hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2010 Pazartesi

1 gün kala


Aylar var derken,haftalar var derken,günler var derken saya saya günleri bitirdik.

Hala yarın olacağına inanamıyorum.Yarın sabah 11 de doğuma gireceğim.

Bizimle birlikte günleri sayan,heyecanlanan,sevincimize ortak olan ayrıca ortak olacaklara binlerce teşekkür ediyoruz oğlumla beraber.

Dualarınızı bizden eksik etmeyin...





10 Ekim 2010 Pazar

2 gün kala


Sabah elimi karnıma koyduğumda minik yürek atışlarını dinledim minik oğlum.Yüreğim sanki avuçlarımda gibi.

Her annenin avuçlarında gibi değil midir yavrusunun minik yüreği.Onu bir ömür boyu kendi avuçlarında taşımak ister.Tüm kötülüklerden,tüm yanlışlardan,tüm ayrılıklardan,tüm kırgınlıklardan korumak ister.Ama o yürek hep kendi yolunda uçmak ister.Anne ise hep korumak istediği yürekle kilometrelerce uzakta olsa bile birlikte atar.Hayat anneye imkan sunmaz ki o yürek hep avuçlarında olsun.Dualarıyla yavrusuna uzanmak ister böyle zamanlarda da.

Biraz uzaklara mı gittik bebeğim bugün.Daha o günlere çok var der gibisin kıpırtılarınla.Ama zaman öyle çabuk geçiyor ki bebeğim aynaya baktığımda son günlerim olmasına rağmen hamile olmama bile inanamıyorum çoğu zaman.Ne zaman büyüdüm ne zaman evlendim ne zaman çocuğum olacak diyorum.

Çünkü yürek yaşlanmıyor oğlum.Hani ben hala 20 li yaşlarımın başlarında hatta 18 imde gibi hissediyorum bazen.

Hatalar yapar mıyım?Senin yüreğini kırar mıyım diye endişeleniyorum bazen.Doğru bir insan olman için elimden geleni yapacağım.

Canım oğlum bir yandan da hissediyorum her şey güzel olacak!Güzel,yorucu,eğlenceli bir yolculuğumuz olacak seninle!


Annen hiç uçurtma uçuramadı mink oğlum.Hep yapılacaklar listemde yer aldı yıllardır.Şimdi seninle yapılacaklar listeme aldım.Günün birinde minik ellerini avucuma alıp,koşarak birlikte uçurtma uçuracağız inşallah.Diyorum ya eğlenecek çok şeyimiz olacak...

9 Ekim 2010 Cumartesi

3 gün kala

3 gün kaldı derken bile inanmıyorum şu an.
3 gündür de 15 dakikada bir uyanıp saate bakıyorum.
Gününü bilmek bu yüzden daha fena heyecana yol açıyormuş.

Ameliyat konusunda heyecanım yok canım oğlum.Annen ameliyat konusunda tecrübeli.Ama heyecan ameliyathaneye girip 2 kişi çıkma durumunda.
Annelik heyecanı,anne olma durumu.Herkesi dinlerken,okurken acaba abartı mı dedirten durumun hamilelik sürecinde gerçek olduğunu anlamaya başladım.Bir de kucağına aldığında göreceksin diyorlar ya ben o kısmı merakla bekliyorum.Hayırlısı ile kucağıma almak için dualar ediyorum.
Söyleyecek çok sözüm var sana oğlum,zamana bıraktım bazılarını da.

Hamile olma durumunu da özleyeceğim belki.Çünkü herkes tarafından bir öncelik veriliyor her konuda hamile kişisine.Tabi ilk aylarımı saymıyorum çok zordu.

Ama annelik..

5 Ekim 2010 Salı

7 gün kala


Rüyalarımda zaman zaman bazı bebekler gördüm.Bilinçaltımdan kaynaklanan bebekler olduğunu düşünüyorum çoğunun.Hepsi farklı farklı.Hani gerçek seni görürüm diye umut etmedim değil.Annenin rüyaları bazen çıkar oğlum.Ama türlü türlü bebek rüyasından hiçbirinin sen olmadığını biliyorum.Babansa neredeyse her akşam seni görüyor.O da her defasında farklı bebekler görüyor.Hele son günlerde rüyalarında daha çok sen varsın.
Hamile olan arkadaşım bebeği kime benzeyecek diye merak ederken aman kime benzeyecek canım ya sana ya da eşine işte diyordum.Ama öyle olmuyormuş canım oğlum insan çok merak ediyormuş gerçekten.Tabi ki öncelik sağlıklı olman ve sağlıkla doğman önemli olan.
Hayallerimde hep varsın işte!Hele ilk aylarda zor günler geçirirken hep aklıma seni getirdim.Sinir bozucu kusma nöbetlerimden yatağa döndüğümde hep senin hayalini kurdum.Seni gezmeye götürdüğümüz,vakit geçirdiğimiz daha neler neler.Öyle güç veriyordu ki bu hayaller,beni kendime getiriyordu.Uyumak da zorlanayım hala seni düşünüyorum.Son günlerde inan uyumak çok zor.Gece 3-4 kere uyanıyorum.Sonrasında uyumak da zor oluyor.Senli hayallerle yeniden uykuya dalmaya çalışıyorum.

Bu heyecan hayatımda yaşadığım hiçbir şeye benzemiyor.Allah nerede isteyen varsa gönlüne göre versin.

4 Ekim 2010 Pazartesi

8 gün kala

Babanla ben ilkbahar çocuğuyuz.Sen ise bir sonbahar çocuğu olacaksın.Sonbahar  hüzün mevsimi gibi görünür ama yıllardan geriye baktığımda güzel başlangıçlara sebep olduğunu görüyorum.Babanla bir sonbahar günü tanıştık mesela.Seninle de bir sonbahar günü tanışmış olacağız.Daha da anlamlı olacak sonbahar bizim için.
Keyifli olmanı,huzurlu olmanı isterim bebeğim her zaman.Annenin hayatta en çok önem verdiği şeylerden biri huzurdur canım oğlum.O yüzden isterim ki huzurun bozulmadan,bol neşe ile en önemlisi sağlıkla büyümen.
Sessiz oturduğunuz,kafanıza göre takıldığınız günler artık geride kalacak diyor anneannen.Annen kitaplarına,dergilerine ve izlediği yabancı dizilerine gömülmeyi çok seviyor.Baban da bilgisayarının başında oyununa gömülmeyi seviyor.Biz biliyoruz ki artık bunları yapamayacağız.Başka bir sebep bunları yapmamızdan alıkoysa hayıflanırdık.Ama şimdi farklı dizileri izlemektense seni uyurken izleyeceğim günleri hayal ediyorum.Gerçi sen uyurken ev içinde koştururum kimi zaman.Sen iyi ol,sağlıkla,neşe ile büyü.Büyürken bizi de büyüt.Sen gelince hayatta hiç almadığımız sıfatları alacağız adımızın yerine.Anne baba olacağız.Sevgiliydik,eş olduk birbirimiz için,evlat olduk anne babalarımız için ve daha bir sürü şey.Ama bilemediğimiz ancak yaşayarak anlayabileceğimiz yeni olgular içine gireceğiz.Anne,baba olmak.Korkutuyor mu bizi?Yalan söyleyemem sana minik oğlum.Bazen korkuyoruz.Ama öğreneceğiz,sen öğreteceksin.İşte diyorum ya sen büyürken bizi de büyüteceksin.

3 Ekim 2010 Pazar

9 gün kala

Son dakikalarda eksiğimiz var mı diyerek alınacaklarını da aldık.Tek eksiğimiz sen kaldın canım oğlum.
Çok heyecanlıyız.Sabahları erkenden uyanıyoruz.Uyku şimdiden yok.Bazen gecenin bir vakti uyanıyorum,hayal kurarken buluyorum kendimi.
Zorluklar olacaktır mutlaka,uykusuz geceler,zorlayacak eminim.Bunlar da bir geçiş dönemi diyeceğiz.Alışacağız birbirimize.
Bu pazar günümüz babanla son sakin sakin takıldığımız pazar günü olacak sanırım.Haftaya babaannen ve halanlar gelecek.Sonraki pazarlar zaten senli günler başlayacak.
Sen de sabırsızsın biliyorum.Yerin de dar geliyor sanki.Söylediklerime cevap verir gibisin tekmelerinle.

Çok çok az kaldı...

22 Eylül 2010 Çarşamba

20 gün kala


Pazartesi odanın eşyaları geldi tatlı,minik oğlum.Üzerinde boya olmadığı için kokusu da yoktu.Sadece yeni kokusundan dolayı camları açıp iyice havalandırdım.
Kıyafetlerini dolaplarına yerleştirdim vakit kaybetmeden.Nasıl şaşırdım neyi nereye koyacağımı.Hiç böyle minik eşyalarla bu kadar haşır neşir olmamıştım ki.Çoraplarını elime aldım aldım,nasıl koysam ki şimdi bunları deyip durdum.
Şimdilik bir düzen oturttum.Dolabını ilerleyen zamanlarda da kullanabilmen için büyük aldık.3 kapılı dolap olunca minik eşyaların daha da küçük kaldı içinde.Gün gelir bizim dolabımızdan eşyaların taşması gibi seninkinin de taşacağını düşündük.
Şimdi ikide bir odana giriyoruz.Eşyalarına bakıp gülüyoruz.Sabah baban evden çıkmadan önce yine kıyafetlerine baktı güldü.Bir yandan da askıları bana getirip gösterdi.Küçücük montun,küçük smokinin o kadar komik ve güzel ki.Smokinini dayının eşi aldı canım,mevlitte giymen için.Öyle çok parlak değil,tam zevkime göre almış sağolsun.Krem rengi,küçücük yıldızlı bir papyonu var.Alalı zaten epey olmuştu.En canımın sıkıldığı anlarda kutusunu açıp gülüyordum.Pantolonun bile duble paça.
Rüyamda bebek görüyorum arada sırada.Bu gece de gördüm ama sen olmadığını biliyorum.Hep bilinç altı,gördüğüm resimlerden okuduklarımdan,izlediklerimden.Merakla bekliyoruz işte seni canım.

Benim hayatta iddialarım olmadı hiçbir zaman.En mükemmel olayım,en mükemmel işe ben sahip olayım,en mükemmel eşe ben sahip olayım diye.En mükemmel çocuk benim olacak diye de iddiam yok.Babanla bizi tanıyınca anlayacaksın oğlum.En mükemmel çift olalım,biz farklıyızlar bizim hayatımızda yok.Her şeye yetişmeyi çoktan bıraktı annen.Vurdum duymaz mıyım,aksine duyarlıyımdır da bir çok şeye.Ama gereksiz bir yarış gibi kasmam kendimi.İşte olduğumuz gibiyiz,biz canım oğlum.Olduğumuz gibi sevdik birbirimizi babanla.Ben onun yanında ben olduğum için,o benim yanında kendi olduğu için.Gerisi teferruat.Seni de sen olduğun için,sadece sen olduğun için,bize emanet olduğun için,bize bir hediye gibi gönderildiğin için çok seveceğiz.Gerisi sadece teferruat olacak.

20 Eylül 2010 Pazartesi

22 gün kala


Canım oğlum artık çok az kaldı.Hafta sonu babanla doktor işimizi hallettik.Bu arada beraber yemeğe,sinemaya gittik.Sanırım bundan sonra pek fırsatımız olmayacak.Sinemaya uzun süre gidebileceğimizi sanmıyorum.Seni bırakmak istemeyiz.Çok heyecanlı,korku,aksiyon dolu filmleri izlemek istemediğimizden animasyon izleyelim dedik.Herkes çocuğunu getirmişti filmi izlemeye getirmişti.Biz de getirdik ama bir farkla tabi:))Bundan sonra birlikte böyle animasyon filmler izleyeceğimizi hayal ettik.Tabi sevdiğin filmleri bize 50 milyon kez izleteceğini de tahmin ediyoruz.Bu konuda deneyimimiz var.Sevgili kuzenin küçükken bize sürekli sevdiği filmleri izlettirirdi.
D&R'da hep animasyon filmlere baktık.Çok güzel kitaplar bulduk.Dedik biraz daha bekleyelim,öyle alalım.
Az önce elimde üzüm tabağı,boşluğa doğru daldım.Yalnız geçirdiğim son günler dedim kendi kendime.Ev zaten doğumunda epey kalabalıklaşacak.Tabi ben herkesin olmadığı seninle baş başa kalacağımız günleri merak ediyorum.
Bugün odan için mobilyaların gelecek.Aslında çok önceden aldık biliyorsun.Ama daha geç beklediğimiz için seni,erteledik geliş tarihini.
Hazırlıklarımız tamam sayılır.Bir kaç şey kaldı.Hastane çantamızı hazırlamadık henüz.Bu hafta çantayı hazırlamayı düşünüyorum.
Sen de bence artık gelmek istiyorsun,kıpır kıpır duramıyorsun yerinde.Az kaldı gerçekten bebeğim,az kaldı.



resim***

17 Eylül 2010 Cuma

25 gün kala


Hamilelerdeki duygu değişimleri hep konu edilir minik oğlum.Duygusal inişler çıkışlar yaşadıkları,hormonal değişikliklerin duygularını çok etkilediği söylenir.
Sevgili oğlum ben pek hamilelikte inişler çıkışlar yaşadığımı söyleyemeyeceğim.Sadece annelik,çocuk,bebek konuları ile ilgili durumlarda daha duygusal oldum.Mesela geçen gün izlediğim bir filmde ağladım.Ki filmler de pek ağlamam.Anne bebeği babasına bıraktı gitti.Babası hem çalıştı,hem okudu,hem bebeğe baktı.Başına da bir sürü dert de gelince ben dayanamadım ağladım.
Bir de son günlerde sinirliyim.Aslında sakin bir yapım var.Ama sinirli bir yönüm de söz konusu.Sinirliliğim biraz   da hemen yorulmam,bir işi tamamlarken zorlanmamdan.Enerjim azaldı.
Olsun oğlum doğunca sen enerjim yerine gelir.Yorulsam da annelik denilen kavram enerjisiyle gelecek biliyorum.

16 Eylül 2010 Perşembe

26 gün kala


Canım oğlum hazırlıklarımıza hız kazandırdık sayende.Dün odanın halısını hallettik.Cumartesi gelecekti mobilyaların fakat cumartesi doktora gitmemiz gerek.Biliyorsun annende bel fıtığı var.Normal doğum yapmak isterdim ama bel fıtığından ötürü korkum var.O yüzden bel fıtığımle ilgilenen doktoruma gitmem gerekli.Böylelikle kadın doğumcumuz da sezeryan ile doğum için onayını versin.Pazartesi de mobilyaların gelmiş olacak.
Odana bakıyoruz babanla,daha eşyaların yok ama şimdiden çok sevdik bu halini.Sen de seversin umarım miniğim.
Seninle müzik dinliyoruz şu an ben bu satırları yazarken sen de müzik dinliyorsun.Bazen tepkiler veriyorsun,bazen sessiz kalıyorsun.Ama sevdiğin müzikleri şimdiden öğrendim.Sana bir liste bile yaptım.
Odana geçtiğinde benim ipodum senin ipodun olacak.Ipod için bir sistem alacağız kısmetse sen de müzik dinleyeceksin.Beyin gelişimi için gerekli diyorlar.Bütün bunların ötesinde sen de dünyaya gelince anlayacaksın ki şimdiden anladın bence müzik dünyadaki en güzel şeylerden biri.Anneannen de bize dinletirmiş bebekken.O zamanlar öyle mp3 çalar falan yok tabi.Radyolar var.Beşiğimizin yanına koyarmış.Belki de o yüzden çok seviyorum müzik dinlemeyi.Bilemiyorum.Ama çocukluk günlerime dönünce bazı anılarımda arkada hep güzel fon müzikleri var.
Fon müziği deyince yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşıma demiştim ki bu şarkıda kendimi, şöyle hayal ediyorum.Hastane odasındayım,arka fonda bu şarkı çalıyor.Bebeğim kucağımda,işte benim öykümün artık değiştiği yerde bebeğimin öyküsü başlıyor.Yaşam değişiyor.Şarkının giriş kısmı bana hep bu hayali canlandırır.

Hangi şarkı mı?İşte bu şarkı 
Bulutsuzluk Özlemi - Tepedeki Çimenlik |


15 Eylül 2010 Çarşamba

27 gün kala


Aslında canım oğlum daha geç bekliyorduk seni.Ama madem erken geleyim dedin.Gel,başımızın üstünde,canımızın en derin köşesinde yerin var.
Biraz ağırdan aldık hazırlıkları daha vakit var diye.Şimdi bizi heyecanlandırdın,harekete geçtik hemen.
Etrafımızı minik eşyaların sarmıştı.Beşiğine bakıp seviyordum hep.Dedin ki eşyaları sevmeyi bırakın ben geliyorum.Beni seversiniz dedin.İyi de dedin.
Annen yoruluyor artık oğlum.Ellerim ayaklarım birer kütük misali şişti.Ayakkabılar olmaz oldu.Terlikle gezmeyi sevmeyen annen her yere terlikle gitmeye başladı.
Uyumak da zor artık.Sürekli uyanıp tuvalete gidiyorum.Ama bu da bir hazırlık süreci diyorum kendime.Sen uyandırdığında ya da senin için uyandığımda rahatsızlık çekmeyeyim diye.
Hareketlerim kısıtlı,gezip tozmak ne zamandı unuttum.Oğlum diyorsun ki anne alış ben gelince öyle eskisi gibi gezip tozmak yok.Ama biraz büyüyeyim beraber iyi bir ikili olacağız.Babam da farkında zaten diyorsun.Oğlunla gezersin dediğini duyuyorsun değil mi canım oğlum.
Evet biraz panik yapıyorum çaktırmadan.Nasıl bir anne olurum diye sana.Küçücük bedenin kollarıma verildiğinde ne yaparım,her şey kendi kendine mi gelişir.Göreceğiz diyorsun şimdi tekmeleyerek beni.

Odan için hazırlıklarımızı yapacağız bugün.Anneannen kaç gündür kıyafetlerini yıkıyordu.İyi ki beklemedi daha çok.Minik minik kıyafetlerini gördükçe daha da çok heyecanlanıyoruz.

Panik yapma anne diyorsun değil mi?Annen aslında çok sakin ve sabırlıdır.Sen de tanıyınca hak vereceksin.Ama kabul et oğlum hayattaki ilk tecrübem bu.Anne adayı olmak bile zormuş.Başarırız diyorsun değil mi?




26 Ağustos 2010 Perşembe

Kendine,içine dönmek..


Hamilelik bana binlerce duygu ile birlikte geldi.Aylar geçince daha bir fark ettim.Kendime döndüm fazlasıyla,içimdeki miniğe kollarımı,yüreğimi,beynimi öyle bir açtım ki belki dış dünyayı unuttum.Evet unuttum farkına varmam zaman aldı.Bu değişim aylar önce başladı.Artık had safhalarda.Ama böylesi kolay adapte olmamı sağladı.Bilmeden yaptığım bu içe dönüş beni ayakta tuttu.

Son 1,5 aydır yine annemlerdeydim.Sevgili yanımızda olamayacaktı.Yalnız kalmamı istemedikleri için çantaları toplayıp gittim bizimkilere.Annem tabi ki mutluydu.Küçük yaşlarda evden ayrılan kızı ile bol bol vakit geçirdiği için.Ben de mutlu oldum bu zaman dilimlerinde.Hamile olmam gerekmiş onlarla uzun zaman yaşamam için.Çalıştığım günleri hatırlıyorum da.10 günü geçerdi görüşmeyeli bazen bir kaç kilometre ötemizde olmalarına rağmen.Zaman,yaşananlar kurguluyor kendini pek güzel biçimde.Her şeyin kendi anlamı var kendi içinde.Bir de güzel tatile gittik kalabalık bir aile grubu ile birlikte.Daha da güzel oldu.Hamile hamile yüzmek de keyifli bir şeymiş gerçekten.Demir şaşırdı sanırım annem nerelerde diye.

Artık zaman azalıyor,sayılı günlerimiz var.Gittikçe heyecanım artıyor.Nasıl bir anne olacağım sorusu da hep aklımda.İnanılmaz duygular içindeyim.Allah isteyen herkese yaşatsın.İsteyene yaşatsın çünkü minik kalplerin,minik bedenlerin acı çekmemesi gerek.Sevgi ile yollarını gözleyen herkesin kucaklarında yerlerini bulsunlar.Hani emin olduğum şey de bu aslında.Çok ama çok seviyorum Onu şimdiden.Bir de kucağıma alınca neler olacak hayal bile edemiyorum.

En çok keyif aldığım aktivitem ise oğlumun hareketlerini izlemek.Öyle keyifleniyorum ki,diğer zorlukları silip süpürüyor.Çünkü artık hayat zorlaştı karnım büyüdükçe.Her şeye değiyor ama...Annelik böyle bir şeymiş demek ki..

Anneler yazıyor ya konuşuyorlar ya bolca çocuklarından.Belki sıkıyor bazılarını.Ama insan anne olmadan hamile olmadan anlayamıyormuş bu tür durumları.Abartı geliyordu bana da.Sanki anne olmak dışında işleri yokmuş gibi.Ama şimdiden öyle bir güç,öyle bir sevgi var ki içimde hani sanki asıl konu anne olmam gerekiyormuş gibi.

Milyonlarca düşünce içindeyim.Bildiğim bir şey var ki hiç bir şey ama hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.Değişecek hayatım ilk defa korkutmuyor beni.Eskiden olsa büyük değişikliklerden çekinirdim.Taviz vermek istemezdim alışkanlıklarımdan.Ama nelerden vazgeçirdi şimdiden minik oğlum.

Sevildiğini bilsin her zaman minik oğlum ve ne kadar şanslı olduğunu,ne kadar şanslı olduğumuzu.

18 Temmuz 2010 Pazar

Kıpırtık,pıtırcık bebek ve annesi bildiriyor


Kıpırtık,pıtırcık bebek,annesi,babası Sihirbazın Çırağı adlı filme gitti.Nicolas Cage fantastik filmde oynarsa mutlaka filmde kopuk mantık hataları olur dediler ve de haklı çıktılar.
Fantastik filmlerde mantık aramayın diyebilirsiniz.Fakat filmin devamlılığı içinde olması gerekenlerin olmaması tarzında eksikler görünce gülüyorsunuz tabi.Diğer baş rolde oynayan şaşkın çocuğu She's Out Og My League filminde izlemiştim.İki filmde de şaşkın bir tipleme çiziyor.

Afm sinemalarının koltukları gerçekten çok rahatsız.Hamile bir bünye için koltuk önemli oluyor sinemada.Bel boşlukta kalıyor,ayaklar rahatsız.Bir daha gidersem kendime yastık da alacağım.Cine Bonuslar bu konuda gerçekten çok iyi hizmet sunuyor.Fakat çok yakınımızda Cine Bonus sineması olmadığı için Afmleri tercih etmek zorunda kalıyoruz.Üstelik ses sistemi olarak da Cine Bonuslar çok daha iyi.

Sinemanın en güzel yanı filme girmeden öncecaldığım Starbucksın yaz için çıkardığı içeceklerden limonlu yeşil çaydı.Gerçekten ferahlatıcı bir içecek tavsiye ederim.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Nedensiz gülüyorum:)

Dolabımı açıp askıdaki giyemediğim elbiselerimi,gömleklerimi gördükçe gülüyorum.Gömleklerimin olması düşünülemez bile.
Tadı diğer limonatalar gibi olmasa da en harika limonata reklamına sahip olan limonaaataa diye ağlak bir sesle şarkı söyleyen limona gülüyorum.
Kanallar arasında zaplarken Harry Potter'ın ilk filmini görüp,ne kadar da cücüklermiş deyip gülüyorum.
Elimdeki kayısının bu kadar dişimi kıracak gibi sert olup da bu kadar lezzetli olmasına gülüyorum.

Diyorum ya nedensiz gülüyorum.Gülmek için bazen çok büyük nedenlere gerek yok diyorum.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

İçimdeki çocuk mu istiyor yoksa ben mi?


Hamilelik boyunca şunu da çok yemeyi istedim,bunu bana bulun getirin çok canım çekti demedim.Henüz.Sadece mayıs ayında karpuz yeni çıkmışken ve de tatsız tutsuzken,sanki dünyanın en harika şeyini yer gibi yemiştim.Bunda sürekli meyve yiyebilmemin etkisi fazlaydı.Serin şeyler istiyordu canım onca bulantıya karşı.En sevdiğim tatlılara bile aylarca el süremedim.Şimdi de abartmadan yiyorum.Nesquick derken şimdi de süt dilimi yiyorum.Gerçi hamile olmadan önce de severdim Kinder süt dilimini.İçimdeki çocuk istiyor desem sanmam.Tamamen annesinin damak zevki.Tabi bu zaten çok tatlı bir şey olduğunda gün içinde başka tatlı bir şey yememeye çalışıyorum.

İçimdeki çocuğa gelince son bir haftadır hareket yeteneği daha da gelişti.Gümbür gümbür sarsıntılarını hissediyorum.Eskisi gibi pıtırcıklar yine var.Ama artık patırtılar da çok.6.ayımıza girdik artık,büyüyoruz.Bundan sonra daha da büyük tekmelemeler gelecek sanıyorum.O oynadıkça kıpırdandıkça deli gibi seviniyorum.Görmeden birini bu kadar çok sevebilir insan.Annelik kadınlara verilmiş en güzel ayrıcalıklardan biri bence.Senin içinde bir canlı büyüyor ve gittikçe derinleşen bir bağla,sevgiyle bekliyorsun.Sonrasını merakla bekliyorum.Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak biliyorum.Ama daha güzel daha renkli olacak eminim.Şimdiden onun renkleri ile doluyor ev.

Sabırla bekliyoruz canım oğlum seni.

25 Mayıs 2010 Salı

Sen iyisin ya...

Yaz çok sıcak geçecekmiş,varsın geçsin.Tam da en ağırlaştığım zamanlara denk gelecekmiş,gelsin.Onun da çaresini buluruz oğlumla,bunalırız,sıkılırız ama atlatırız.

Şimdi çık dolaş deseler tüm İstanbul'u gezecek enerjim var.Gördüm ya ulstrasonda iyisin sen,en mutlu benim.

Arayan soran herkese çok teşekkür ediyoruz.Demir diyor ki merak etmeyin annem sizi fazla özletmeyecek.Bütün arayan soran herkese özel öpücükleri var Demir'in.Demir de sabırsız.Başta annesi ve babasını sonra diğer akrabalarını görmeye daha var diye.Tabi sizleri de çok merak ediyor.

Hayatın farklı olacağını biliyordum.Kucağıma almak için daha zaman var.Anneyim demek için de zaman var biliyorum.Ama hayata bakışım değişti.2009'un sonlarında başlayan değişim rüzgarım Demir'in haberi ile daha da perçinlendi.Bir ağaca,bir çiçeğe ya da denize bakışım bile farklılaştı.Gökyüzü daha mavi,kuş seslerini daha net duyuyorum.Dışarıda oynayan çocukların sesi tatlı tatlı geliyor kulağıma.Güller ne kadar güzel açmış diyorum,durup yolda seğrediyorum.Dinginlik gerekmiş ruhuma.Olumsuz düşünceler gelse de aklıma bazen,hemen def ediyorum.

Zor günler geçirdik,atlattık,geçmiştir umarım diyorum.Ama en büyük zenginliği olan insanlar evlatlatları sağlıklı olan anne,babalarmış diyorum.

Herkes iyidir umarım.Yaz planları başlamıştır.Biz plan yapmıyoruz,yolculuklardan çekiniyoruz ama ilk defa yazın planı yok diye telaşlı değil Demir'in annesi.Heyecanla yolunu gözlediği küçük adamın hayali peşinde.

Peki siz hangi hayallerdesiniz?

30 Mart 2010 Salı

Dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey..



bir kıyıdan baktım dünyaya
ellerimde tuz, avucumda sedef
bir mavilik, bir açıklık
özgürlük hasreti
yüreğime vuruyor
nerede, nerede insanlar?
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey
o üzüntü birden gelir
yağmurlu havalarda
yeniden kurarım dünyayı ben
kederlerle
kimseler aşık değil mi bu şehirde
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey
hava, martılar, ışıklı şehir
sarhoş ediyor beni yosun kokusu
hilesiz kucaklamak istiyorum
dünyayı, şehri ve seni
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey

**söz: zülfü livaneli (sait faik öyküleri üzerine) 


İçimdeki sevgi nehrinde keşke herkes yıkanabilse şu son günlerde,
Ama her gece kafamı yastığıma koyduğumda,
Hepinizi aklıma getirip,dualarımla buluşturuyorum,


Akan taşan sevgi nehrimde büyük bir hasretteyim,
Ama beklerim..


Beklerim bir gün öpüp,okşayıp,koklamak için,
Şu an sadece hayallerimle de olsa,
Sevgim,içimdeki huzurum herkesi sarsın,
Ama en çok seni..


şarkıyı dinlemeyi arzu ederseniz buradan lütfen


***resim