30 Kasım 2010 Salı

Cumartesi gecemiz



Hani başlığa bakıp çok eğlendik,cumartesi gecesi içerikli bir yazı olacağını düşünmenizi istemem.O yüzden baştan uyarayım.Ayrıca bir önceki postumu okuyup çocuk sahibi olmaya özenenler fikir değiştirebilir.(Sedacım sana diyorum özellikle;))
Cumartesi gündüzden uyumama problemimiz başladı.Gündüzü gece başıma geleceklerden habersiz geçirdim.Cumartesi gecesi uyumak bilmeyen küçük bücür sabah 04.30a değin direndi.Ara ara uyuyordu ama derin uykuya dalmadan uyanıyordu.Uyku gözlerinden akıyordu artık.Minicik bedenin böylesine uykusuz kalmasına üzülüyorsunuz zaten.Kendi uykumdan çoktan geçtim.
Evimize Noel baba gibi gelen Damlocan beni en perişan halimle gördü ertesi gün.Zaten saymadık o günkü ziyaretini.Bir dahaki sefere yine bekliyoruz seni tatlım.
Annemden uyarı aldım.Çok saldın kendini dedi dün bana.İnsan eleştirdiği şeyleri de yapabiliyormuş demek ki.Hani eskiden çalışan biri olarak evde oturmaya başlayınca anladım ki,evde giyecek fazla bir kıyafetim yok.Dışarıda giydiğim üst grup ise daha bir süre daha bana olmayacak gibi.Rahat kıyafet alışverişi yapmam gerekiyor en kısa zamanda.Tabi nasıl olacak bu meraktayım.En kısa zaman ocak ayını bulur.
Bunlar şikayet değil,durum bildirme hallerim.Şükürler olsun ki sağlıklı,harika bir bebeğim var.Zaten hepsi gelip geçiyor yüzüne bakınca ne olmayan kıyafetler,ne de uyku geliyor aklıma.
Aklımı yitirircesine seviyorum seni oğlum.

26 Kasım 2010 Cuma

İçimin gülen yüzü


Odanın içinde bir nefes daha.
Yalnız olmadığımı hatırlıyorum her nefes alışını duyduğumda.
İşte o an içimde güneşler açıyor.
Çünkü artık günler yağmurlu olsa bile seninle güneş tadında.
Hani eski günleri düşünüp için tatlı bir nostalji sevincine kapılır,özlem duyarsın.İşte o özlem olmadan o tatlı sevinç içinde oluyorum seninle geleceği düşününce.
İçime güneşler açtıran küçük adam.
Büyü bakalım,uyu da büyü bakalım.

25 Kasım 2010 Perşembe

SI-KIL-DIM,AN-LA-DIMM,GÖR-DÜM


Toplumun bize dayattığı rollerden SI-KIL-DIM.
Mış gibi muş gibi yapanlardan SI-KIL-DIM.(Özellikle dost-MUŞ gibi görünenlerden)

Ve de AN-LA-DIM
Neden olduğunu AN-LA-DIM.

Anlamanın bazen can sıkıcı olduğunu,gerçekler yüzüne vurunca içinin acıyacağını GÖR-DÜM

23 Kasım 2010 Salı

Uykusuz her gece-Delikli uykular



Daha 1.5 ayda hayıflanma demeyin.Ama UYKUSUZ HER GECEEEE 
Dün öğle saatlerinde başladı uykuya girememe halleri.İyi dedim akşama iyi uyur.Bütün gün oyaladım.Akşam olunca uyumak bilmedi bizim kuzu.Tam uykuya dalıyor tekrar uyanıyor.En fazla 40 dakika uyuyor.Bir de akşam gaz sancısı tuttu.Yıktı ortalığı.Gözlerinden yaş geldikçe ben de ağlayacaktım.Gaz problemimizden dolayı ağlama krizlerine girebiliyor.Gözlerinden yaş geldikçe dayanamıyorum.
Geçen gün Tibetimin güzel annesine de dedim.Daha önce sen Tibet hastalandığında üzülünce seni anlıyorum derdim.Ama anlamıyormuşum.Anlamaya çalışıyormuşum.Şimdi gaz problemin de bile yüreğim darlanıyorsa diğer anneleri anlamaya başlamışım demektir.
Bir ara babası uyuturrken uyuklamışım.Hadi uyudu,yatalım dedik.Yatağına koyduk.10 dakika sonra yine uyandı.Sürekli uyanmaya uykusuz gecelere alıştım.Delikli uykular uyumaya da alıştım.Artık deliksiz uykumuz yok tabi.
Gecenin 3ü bizimki gözler açık etrafa bakıyor.O da olmuyor ağlamaya başlıyor.Saat 4 oldu kollarımda sallanmaya devam ettim.(Kucakta uyuma durumu iyice ağırlaşınca ne hal alacak meraktayız.Kas yapmaya başladım şimdiden).Yatağında salladım  40 dakika kadar.40 dakika sonrası derin uykusuna girebileceğini bildiğimden.Uyudu tabi ara ara uyanarak.
O anda benim uyumamam hiççç önemli değildi.Gece uykusunun önemli olduğunu bildiğimden Demir için üzülüyordum.Bir de sevgili sabah erkenden kalkıp işe gideceği için endişeleniyordum.
Tabi daha küçük bundan sonra umarım gece uykuları daha düzenli olur.Hatta 50 kere huy da değiştirir.
Sabah olunca sanki bunların hiçbirini o yapmamış gibi uyanıp boncuk boncuk bakınca herşeyi unutuyoruz.


Ben bu satırları yazarken bizim minik bıcırık dün gecenin acısını çıkarırcasına uyumakta.Bir yandan da gece size neler edeceğim ifadesi yüzünde var sanki:))

18 Kasım 2010 Perşembe

Demirle ilk bayram

Bu bayram bizim için çok çok önemliydi.
Anne baba olarak ilk geçirdiğimiz ilk bayramdı.Yollarını gözlediğimiz minik oğlumuzla ilk bayramımızdı.
Bayramın ilk günü klasiğimiz olan kahvaltımız için annemlerin yolunu tuttuk.Hastane dışında oğlumuzu ilk defa bir yere çıkardık.Anneanneye bile götürmedik düşünün,daha önceden.
Çantamızı hazırladık,oğlumuza bayram cicilerini giydirdik.Tam zamanında anneannemizde olduk.
Dün de teyzeme gittik ve sahile çıktık.Hava harikaydı.Fakat deniz havasını 15-20 dakika aldık.Demir ağlamaya başlayınca döndük hemen.
Demir evimiz dışında ve hastane dışında da nereler var onu öğrenirken biz de bir bebekle dışarı nasıl çıkılır onu öğreniyoruz.
Sonuçta bayramda havanın güzel olması sebebi ile sevdiklerimizle bayram geçirebildik.

Umarım siz de güzel bir bayram geçiriyorsunuzdur.

İyi bayramlar herkese!

13 Kasım 2010 Cumartesi

Demirle 32.gün

Dün doktor kontrolümüz vardı.En son gittiğinde sarılığı vardı.Doktor önemli olmadığını söylemişti.Fakat hala geçmemesi bizi endişelendirdi.
Dün Hepatit b aşısının 2 .kısmını olduktan sonra doktor kontrolünden geçti ve doktor bir kaç test istedi.Minik oğlumun minicik elinden kan alındı.Beni dışarı çıkardı hemşireler.Ağlamasını duymamak için uzaklaşsamda sesi geldi.Ağlamamak için zor tuttum kendimi.Şimdi bir yerlerde yavrularının büyük acılarını yaşan anneler vardır sakın ağlama diyerek susturdum kendimi.Minicik elini sarılmış görünce çok fena oldum.Kan almadan önce acıktığı için açlıktan hastaneyi yıkmıştı zaten.Hemen gidip emzirme odasına emzirdim.Bir de kan alınıp ağlayınca iyice helak oldu küçük bedeni.
Doktor ufacık bir değer farkından ilaç yazdı.Ama sevgilim bütün çocuk doktoru tanıdıklarını aradı.Hepsi çok gereksiz olduğu kanısına vardı.Biz de ilaç almadık tabi.Doktoru da kınadılar,nasıl hemen ilaç verdi diye böyle bir değer için.Anne sütü sarılığıymış ve geçecekmiş.
Salı günü bir test sonucu daha var.Umarım o da iyi geçer.Götürdüğümüz diğer bir doktor endişe etmememizi söyledi.Tabi o kadarcık şey bile beni üzmeye yetti.Diğer sarılık da bebekler keyifsiz olup emmek istemez,başını dik tutamazmış.Maşallah bizimkinde öyle bir sorun yok.
Dediklerine göre zamanla geçecekmiş.Umarım en kısa zamanda geçer.

9 Kasım 2010 Salı

Demirle 28.gün-4 haftalık olduk artık

Evet bugün 4 haftalık oldukk!!


Zaman geçti bile işte tam 4 haftalık oldu canım oğlum.Gün nasıl başlıyor nasıl bitiyor anlamıyorum bile.


Ki geceler daha uyanık durduğum halde anlamıyorum.Evde olduğum halde bile anlamıyorum.Oğlumla vakit hızla geçiyor.


Bir kaç gecedir fena haldeyiz.Akşam 7 gibi ağlamaya bir başlıyor gece 12 ye 1 e kadar devam ediyor.Sadece emerken susuyor,emmek istiyor sürekli.Gündüzleri sadece acıkma ağlaması var.Ama gece hiç susmadan sürekli ağlıyor taa ki emene kadar.Bir de altını falan açınca susuyor.Buradan hep aç ya da altı temizlensin istiyor diyebilirsiniz.Peki gündüz neden aynı davranışlarda değil?O ağladıkça dayanamıyorum.Kucakta sallayarak uykuya dalıyor o da şekerleme gibi.Yarım saat uyuyor uyanıyor.Çözemedikçe üzülüyorum.




Not:Ben bunları yazmaya çalışırken gündüz yapmıyor derken gündüzde uykuya dalma problemi yaşamaya başladık.Şu an yine mıkırdanıyor.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Bir fincan kahve benim yerime için bu hafta sonu


Malum bir gaz problemidir gidiyoruz.Kahveyi diyetimden çıkardım.Hamileyken çok az miktarda içiyordum.Şimdi tamamen çıkardım.
Sevgilinin bugün işi vardı erkenden çıktı.Dönüşte bir arkadaşı ile buluşup kahve içeceklermiş.Aklıma hemen sinema öncesi kahve keyfimiz geldi.Bir de arkadaşlarımla kahve tatlı eşliğinde yaptığım uzun sohbetleri hatırladım.Evet daha çok hatırlarım biliyorum:))Onlar eski hayatımın gündelik alışkanlıklarıyken şimdi lükse giriyor.
Üstelik çikolatada gaz yapıyormuş.Gerçi geçen hafta dayımızın yurt dışından getirdiği Lindt marka çikolataları güzel hüplettik.Bir şeycik olmadı.Çikolatanın tadı hala damağımda.
Neyse a dostlar siz bu hafta sonu gezerken mola verdiğinizde ya da evinizde benim için de bir fincan kahve için.Artık yanında güzel bir tatlı,eski bir dost ile ya da çikolata ile.Ama mutlaka güzel muhabbet eşliğinde olsun.Ben de sizin yerinize karşımda uyuyan mis kokuluyu öpüp koklayacağım.

Not:Saçlarımın kesimini beğendim.Yakınımdaki kuaföre gidebilirim.Koştura koştura gidip kestirip geldim.Evde de boyattım saçlarımı.Değişiklik iyi geldi.

4 Kasım 2010 Perşembe

Demirle 23.gün

Tabi zaman geçtikçe başlayacaktı sıkıntılarımız.Hazırlıklıydık artık ne kadar hazırlıklı olacaksak.Ben spastik kolon sendromu yaşayan biriyim.Yani gaz problemim sindirim problemim her daim var.Yarın bir gün çocuğum olursa gazlı olma ihtimali çok var derdim.Evet gaz problemi yaşıyoruz.Acı ağlamalarımız başladı.Hala çok şükür yine de iyi diyebiliyorum.Yediklerime dikkat ediyorum.Mandalinaya,portakala hasret kaldım diyebilirim.Gaz ilacını verince rahatlıyor Demir.
Kucağa da alıştı kendisi.Otururken ağlayan minik oğlum ayağa kalkınca susuyor.Şimdiden başladık.Evde hala yanımızda birileri var ve yakında gidecekler.Yalnız kalınca ne yapacağız bilemiyorum.Dün gece artık sırtım kasıldı o ağladıkça dayanmıyorum kucağımda sallıyorum.Yok uykuya da dalamıyor.Uyku vaktıi geçsin tamam bittik.
Bundan bir kaç gün önce düzenli şekilde uykumuz,beslenmemiz devam ediyordu.Şimdi saatte bir emzirme durumunda bile kalıyorum.
O kadar ufak ve çaresizki insan dayanamıyor,ağladıkça.İçim çekiliyor resmen.Duygusallık durumumda had safhada.Sevgilim dün gece Demirle konuşurken annen duygusal çatlaklıklar yaşıyor oğlum deyince durumumun  vehametini anladım.
Şimdi yine uykuda güzel bebeğim.Artık gün be gün değişiyor.Konuşmalarımıza daha fazla tepki veriyor.Hele benim sesimi duyunca nasıl dinliyor.Kucağımda konuşurken onunla kafasını çevirip nasıl dinliyor.Sanki her şeyi anlıyor gibi bakıyor.Ben anladığını da düşünüyorum.
Aylar sonra kuaföre gitme kararı aldım.Hazır Demirle ilgilenecek birileri varken.Kendi kuaförüme gidemeyeceğim araba mesafesinde diye.Eve yürüme mesafesinde olan bir kuaföre gideceğim.İlk defa gideceğim artık iyi kötü deneme durumu olacak.Hani beğenirsem en azından bundan sonra giderim gerekince diyorum.Artık gidip geleyim yazarım fırsat bulursam.

31 Ekim 2010 Pazar

Demirle 19.gün

Hayatının tamamen değişmesini isteyenlere anne olun diyebilirim.Tecrübeli anneler durrr daha ne gördün ki diyebilir.Haklılar.Evet daha görecek günler var hayırlısı ile.Ama hayatımız şimdiden değişti.

İlk başta içimde yeni bir aşk yeşerdi.Öyle bir aşk ki günden güne büyüyen.Karşılık beklemeden dedikleri bu olsa gerek.Sonra gündelik hayat tamamen değişti.Bırakın uykusuz geceleri bu kadar gün evde oturduğumu hiç bilmem.Güneş var hafta sonu ve evdeyim.Oğlum biraz daha büyüsün,beraber gezeriz diyorum.Sadece dışarı çıkmak mı?Tabi ki hayır.Öyle istediğini yap durumları yok artık.Bir de emeklemeye başladığında gör sen dediğinizi duyar gibiyim.

Her şeyi ne zaman unutuyorsunuz biliyor musunuz??Suratına bakınca hepsi siliniyor ve Onunla gelen yeni hayata kocaman bir kucak açıyorsunuz.

Yağmur yağsa da gelecek günleri düşünüp içiniz ısınıyor.Umut doluyor içiniz Onunla.

Yepyeni güzel hayat oğlumuzla birlikte...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Demirle 15.gün

Pazartesi öğleden sonra tekrar doktor yollarına düştük.Doktor eğer göbekten kan gelirse getirin dedi.Çok az kan gelse de ben panik oldum.K vitamini eksikliğinden kaynaklanabiliyormuş.K vitamini iğnesi vuruldu.Hala da kan var göbeğinde.Normal mi bilmiyorum.2-3 gün içinde geçmesi gerek dedi doktor.Umarım geçer.Aşırı bir kan değil ama kurumuş şekilde duruyor.Temizliyoruz,tekrar kurumuş oluyor.

Ve 14.gününü tamamlarken minik oğlum dün gece gaz problemi yaşadı.Kaç gündür yediğime içtiğime dikkat etsem de karnıbahar yemeği yedim akşam.Veeee sonuç hem ben gaz problemi yaşadım hem de Demir.Tabi ben de olunca doğal olarak Demirde de oldu..Yat,uyu,uyan gecelerine yat,uyan,uyuma gecesini de eklemiş olduk.Bebek bu tabi gaz problemi de yaşayacak.Doktorumuz cuma günü gaz ilacı vermişti.Problem olursa verebilirsiniz demişti.Biz de verince rahatladı bebeğim.

Yediklerime dikkat ediyorum.Bir de yemeklerime kimyon döküyorum.Gaz oluşumunu engelleyip,sütü de fazlalaştırıyormuş.

Şimdi ben uykulu gözlerle dolaşıyorum.Böyle daha çok günler yaşayacaksın dediğinizi duyar gibiyim.Kahve falan da içmiyorum ki gaz problemi yaşamayalım.Yarı uykulu,yarı uyanık devam ediyorum.Hani o öyle içli içli ağlamasın da ben uykusuz kalmaya razıyım.

25 Ekim 2010 Pazartesi

Tracy Hogg -Bebek Bakımı Sorunlarına Mucizevi Çözümler


Bu kitabı hamileyken okumayı isterdim.Büyük,kalın bir kitap,dün akşam dayımızdan istemiştik,getirdi ve ben hemen okumaya başladım.
Bebeklerin belli bir rutinde gündelik yaşantısını sürdürürse uykusunun,beslenmesinin,davranışlarının anne babaları rahatlatacak seviyelere geleceğini anlatıyor.
Ben de saatlerle takip etmeye çalışıyordum uykusunu,emzirmeyi,uyanmasını.
Şimdi daha da düzenli takip etmeye çalışacağım.

Kitap anlatım olarak da sıkmadan,akıcı ilerliyor.Bakalım ilerledikçe nasıl olacak.

Bebekler de robot değil tabi,bizim istediğimiz gibi hep hareket etsin.Yaşayarak öğreneceğiz.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Demirle 11.gün-Damla Teyzemize mutluluklar

Dün Demirin topuk kanı alındı.Dayanamadım,babası tutarken ben uzaklaştım o bölgeden.Önceden sorsalar tutarım derdim,soğuk kanlıyım ya.Yok nerede benim soğuk kanlı hallerim?Damarlarımda dolaşan Rus kanının da artık baskınlığı yok.Eskiden bir kaza,her hangi bir olay olsa,herkesten soğuk kanlı ben olurdum.Elim ayağıma dolaşmaz,sakin sakin olması gerekeni yapardım.İşler değişiyormuş a dostlar.Öyle olmuyormuş evladına gelince.Doktor kontrolünde de maşallahı vardı Demirin.Doktor da sağlıklı buldu oğlumuzu.(Maşallah)

Bu sabah da uyuyamadı Demir bir türlü uykuya dalamadı,sabah kaçlardan beri ağladı,mıkırdandı,en sonunda yeni uyudu.Daha böyle kaç gece olacak dediğinizi duyar gibiyim.

Bugün büyük gün.Damla teyzemizi öpüyoruz mis kokulu,kokulu.Biraz daha büyüyelim artık o zaman görürüz onu diyebiliyoruz şu an.Merak içindeyim tabi.İyi şanslar canım benim.

Mutluluklar sizinle olsun.Siz birbirinize çok yakışan bir çiftsiniz.

21 Ekim 2010 Perşembe

Demirle 9.gün

Dün gece göbeğimiz düştü.Nihayet rahatladık.Göbeğini evde saklamayı düşünüyorum.Kimi inanışa göre bazı yerlere gömerler ya,ben eve bağlı olsun diye evde saklayacağım.Annem bizimkileri hala evde saklıyor.Eve bağlı olsunlar demiş.Aynı şekilde ben de öyle diyorum.


Bunlar da öyle bir inanış işte.Her şeyi boş verin de en güzeli kucağınıza alıp mis kokusunu içinize çekince sarılır gibi kollarını iki omzunuza bırakınca dünya duruyor ya ben başka bir şey demek istemiyorum...

20 Ekim 2010 Çarşamba

Demirle 8.gün

Hani hep diyordum ya ben çok sakinim diye.
Ne oldu benim sakin halime?Annelik moduna girdim gireli bir panik,aman bir şey mi oldu,aman yanlış bir şey mi yapıyorum modundayım.
Geçen gece babası ile altını temizliyoruz bizim miniğin ben panik halinde koşturuyorum.Sevgili  ne oldu sana iyice acemi davranıyorsun dedi bana.Acemiyiz zaten gerçek bu tabi.Islak  pamukla altını temizlerken oğluşumun üstünü de ıslattım,üstünü değiştirdik.Sahi ne oldu benim sakin halime?
Bu sabahta emzirme,uyutma,altını kontrol etme aralarında manyaklaşmış durumdaydım.Erkek bebeklerin altını temizlerken fıskıye durumlarına dikkat etmek gerekmiş demek ki.Yine  ıslattım oğlumun üstünü.Beceriksiz anne miyim moduna girdim bu seferde.
Dün emzirirken de burnundan süt gelince panik oldum.Yanımızda da kalan insanlar var Allahtan.Babaanne ve halası burada oğlumun.Tabi herşeyle onlar ilgilenince ben yalnız kaldığımda hala bir acemilik halindeyim.

Geçer değil mi bu hallerim?

Bu arada siz siz olun yeni doğum yapmış kadına saçlarına da bir şekil ver,kuaföre git hayatım demeyin.Sevgili bu yorumu yaparken gecenin bir vaktiydi ve saçlarım tepemde dikilmişti.

Tüm bunların dışında küçük meleğimin yüzüne bakıca herşey silinip gidiyor.Hele de emzirirken gülmesi,onu izlemek sırt ağrılarımı geçiriyor.
Doğru emzime şeklini bulana kadar epey uğraşacağım.Bel problemim de olduğu için iyice zorlanıyorum.Neyse zamanla geçecek bunlar.Daha ameliyat ağrılarım geçmedi.

Demir uyanmak üzere,oğluma bakmam gerek...

19 Ekim 2010 Salı

Demir 1 haftalık

Günleri sayarken bir anda 1 haftalık oldu Demir bebek.

Geçen hafta bugün hastanede ayılmaya çalışıyordum.Sabah 9 gibi hastanedeydik.Anneannesi,babaannesi,halası ve babası ile hastaneye adımımız attık ki küçük teyzem bizden önce gelmiş bizi bekliyordu.Giriş işlemlerinden sonra odaya alındık.Hazırlıklar başladı.Heyecan saat yaklaştıkça arttı.Doktorumuz trafiğe takıldı.Doktor da gelince heyecan iyice arttı.Doktorumuzun gözünden da kaçmadı.Seni fazla heyecanlı gördüm dedi bana.Sonra geldiler aldılar beni.Babası arkadaşları ile dışarıda görüşürken benim çıktığımı görmedi.O arada ben de seslendim falan epey şenlikli bir çıkış oldu.O arada büyük teyzem,eniştem,kuzenim koridorda beni karşıladı.Öylece doğumhane yolunu aldık.Sonrası zaten bilenler bilir.İnanılmaz soğuk,anestezi uzmanı sakin sakin beni en huzurlu yerime gönderdi.Uyandığımda soğuk ve acıyı hissediyordum.

Odaya geldiğim anları tam hatırlayamasamda oğlumu aldığımda tüm acılar her şey silindi.Şaşkınlık içinde oğlumu kucağıma aldım.Çok çok farklı bir duygu tarifi olmayacak kadar.

Ziyaretçilerimiz gelip gittikçe,konuştukça daha çok ayılmış oldum.

Gelenler,arayanlar bizi çok çok memnun etti.Herkese tekrar tekrar teşekkür ederim.

Eve gelince ilk akşamlar çok zorlandık.Emzikle kandırmaya çalışıyoruz akşamları.Ama uyu,uyan,yat,kalk adapte olmaya çalışıyoruz.Gündüzleri uykudayız çoğunlukla.Tabi bu değişecektir tahmin ediyorum ilerleyen günlerde.

Şimdilik bu kadar,uyanmaya başladı benim minik kelebeğim,uğur böceğim..

18 Ekim 2010 Pazartesi

Demirle 6.gün


Yazacak,söyleyecek çok şey var.Fakat zaman kısıtlı.Yanımızda olan arayan,soran,ziyaret eden herkese çok çok teşekkür ederiz.O kadar memnun olduk ki..

Biz çok şükür iyiyiz.
Yeni dünyamızda,yeni hayatımızla,sizlere kucak dolusu sevgiler gönderiyoruz.
Demiştim ya benim öykümün değiştiği yerde oğlumun öyküsü başlayacak diye..
Yeni öykülerde görüşmek üzere...


11 Ekim 2010 Pazartesi

1 gün kala


Aylar var derken,haftalar var derken,günler var derken saya saya günleri bitirdik.

Hala yarın olacağına inanamıyorum.Yarın sabah 11 de doğuma gireceğim.

Bizimle birlikte günleri sayan,heyecanlanan,sevincimize ortak olan ayrıca ortak olacaklara binlerce teşekkür ediyoruz oğlumla beraber.

Dualarınızı bizden eksik etmeyin...





10 Ekim 2010 Pazar

2 gün kala


Sabah elimi karnıma koyduğumda minik yürek atışlarını dinledim minik oğlum.Yüreğim sanki avuçlarımda gibi.

Her annenin avuçlarında gibi değil midir yavrusunun minik yüreği.Onu bir ömür boyu kendi avuçlarında taşımak ister.Tüm kötülüklerden,tüm yanlışlardan,tüm ayrılıklardan,tüm kırgınlıklardan korumak ister.Ama o yürek hep kendi yolunda uçmak ister.Anne ise hep korumak istediği yürekle kilometrelerce uzakta olsa bile birlikte atar.Hayat anneye imkan sunmaz ki o yürek hep avuçlarında olsun.Dualarıyla yavrusuna uzanmak ister böyle zamanlarda da.

Biraz uzaklara mı gittik bebeğim bugün.Daha o günlere çok var der gibisin kıpırtılarınla.Ama zaman öyle çabuk geçiyor ki bebeğim aynaya baktığımda son günlerim olmasına rağmen hamile olmama bile inanamıyorum çoğu zaman.Ne zaman büyüdüm ne zaman evlendim ne zaman çocuğum olacak diyorum.

Çünkü yürek yaşlanmıyor oğlum.Hani ben hala 20 li yaşlarımın başlarında hatta 18 imde gibi hissediyorum bazen.

Hatalar yapar mıyım?Senin yüreğini kırar mıyım diye endişeleniyorum bazen.Doğru bir insan olman için elimden geleni yapacağım.

Canım oğlum bir yandan da hissediyorum her şey güzel olacak!Güzel,yorucu,eğlenceli bir yolculuğumuz olacak seninle!


Annen hiç uçurtma uçuramadı mink oğlum.Hep yapılacaklar listemde yer aldı yıllardır.Şimdi seninle yapılacaklar listeme aldım.Günün birinde minik ellerini avucuma alıp,koşarak birlikte uçurtma uçuracağız inşallah.Diyorum ya eğlenecek çok şeyimiz olacak...

9 Ekim 2010 Cumartesi

3 gün kala

3 gün kaldı derken bile inanmıyorum şu an.
3 gündür de 15 dakikada bir uyanıp saate bakıyorum.
Gününü bilmek bu yüzden daha fena heyecana yol açıyormuş.

Ameliyat konusunda heyecanım yok canım oğlum.Annen ameliyat konusunda tecrübeli.Ama heyecan ameliyathaneye girip 2 kişi çıkma durumunda.
Annelik heyecanı,anne olma durumu.Herkesi dinlerken,okurken acaba abartı mı dedirten durumun hamilelik sürecinde gerçek olduğunu anlamaya başladım.Bir de kucağına aldığında göreceksin diyorlar ya ben o kısmı merakla bekliyorum.Hayırlısı ile kucağıma almak için dualar ediyorum.
Söyleyecek çok sözüm var sana oğlum,zamana bıraktım bazılarını da.

Hamile olma durumunu da özleyeceğim belki.Çünkü herkes tarafından bir öncelik veriliyor her konuda hamile kişisine.Tabi ilk aylarımı saymıyorum çok zordu.

Ama annelik..