ya,ben eve bağlı olsun diye evde saklayacağım.Annem bizimkileri hala evde saklıyor.Eve bağlı olsunlar demiş.Aynı şekilde ben de öyle diyorum.


Bunlar da öyle bir inanış işte.Her şeyi boş verin de en güzeli kucağınıza alıp mis kokusunu içinize çekince sarılır gibi kollarını iki omzunuza bırakınca dünya duruyor ya ben başka bir şey demek istemiyorum...

20 Ekim 2010 Çarşamba

Demirle 8.gün

Hani hep diyordum ya ben çok sakinim diye.
Ne oldu benim sakin halime?Annelik moduna girdim gireli bir panik,aman bir şey mi oldu,aman yanlış bir şey mi yapıyorum modundayım.
Geçen gece babası ile altını temizliyoruz bizim miniğin ben panik halinde koşturuyorum.Sevgili  ne oldu sana iyice acemi davranıyorsun dedi bana.Acemiyiz zaten gerçek bu tabi.Islak  pamukla altını temizlerken oğluşumun üstünü de ıslattım,üstünü değiştirdik.Sahi ne oldu benim sakin halime?
Bu sabahta emzirme,uyutma,altını kontrol etme aralarında manyaklaşmış durumdaydım.Erkek bebeklerin altını temizlerken fıskıye durumlarına dikkat etmek gerekmiş demek ki.Yine  ıslattım oğlumun üstünü.Beceriksiz anne miyim moduna girdim bu seferde.
Dün emzirirken de burnundan süt gelince panik oldum.Yanımızda da kalan insanlar var Allahtan.Babaanne ve halası burada oğlumun.Tabi herşeyle onlar ilgilenince ben yalnız kaldığımda hala bir acemilik halindeyim.

Geçer değil mi bu hallerim?

Bu arada siz siz olun yeni doğum yapmış kadına saçlarına da bir şekil ver,kuaföre git hayatım demeyin.Sevgili bu yorumu yaparken gecenin bir vaktiydi ve saçlarım tepemde dikilmişti.

Tüm bunların dışında küçük meleğimin yüzüne bakıca herşey silinip gidiyor.Hele de emzirirken gülmesi,onu izlemek sırt ağrılarımı geçiriyor.
Doğru emzime şeklini bulana kadar epey uğraşacağım.Bel problemim de olduğu için iyice zorlanıyorum.Neyse zamanla geçecek bunlar.Daha ameliyat ağrılarım geçmedi.

Demir uyanmak üzere,oğluma bakmam gerek...

19 Ekim 2010 Salı

Demir 1 haftalık

Günleri sayarken bir anda 1 haftalık oldu Demir bebek.

Geçen hafta bugün hastanede ayılmaya çalışıyordum.Sabah 9 gibi hastanedeydik.Anneannesi,babaannesi,halası ve babası ile hastaneye adımımız attık ki küçük teyzem bizden önce gelmiş bizi bekliyordu.Giriş işlemlerinden sonra odaya alındık.Hazırlıklar başladı.Heyecan saat yaklaştıkça arttı.Doktorumuz trafiğe takıldı.Doktor da gelince heyecan iyice arttı.Doktorumuzun gözünden da kaçmadı.Seni fazla heyecanlı gördüm dedi bana.Sonra geldiler aldılar beni.Babası arkadaşları ile dışarıda görüşürken benim çıktığımı görmedi.O arada ben de seslendim falan epey şenlikli bir çıkış oldu.O arada büyük teyzem,eniştem,kuzenim koridorda beni karşıladı.Öylece doğumhane yolunu aldık.Sonrası zaten bilenler bilir.İnanılmaz soğuk,anestezi uzmanı sakin sakin beni en huzurlu yerime gönderdi.Uyandığımda soğuk ve acıyı hissediyordum.

Odaya geldiğim anları tam hatırlayamasamda oğlumu aldığımda tüm acılar her şey silindi.Şaşkınlık içinde oğlumu kucağıma aldım.Çok çok farklı bir duygu tarifi olmayacak kadar.

Ziyaretçilerimiz gelip gittikçe,konuştukça daha çok ayılmış oldum.

Gelenler,arayanlar bizi çok çok memnun etti.Herkese tekrar tekrar teşekkür ederim.

Eve gelince ilk akşamlar çok zorlandık.Emzikle kandırmaya çalışıyoruz akşamları.Ama uyu,uyan,yat,kalk adapte olmaya çalışıyoruz.Gündüzleri uykudayız çoğunlukla.Tabi bu değişecektir tahmin ediyorum ilerleyen günlerde.

Şimdilik bu kadar,uyanmaya başladı benim minik kelebeğim,uğur böceğim..

18 Ekim 2010 Pazartesi

Demirle 6.gün


Yazacak,söyleyecek çok şey var.Fakat zaman kısıtlı.Yanımızda olan arayan,soran,ziyaret eden herkese çok çok teşekkür ederiz.O kadar memnun olduk ki..

Biz çok şükür iyiyiz.
Yeni dünyamızda,yeni hayatımızla,sizlere kucak dolusu sevgiler gönderiyoruz.
Demiştim ya benim öykümün değiştiği yerde oğlumun öyküsü başlayacak diye..
Yeni öykülerde görüşmek üzere...


11 Ekim 2010 Pazartesi

1 gün kala


Aylar var derken,haftalar var derken,günler var derken saya saya günleri bitirdik.

Hala yarın olacağına inanamıyorum.Yarın sabah 11 de doğuma gireceğim.

Bizimle birlikte günleri sayan,heyecanlanan,sevincimize ortak olan ayrıca ortak olacaklara binlerce teşekkür ediyoruz oğlumla beraber.

Dualarınızı bizden eksik etmeyin...





10 Ekim 2010 Pazar

2 gün kala


Sabah elimi karnıma koyduğumda minik yürek atışlarını dinledim minik oğlum.Yüreğim sanki avuçlarımda gibi.

Her annenin avuçlarında gibi değil midir yavrusunun minik yüreği.Onu bir ömür boyu kendi avuçlarında taşımak ister.Tüm kötülüklerden,tüm yanlışlardan,tüm ayrılıklardan,tüm kırgınlıklardan korumak ister.Ama o yürek hep kendi yolunda uçmak ister.Anne ise hep korumak istediği yürekle kilometrelerce uzakta olsa bile birlikte atar.Hayat anneye imkan sunmaz ki o yürek hep avuçlarında olsun.Dualarıyla yavrusuna uzanmak ister böyle zamanlarda da.

Biraz uzaklara mı gittik bebeğim bugün.Daha o günlere çok var der gibisin kıpırtılarınla.Ama zaman öyle çabuk geçiyor ki bebeğim aynaya baktığımda son günlerim olmasına rağmen hamile olmama bile inanamıyorum çoğu zaman.Ne zaman büyüdüm ne zaman evlendim ne zaman çocuğum olacak diyorum.

Çünkü yürek yaşlanmıyor oğlum.Hani ben hala 20 li yaşlarımın başlarında hatta 18 imde gibi hissediyorum bazen.

Hatalar yapar mıyım?Senin yüreğini kırar mıyım diye endişeleniyorum bazen.Doğru bir insan olman için elimden geleni yapacağım.

Canım oğlum bir yandan da hissediyorum her şey güzel olacak!Güzel,yorucu,eğlenceli bir yolculuğumuz olacak seninle!


Annen hiç uçurtma uçuramadı mink oğlum.Hep yapılacaklar listemde yer aldı yıllardır.Şimdi seninle yapılacaklar listeme aldım.Günün birinde minik ellerini avucuma alıp,koşarak birlikte uçurtma uçuracağız inşallah.Diyorum ya eğlenecek çok şeyimiz olacak...

9 Ekim 2010 Cumartesi

3 gün kala

3 gün kaldı derken bile inanmıyorum şu an.
3 gündür de 15 dakikada bir uyanıp saate bakıyorum.
Gününü bilmek bu yüzden daha fena heyecana yol açıyormuş.

Ameliyat konusunda heyecanım yok canım oğlum.Annen ameliyat konusunda tecrübeli.Ama heyecan ameliyathaneye girip 2 kişi çıkma durumunda.
Annelik heyecanı,anne olma durumu.Herkesi dinlerken,okurken acaba abartı mı dedirten durumun hamilelik sürecinde gerçek olduğunu anlamaya başladım.Bir de kucağına aldığında göreceksin diyorlar ya ben o kısmı merakla bekliyorum.Hayırlısı ile kucağıma almak için dualar ediyorum.
Söyleyecek çok sözüm var sana oğlum,zamana bıraktım bazılarını da.

Hamile olma durumunu da özleyeceğim belki.Çünkü herkes tarafından bir öncelik veriliyor her konuda hamile kişisine.Tabi ilk aylarımı saymıyorum çok zordu.

Ama annelik..

5 Ekim 2010 Salı

7 gün kala


Rüyalarımda zaman zaman bazı bebekler gördüm.Bilinçaltımdan kaynaklanan bebekler olduğunu düşünüyorum çoğunun.Hepsi farklı farklı.Hani gerçek seni görürüm diye umut etmedim değil.Annenin rüyaları bazen çıkar oğlum.Ama türlü türlü bebek rüyasından hiçbirinin sen olmadığını biliyorum.Babansa neredeyse her akşam seni görüyor.O da her defasında farklı bebekler görüyor.Hele son günlerde rüyalarında daha çok sen varsın.
Hamile olan arkadaşım bebeği kime benzeyecek diye merak ederken aman kime benzeyecek canım ya sana ya da eşine işte diyordum.Ama öyle olmuyormuş canım oğlum insan çok merak ediyormuş gerçekten.Tabi ki öncelik sağlıklı olman ve sağlıkla doğman önemli olan.
Hayallerimde hep varsın işte!Hele ilk aylarda zor günler geçirirken hep aklıma seni getirdim.Sinir bozucu kusma nöbetlerimden yatağa döndüğümde hep senin hayalini kurdum.Seni gezmeye götürdüğümüz,vakit geçirdiğimiz daha neler neler.Öyle güç veriyordu ki bu hayaller,beni kendime getiriyordu.Uyumak da zorlanayım hala seni düşünüyorum.Son günlerde inan uyumak çok zor.Gece 3-4 kere uyanıyorum.Sonrasında uyumak da zor oluyor.Senli hayallerle yeniden uykuya dalmaya çalışıyorum.

Bu heyecan hayatımda yaşadığım hiçbir şeye benzemiyor.Allah nerede isteyen varsa gönlüne göre versin.

4 Ekim 2010 Pazartesi

8 gün kala

Babanla ben ilkbahar çocuğuyuz.Sen ise bir sonbahar çocuğu olacaksın.Sonbahar  hüzün mevsimi gibi görünür ama yıllardan geriye baktığımda güzel başlangıçlara sebep olduğunu görüyorum.Babanla bir sonbahar günü tanıştık mesela.Seninle de bir sonbahar günü tanışmış olacağız.Daha da anlamlı olacak sonbahar bizim için.
Keyifli olmanı,huzurlu olmanı isterim bebeğim her zaman.Annenin hayatta en çok önem verdiği şeylerden biri huzurdur canım oğlum.O yüzden isterim ki huzurun bozulmadan,bol neşe ile en önemlisi sağlıkla büyümen.
Sessiz oturduğunuz,kafanıza göre takıldığınız günler artık geride kalacak diyor anneannen.Annen kitaplarına,dergilerine ve izlediği yabancı dizilerine gömülmeyi çok seviyor.Baban da bilgisayarının başında oyununa gömülmeyi seviyor.Biz biliyoruz ki artık bunları yapamayacağız.Başka bir sebep bunları yapmamızdan alıkoysa hayıflanırdık.Ama şimdi farklı dizileri izlemektense seni uyurken izleyeceğim günleri hayal ediyorum.Gerçi sen uyurken ev içinde koştururum kimi zaman.Sen iyi ol,sağlıkla,neşe ile büyü.Büyürken bizi de büyüt.Sen gelince hayatta hiç almadığımız sıfatları alacağız adımızın yerine.Anne baba olacağız.Sevgiliydik,eş olduk birbirimiz için,evlat olduk anne babalarımız için ve daha bir sürü şey.Ama bilemediğimiz ancak yaşayarak anlayabileceğimiz yeni olgular içine gireceğiz.Anne,baba olmak.Korkutuyor mu bizi?Yalan söyleyemem sana minik oğlum.Bazen korkuyoruz.Ama öğreneceğiz,sen öğreteceksin.İşte diyorum ya sen büyürken bizi de büyüteceksin.

3 Ekim 2010 Pazar

9 gün kala

Son dakikalarda eksiğimiz var mı diyerek alınacaklarını da aldık.Tek eksiğimiz sen kaldın canım oğlum.
Çok heyecanlıyız.Sabahları erkenden uyanıyoruz.Uyku şimdiden yok.Bazen gecenin bir vakti uyanıyorum,hayal kurarken buluyorum kendimi.
Zorluklar olacaktır mutlaka,uykusuz geceler,zorlayacak eminim.Bunlar da bir geçiş dönemi diyeceğiz.Alışacağız birbirimize.
Bu pazar günümüz babanla son sakin sakin takıldığımız pazar günü olacak sanırım.Haftaya babaannen ve halanlar gelecek.Sonraki pazarlar zaten senli günler başlayacak.
Sen de sabırsızsın biliyorum.Yerin de dar geliyor sanki.Söylediklerime cevap verir gibisin tekmelerinle.

Çok çok az kaldı...

22 Eylül 2010 Çarşamba

20 gün kala


Pazartesi odanın eşyaları geldi tatlı,minik oğlum.Üzerinde boya olmadığı için kokusu da yoktu.Sadece yeni kokusundan dolayı camları açıp iyice havalandırdım.
Kıyafetlerini dolaplarına yerleştirdim vakit kaybetmeden.Nasıl şaşırdım neyi nereye koyacağımı.Hiç böyle minik eşyalarla bu kadar haşır neşir olmamıştım ki.Çoraplarını elime aldım aldım,nasıl koysam ki şimdi bunları deyip durdum.
Şimdilik bir düzen oturttum.Dolabını ilerleyen zamanlarda da kullanabilmen için büyük aldık.3 kapılı dolap olunca minik eşyaların daha da küçük kaldı içinde.Gün gelir bizim dolabımızdan eşyaların taşması gibi seninkinin de taşacağını düşündük.
Şimdi ikide bir odana giriyoruz.Eşyalarına bakıp gülüyoruz.Sabah baban evden çıkmadan önce yine kıyafetlerine baktı güldü.Bir yandan da askıları bana getirip gösterdi.Küçücük montun,küçük smokinin o kadar komik ve güzel ki.Smokinini dayının eşi aldı canım,mevlitte giymen için.Öyle çok parlak değil,tam zevkime göre almış sağolsun.Krem rengi,küçücük yıldızlı bir papyonu var.Alalı zaten epey olmuştu.En canımın sıkıldığı anlarda kutusunu açıp gülüyordum.Pantolonun bile duble paça.
Rüyamda bebek görüyorum arada sırada.Bu gece de gördüm ama sen olmadığını biliyorum.Hep bilinç altı,gördüğüm resimlerden okuduklarımdan,izlediklerimden.Merakla bekliyoruz işte seni canım.

Benim hayatta iddialarım olmadı hiçbir zaman.En mükemmel olayım,en mükemmel işe ben sahip olayım,en mükemmel eşe ben sahip olayım diye.En mükemmel çocuk benim olacak diye de iddiam yok.Babanla bizi tanıyınca anlayacaksın oğlum.En mükemmel çift olalım,biz farklıyızlar bizim hayatımızda yok.Her şeye yetişmeyi çoktan bıraktı annen.Vurdum duymaz mıyım,aksine duyarlıyımdır da bir çok şeye.Ama gereksiz bir yarış gibi kasmam kendimi.İşte olduğumuz gibiyiz,biz canım oğlum.Olduğumuz gibi sevdik birbirimizi babanla.Ben onun yanında ben olduğum için,o benim yanında kendi olduğu için.Gerisi teferruat.Seni de sen olduğun için,sadece sen olduğun için,bize emanet olduğun için,bize bir hediye gibi gönderildiğin için çok seveceğiz.Gerisi sadece teferruat olacak.

20 Eylül 2010 Pazartesi

22 gün kala


Canım oğlum artık çok az kaldı.Hafta sonu babanla doktor işimizi hallettik.Bu arada beraber yemeğe,sinemaya gittik.Sanırım bundan sonra pek fırsatımız olmayacak.Sinemaya uzun süre gidebileceğimizi sanmıyorum.Seni bırakmak istemeyiz.Çok heyecanlı,korku,aksiyon dolu filmleri izlemek istemediğimizden animasyon izleyelim dedik.Herkes çocuğunu getirmişti filmi izlemeye getirmişti.Biz de getirdik ama bir farkla tabi:))Bundan sonra birlikte böyle animasyon filmler izleyeceğimizi hayal ettik.Tabi sevdiğin filmleri bize 50 milyon kez izleteceğini de tahmin ediyoruz.Bu konuda deneyimimiz var.Sevgili kuzenin küçükken bize sürekli sevdiği filmleri izlettirirdi.
D&R'da hep animasyon filmlere baktık.Çok güzel kitaplar bulduk.Dedik biraz daha bekleyelim,öyle alalım.
Az önce elimde üzüm tabağı,boşluğa doğru daldım.Yalnız geçirdiğim son günler dedim kendi kendime.Ev zaten doğumunda epey kalabalıklaşacak.Tabi ben herkesin olmadığı seninle baş başa kalacağımız günleri merak ediyorum.
Bugün odan için mobilyaların gelecek.Aslında çok önceden aldık biliyorsun.Ama daha geç beklediğimiz için seni,erteledik geliş tarihini.
Hazırlıklarımız tamam sayılır.Bir kaç şey kaldı.Hastane çantamızı hazırlamadık henüz.Bu hafta çantayı hazırlamayı düşünüyorum.
Sen de bence artık gelmek istiyorsun,kıpır kıpır duramıyorsun yerinde.Az kaldı gerçekten bebeğim,az kaldı.



resim***

17 Eylül 2010 Cuma

25 gün kala


Hamilelerdeki duygu değişimleri hep konu edilir minik oğlum.Duygusal inişler çıkışlar yaşadıkları,hormonal değişikliklerin duygularını çok etkilediği söylenir.
Sevgili oğlum ben pek hamilelikte inişler çıkışlar yaşadığımı söyleyemeyeceğim.Sadece annelik,çocuk,bebek konuları ile ilgili durumlarda daha duygusal oldum.Mesela geçen gün izlediğim bir filmde ağladım.Ki filmler de pek ağlamam.Anne bebeği babasına bıraktı gitti.Babası hem çalıştı,hem okudu,hem bebeğe baktı.Başına da bir sürü dert de gelince ben dayanamadım ağladım.
Bir de son günlerde sinirliyim.Aslında sakin bir yapım var.Ama sinirli bir yönüm de söz konusu.Sinirliliğim biraz   da hemen yorulmam,bir işi tamamlarken zorlanmamdan.Enerjim azaldı.
Olsun oğlum doğunca sen enerjim yerine gelir.Yorulsam da annelik denilen kavram enerjisiyle gelecek biliyorum.

16 Eylül 2010 Perşembe

26 gün kala


Canım oğlum hazırlıklarımıza hız kazandırdık sayende.Dün odanın halısını hallettik.Cumartesi gelecekti mobilyaların fakat cumartesi doktora gitmemiz gerek.Biliyorsun annende bel fıtığı var.Normal doğum yapmak isterdim ama bel fıtığından ötürü korkum var.O yüzden bel fıtığımle ilgilenen doktoruma gitmem gerekli.Böylelikle kadın doğumcumuz da sezeryan ile doğum için onayını versin.Pazartesi de mobilyaların gelmiş olacak.
Odana bakıyoruz babanla,daha eşyaların yok ama şimdiden çok sevdik bu halini.Sen de seversin umarım miniğim.
Seninle müzik dinliyoruz şu an ben bu satırları yazarken sen de müzik dinliyorsun.Bazen tepkiler veriyorsun,bazen sessiz kalıyorsun.Ama sevdiğin müzikleri şimdiden öğrendim.Sana bir liste bile yaptım.
Odana geçtiğinde benim ipodum senin ipodun olacak.Ipod için bir sistem alacağız kısmetse sen de müzik dinleyeceksin.Beyin gelişimi için gerekli diyorlar.Bütün bunların ötesinde sen de dünyaya gelince anlayacaksın ki şimdiden anladın bence müzik dünyadaki en güzel şeylerden biri.Anneannen de bize dinletirmiş bebekken.O zamanlar öyle mp3 çalar falan yok tabi.Radyolar var.Beşiğimizin yanına koyarmış.Belki de o yüzden çok seviyorum müzik dinlemeyi.Bilemiyorum.Ama çocukluk günlerime dönünce bazı anılarımda arkada hep güzel fon müzikleri var.
Fon müziği deyince yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşıma demiştim ki bu şarkıda kendimi, şöyle hayal ediyorum.Hastane odasındayım,arka fonda bu şarkı çalıyor.Bebeğim kucağımda,işte benim öykümün artık değiştiği yerde bebeğimin öyküsü başlıyor.Yaşam değişiyor.Şarkının giriş kısmı bana hep bu hayali canlandırır.

Hangi şarkı mı?İşte bu şarkı 
Bulutsuzluk Özlemi - Tepedeki Çimenlik |


15 Eylül 2010 Çarşamba

27 gün kala


Aslında canım oğlum daha geç bekliyorduk seni.Ama madem erken geleyim dedin.Gel,başımızın üstünde,canımızın en derin köşesinde yerin var.
Biraz ağırdan aldık hazırlıkları daha vakit var diye.Şimdi bizi heyecanlandırdın,harekete geçtik hemen.
Etrafımızı minik eşyaların sarmıştı.Beşiğine bakıp seviyordum hep.Dedin ki eşyaları sevmeyi bırakın ben geliyorum.Beni seversiniz dedin.İyi de dedin.
Annen yoruluyor artık oğlum.Ellerim ayaklarım birer kütük misali şişti.Ayakkabılar olmaz oldu.Terlikle gezmeyi sevmeyen annen her yere terlikle gitmeye başladı.
Uyumak da zor artık.Sürekli uyanıp tuvalete gidiyorum.Ama bu da bir hazırlık süreci diyorum kendime.Sen uyandırdığında ya da senin için uyandığımda rahatsızlık çekmeyeyim diye.
Hareketlerim kısıtlı,gezip tozmak ne zamandı unuttum.Oğlum diyorsun ki anne alış ben gelince öyle eskisi gibi gezip tozmak yok.Ama biraz büyüyeyim beraber iyi bir ikili olacağız.Babam da farkında zaten diyorsun.Oğlunla gezersin dediğini duyuyorsun değil mi canım oğlum.
Evet biraz panik yapıyorum çaktırmadan.Nasıl bir anne olurum diye sana.Küçücük bedenin kollarıma verildiğinde ne yaparım,her şey kendi kendine mi gelişir.Göreceğiz diyorsun şimdi tekmeleyerek beni.

Odan için hazırlıklarımızı yapacağız bugün.Anneannen kaç gündür kıyafetlerini yıkıyordu.İyi ki beklemedi daha çok.Minik minik kıyafetlerini gördükçe daha da çok heyecanlanıyoruz.

Panik yapma anne diyorsun değil mi?Annen aslında çok sakin ve sabırlıdır.Sen de tanıyınca hak vereceksin.Ama kabul et oğlum hayattaki ilk tecrübem bu.Anne adayı olmak bile zormuş.Başarırız diyorsun değil mi?




4 Eylül 2010 Cumartesi

Öylece içimden geldiğinden

Şimdi benden,bizden,bizim de ötemizden,
İçimden,en derinlerden,salladığımda gönül ağacımın altına dökülenlerden,
En sessiz yerimden,
Kelimelerimin aslında hiç bitmemesinden,
Tüm acılara karşı direnmemden,
İşte her şeyi çözümlediğimden,
İçimdeki sukunetten,
Hayatı anladığım andaki gülümseyişimden de

Öte asıl içimin gülen yüzleri,
Size bakmak..
Hayatı anlamak...