4 Eylül 2016 Pazar

Kendine küskün olma

Kendine yabancılaşırsın bazen.En çok beni kendime yazı yazmak yakınlaştırır.
Cümleler uzayıp yolunu buldukça ben de kendi kalbime dokunurum.
Kalbime dokundukça ah üzülme Can'ım derim bazen kendime ,bazen de ah şükürler olsun ..
Kendi kendime konuşmak gibi kendime yarenlik etmek gibi.
Yazmak ruhuma tutunmak,
Yazmak kendime soru sormak,
Yazmak verdiğin cevaplarda dürüst olmak,
Yazmak en çok da hayaller kurmak,
Ama cümlelere uzağım nicedir.Belki de ondandır kendi iç sesimi duyamayışım.
Kendimi dinleyemiyorum tüm seslerden bazen.Tüm karmaşanın içinde acaba ben ne düşünüyorum diye kendime sorduğumda bir cevap bile alamıyorum bazen.
İşte o kadar çok uzaklaşıyor bazen insan kendine.
Yazdıkça kendime yakınlaşmam tam da bu yüzden.
Kağıda kaleme küskün olma ...
Sonra bir bakarsın kendine küskün olmuşsun

18 Ağustos 2016 Perşembe

Şiir gibi yaşam

Günlerdir düşünüyorum.Neden eski şarkılar gibi değil yeni şarkılar.Biz daha yoğun duygular yaşıyorduk da dinlediğimiz şarkılar bize iyi geliyordu.Yoksa şarkılar daha iyiydi de duygularımız coşuyordu.Şiirler de öyle.Yeni bir şair var mı?Yoksa biz yine ölünce mi kıymetini bileceğiz iyi şairlerin.
Duygular daha yüzeysel bu bir gerçek.Hızlı tüketim duyguları da sarmış.Ve bu tüketim üretmeyi de durdurmuş. 
Ben yeni bir şiir bulana kadar 

Şu kalbimin köşesinde kalan dizeleri buraya bırakayım
Eylül
Eylül, gülleri soldurarak 
duyurdu bu yıl kendini 
Böyle olacağını bile bile 
şaşırttı bizi yinede 

Daha bir demet kır çiçeği 
alıp koymadık vazoya 
Güllermi unutturdu bize sevinci 
yoksa aşındırdıkmı kimi duyguları 

Şöyle bir akşam 
şöyleşemedik dostlarla 
erkenden kapandı perdeler 
yorgunmuydu çocuklar da 

Her gün yağmalanan 
talan edilen sevincimiz 
kurudu galiba büsbütün 
su yürümüyor dallara 

Ama kırpıntı, bir küçük 
uç uç böceğinin her nasılsa 
konuvermesi balkona 
uyarıyor biziirkilterek 

Bu kahrolası tarraka 
bitecek gibi değil sokaklarda 
Çekip kapıyı çıkmak en iyisi 
dalmak caddelere, varoşlara 

Belki o zman eylül 
şaşırtmayacak bizi 
bulup çıkaracağız çünkü 
evrenin öteki yüzünü

Ahmet Telli

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Zaman

Bazen Zaman çok çok hızlı geçiyor.Bazen geçen Zaman hiç geçmemiş hiçbirini yaşamamış,sanki yıllardır buralarda gibiyim.Evet son 3 aydır İstanbul'da yaşamıyorum hatta 4 ay olacak yakında.Egedeyim yine yıllar sonra.Kalbim Ege'de kalmıştı benim ama bu seferde İstanbul'da bıraktım sevdiklerimin yanı başına.
Özlemler çokça epey zamandır böyle özlem çekmiyordum kimselere şimdi hem sevdiklerime ve eski güzel anlara özlemim.
Bir evin içinde konuşacak sadece küçük bir çocuk olabiliyor bazen.Çat kapı gelen Komşum yok,hadi şimdi kahve içmeye sendeyim diyen kuzenim de yok.Kapıyı çalan eğer akşam değilse eşimin dışında kargo olabiliyor ya da yanlışlıkla çalınan zil.
Melankolik anları bıraktım şimdi ancak biri yanıma gelip gittiğinde kötü oluyorum.O Zaman çok çok kötü hissediyorum.Yalnızlık daha bir çöküyor omuzlarıma.
Neyse işte ne diyordum geçiyor Zaman sanki her zaman hep buradaymış gibi...

26 Temmuz 2016 Salı

Yazmak,ruhuma tutunmak

  
Merhaba deyip devam edemediğim günler oldu.Yazmak isteyip yazamadığım,kelimeler içimde elbet birikti.Ama yol almasının Zaman'ı vardı.Geçen hafta mis gibi bu sularda yüzüyorduk(Akbük-Muğla)
Şimdi bu hafta başka sularda yüzüyoruz hepimiz.
Her şey geçiyor bunu biliyorum.Bir de dibe inişin yukarı çıkışı var.Herkes ve herşey için geçerli bu.Kendim de çok yakın Zamanda denedim biliyorum.Çok diplere gittim.Bu diplerde yukarı çıkarken ben eski ben değildim.Verdiğim tepkiler anormalleşti.Daha sinirli bir ben vardı.O sinirli olma halini kendimde normal gördüm.Bu kadar şey yaşadın böyle tepki vermen normal dedim.Aşırı tepkiliydim ama benden çıkmalıydı o sinir.Kalsa bir yerden hastalık olarak çıkma ihtimali yüksekti.O yüzden içinde tutma.Kırıp geçirmeden akıt içindeki zehri.Aksın gitsin.
Akmadan o zehir yol alınmıyor.
Yukarı çıkış zorlu çok zorlu ..
En acı onlar ve en sancılı dualar o dipte var.Ve o edilen dualar çok kıymetli.O anlarda dua et bol bol.Zehri akıtırken kırıp geçireceksen birilerini hatırla; o mekandan ayrılmalısın hemen.Sonradan pişman olacağın şeyleri söyleyebilirsin.Git elini yüzünü yıka,suyla haşır neşir ol.Suya anlat derdini,aksın gitsin ..Ama zehri kırıp geçmeden akıtıyorsan devam et..
Zor işte bazen dozu kaçıyor..
Bir şey var biliyorum hepsi ama hepsi geçiyor..
Ne kalıyor biliyor Musun?
An'ların güzelliği ..

11 Ağustos 2015 Salı

Yeni adımlar


 
Nasıl bir heyecan. Sanırsın ilk defa yaşıyor gibi. Nasıl bir umut, nasıl bir arınma.
Hepi topu çekmişsin bayraklarını teslim olmam, giderim bu limandan diyorsun.
Yine bir istifa yine bir değişim.
Bana göre değil sizin baskılarınız, ben de özgür ruhum. Sürer sürer uyumum , sabır sabır derim, sonra güle güle derim. Hayat bu 3 günlük, ne sen canını sık ne ben canım..
Kaç yaşındasın, planla geleceğini sağlama al hele bir kendini, de bana..Şaka, şaka diyorsun derim. Sen şimdi bak eski yazılara. Ben dönemediysem buralara hem yoğunluğumdan, hem de kendimden kaçışımdan. Hep plan yapmaktan oldu olan.
Kendimden kaçarken yine kendimi bulduğumdan şimdi bu dönüşüm.
Bugün güzel haberlerle süslü zaten.
bak yazmışım iki satır mutlu mutlu..
Hayat zaten 3 günlük yaşa git derim.
 
Özlemişim satırları, benim olan satırları. Ah bu satırlar bu ekran ne dostlar kazandırmıştır bana.
 
O canlar hala hayatımda o yüzden özel buralar.
 
Eee o halde geri dönüşüm üzerine....merhaba yeniden.
 

28 Nisan 2015 Salı

Bir gitme isteği


Bir gitme isteği doldurmuş yine göğsümü.Bir Sırt çantasına bir kaç eşya bir kitap al git diyor içimden biri.Toprağa dokun,Ağaca dokun ayaklarını denize sok.Doğayı dinle kendini duy..zor değil 
Bir gün bile yeter belki..
Bir gitme isteği temizlemek tamamlansın diye ..

18 Eylül 2014 Perşembe

Günaydın 😉şimdi bu fotolar bir kaç gün önceydi ,Demir kuzusu ben evden çıkarken uyuyordu ,artık aynı anda çıkmıyoruz evden ben daha erken çıkıyorum.Yanına kıvrılıp bu yağmurlu kapalı günde evde olmak isterdim.Tamam geçen sene bunu rahat rahat yapıyordum .Ama en azından haftada bir kere kafa izni yapmak güzel bir şey olurdu.Bana hayatın verdiği haftalık sürpriz sadece halıya işeyen çocuk (çünkü çocuk kendini oyun oynamaktan alamıyordu ve bırakıp wc ye gidemiyordu ,o sebeple halıyı sulamıştı😁😩koşarak,zıplayarak)neyse yine de hayat ortada en darlandığım anda bu işeyengil çocuğun kendi kendine yanıma gelerek birden anne hayat çok güzel değil mi,anne dünya çok güzel değil mi demeleriyle hayat çiçekleniyordu.İşeyengilin annesi de umutlanıp,mutlu oluyordu🍃

26 Ağustos 2014 Salı

Kimbilir


Daha okunacak çok kitap var,izleyecek çok film/dizi var deyince nasıl bir heyecan oh oh diyorsun.Okuduğun her kitap seni kendi dünyandan sıyırıyor,belki kendi Dünya'na yaklaştırıyor.En çok okudukça empati kurabiliyorsun.Ve ne hayatlar var diyorsun..gerçek bu ne hayatlar var..incir çekirdeği dertlerin için kendini suçluyorsun ..incir çekirdeği falan dertler yine benim diye ben de kafamı böceklendirmiyor muyum sanıyorsun?Yok ben de takıyorum elbet ama bir kenara itiyorum..yeni yollar arıyorum ..belki de iyi olan geçmişte kaldı,eskiden daha iyiydi kalıbını yıkmaya çalışıyorum ..kimbilir 

12 Ağustos 2014 Salı

İş hiç özlenmiyor tabiki


Günaydın dün hiper tatilden sonraki ilk günümdü.Baş ağrısı ,stres,yorgunluk derken o güzelim tatilin tüm izleri tek günde gitti..şimdi düşünceler,düşünceler 🙇

8 Ağustos 2014 Cuma

Yeniden

Yazmak için neye ihtiyacın var dedi bir ses içimden.Evet birinin hadi demesine dürtmesine ihtiyacım varmış belli.Görkemim dedi kaç gündür hadi kızlar hadi..2 gündür bir erteleme hali.
Yazmak için neye ihtiyacın var dedi bir ses içimden.Kahve illaki kahve.Çalıştır makineyi hazırlanana kadar soğumuş olsun acı tadı da yeter.
Bir de müzik tabi aç Karnaval Radyoyu moduna göre seç.Yok bulamadın mı o zaman Joy fm de kal.
Yazmak için neye ihtiyacın var senin?Eskiden yoktu işte her yerde,her durumda yazar,taslaklar hazırlardın.

Benim asıl yazmaya ihtiyacım var.Kendi sesimi duyarken senin de duymana ihtiyacım var.Yazdıkça kelimelere sarılmaya ihtiyacım var.Beni anlamana ve duymana ihtiyacım var,bazense sadece yazmaya..
O halde yeniden merhaba ...

12 Ekim 2013 Cumartesi

Demir bugün 3 yaşında



3 yıl once anne oldum ben,her anne gibi hatta daha fazlası hayatım değişti.Biri gelip basıma gelecekleri kulağıma fısıldasa ya bırak Allah aşkına derdim:)
Şimdi gözlerim dolu dolu bu sabah.Ama mutluluktan,mutluluktan ağlamak isteyenler anne olsun derim.yüreği rüzgarlı bir günde ipte sallanan mendil gibi her daim titresin isterse de anne olun derim.Bir de hayatınızda evham,delilik gibi kavramlar da yoksa anne olun. Uykusuz geceler,bazen sadece bunları sen yasiyormussun gibi yalnızlık hissi...
Karşılıksız sevgi diyorlardı annelerin sevgisi için.Nasıl diyordum nasıl ?öyleymis karşılıksız birini sevmek ve bundan delice mutlu olmak.Yureginin her bir noktası sevgi dolu,bir minik insan için.
Ve bir minik insanın gülüşü dünyalar değer olsun dıyorsanız anne olun derim.Çoğu anne icin çocuğu hayatının can damarı,neşe kaynağı belki.
Ama benim oglum başka!İste her cocuktan farklı benim çocuğum demek de annelik ❤️Işte bunlar hep annelik.
(Daha anne olmadan bu şarkıyı dinlerken  dogum yaptıgım günü hayal ederdim ve
benim hikayem baska bir hikayeye dönüşecek ve onun hikayesi başlayacak.)

Şarkı bulutsuzluk özlemi tepedeki çimenlik mobil yükleme yapamadım 

19 Eylül 2013 Perşembe

Demir 35 aylık oldu

Günlerdir anneannenin test sonuçlarını bekledik canım.Yer yer ben stresli olduğumda sana kızdığımda anne üzülme bile dedin. Büyüdün diyerek boşuna demiyorum. Elinden tutup bir yerlere gittiğimizde anne oğul ,kurtardın kendini artık diyorum.
Eh asıl 3 yaşına 1 ay kaldı ve sen 3 olacaksın dolu dolu.İnanamıyorum hala.
Böyle bakıyorum evde bir çocuk,evin asıl sahibi:)


Canım oğlum,iyi ki varsın!


12 Ağustos 2013 Pazartesi

Demir 34 aylık oldu

Her ay değil her gün geleyim buralara diyorum ama olmuyor.Hele bu yaz çok farklı geçti benim için;ders çalışarak geçirdim.İnşallah haftaya geçmiş olacak bu stresim.Belli bir yaştan sonra hele de evde bir ufaklık varsa ders çalışmak öyle zormuş ki.Neyse öyle böyle elimden geleni yaptım.
Sen de isyan ettin zaman zaman çok ders çalıştığımı görmesen de anne yine mi ders çalışıyorsun dedin.Genelde seni uyuttuktan sonra çalıştım.Artık son günler diye yanında da çalışıyorum.Bu satırları yazarken de bana gelmiş tabakla şirinlerini uzatıyorsun.Sözde yemek yapmışsın da yemek ister misiniz diye soruyorsun.30 saniyede bir gelip yemek servis ediyorsun şu an.Bir de yeterli mi diye soruyorsun.
3 yaşına az kaldı.Büyüdüğüne anamıyorum.Hala bebeğimsin diye sevince çok hoşuna gidiyor,Ama bir  süre sonra anne yeter öpme diyeceğin günlerde gelecektir.Sarı kuşumsun sen.Öyle hoşuna gidiyor ki sana güzel şeyler söylemem.Dip dibeyiz seninle.Bazen koltukta otururken resmen kafamın üstünde oluyorsun.Ayrı kalınca da anneannelere bıraktığımda da görüşürüz anne demeyi de biiliyorsun artık.Bu da büyüdüğünün bir kanıtı.
Bu hafta sonu ilk defa 2 gün ayrı kalacağız.Bakalım nasıl olacak.Sınav için Ankaraya gideceğim ve sen anneannenlerle kalacaksın.Üstelik babanda toplantısı olduğu için burada olmayacak cumartesi.Bu da bir ilk olacak bizim için.
Sana kızdıktan sonra genelde bir konuşma yapıyoruz,kendimi sakinleştirip seni kucağıma alıp,seni üzmek istemediğimi anlatıyorum.Ve konuşmaya devam ediyoruz.Az önce bir resim çerçevesini açmışsın ve bana baktın.Anne kızdın mı seni üzmek istemiyorum ve kırmak istemiyorum diyerek sarılmak istedin.
Tabi her zaman böyle değil.Bazen söz dinlememeyi geçtim duymuyorsun bile dediklerimi.Sabır diyorum kendime.
Bir de gerçekten annelerin ruh hali çok önemli.Ben stresliysem bebekken olduğu gibi şimdi de öyle.Ben iyiysem sen de öyleysin.İlk önce kendi ruh halimi düzeltiyorum.Sonra gerisi geliyor.Anneler bu yüzden hep iyi olmak zorundaymış insan anlıyor.

12 Temmuz 2013 Cuma

Demir 33 aylık oldu


Dün gece seni uyuturken annesinin tatlısı,annesinin bebeği diye sıralarken sen de benim arkamdan komik şekilde bunları tekrarlıyordun.Sesini kalınlaştırıp söylediklerimi tekrar etmeye başlayınca çok güldüm sen de güldün.Karşılıklı gülmek ne şahane!Ama oğlum sabah kalkıp odandan seslenip anne uyuma,hadi kalk demen şahane değil.Öyle böyle değil zor uyanıyorum sabahlar ve uyumak istiyorum.
Uyku deyince şunu düşündüm dün gece yine çok değil geçen sene bile şunu diyordum şöyle yanıma yatsan da beraber uyusak diye.Evet birlikte uyuyoruz,sen uykuya dalınca seni odana götürüyoruz.Sonra dedim ki şöyle bıraktığımda kendin uyuyacağın günler ne zaman gelecek dedim?Kendime kızdım aman Yıldız daha düne kadar uyutmak zordu bak görüyorsun büyüyor işte,büyüsün sağlıkla da gerisi geliyor,büyüyor.Senle oturmuş,komiklikler yapıyor,şakalar yapıyor.Daha neler neler.
Uzun süreli misafirlerimizin olması ardından babanın evde olması senin düzeni biraz bozdu.Ah dedim oğlum huy değiştirdi.Neyse ki dün herşey normale dönmeye başladı.Ama bir kaç gün huysuzdun,öğlen uykularına direndin.Belki de öğlen uykularını bırakmak istiyorsundur.Belki bırakırız bu yaz biterken.
Sayılara bakıyorum da 3 yaşa az kaldı diyorum.Bebeğim büyüdü diyorum.Şükür diyorum.
Aslında neler neler diyorum da biraz fazla susuyorum..

14 Haziran 2013 Cuma

Demir 32 aylık oldu

Ah bebeğim canım oğlum yazacak çok şey var elbet ama günlerdir bir çok şey yaşıyoruz ülkemizde.Sayfalarca yazdım sana bugün gün gelir sen de okur daha iyi anlarsın diye.Burada da yazayım ki gün gelip bu yazıları toplayıp aldığımızda mutlaka olsun tüm yazdıklarımın arasında.
28 Mayıs'ta Taksim Gezi parkı için insanlar toplandı ve Parka sahip çıkmak için Park'ta sabahlardılar.30-31 Mayıs'ta uyurken üzerlerine gaz bombası atıldı ve günlerce Taksim,Taksim civarı ve Ankara İzmir de hatta bir çok ilde bir sürü olaylar yaşandı.En acısı 4 kişi hayatını kaybetti,binlerce kişi yaralandı ve bazı insanlar uzuvlarını kaybetti.
Günlerdir gelişmeleri takip etmekten seni ihmal ettim bir kere onun için özür dilerim.Ama hayatımda bu kadar çok bilgi akışının içinde olmamıştım.Elimde telefon tüm yaşananları takip etmeye çalıştım.
Gidemedim çünkü annenler haftalardır yok İstanbulda onlar dışında da seni saatlerce kimseye bırakamazdım.Aklım kalbim hep oradaydı hatta hala orada.
Ne bir siyasal görüş uğruna ne de başka bir şey adına çoğu insanın yaptığı gibi günlerdir iyi şeyler olmasını bekledim.
Dersen ki anne günler geçmiş neden iyi şeyler olmadı.Oldu aslında oğlum birlik olamayacağımız umudumuzu yeniden yeşerttik.
Mesela anneler dün Valinin çocuklarınızı alın uyarısından sonra parka gidip el ele tutuşup oradaki evlatlarına sahip çıkması gibi.
Ve dahası da oldu.

Hala bekliyoruz oğlum hala..


Umarım daha da eklerim,umarım düzelmen şeyler olur..

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Demir 31 aylık oldu

Canım oğlum,minik arkadaşım,vicdan azaplarım ,büyüyorsun hem de hızla.
Zor uyuyan bir bebek oldun her zaman.Hep hayal kurardım.Ne zaman ben oğluma sarılıp uyuyacağım ne zaman derdim.Birbirimize sarılıp uyuyoruz şimdi.Kitap okuyarak seni uyuttuğumu hayal ederdim,şimdi sevdiğin kitapları okutuyorsun ve bu esnada uyuyorsun.Olmadı bana masallar anlattrıyorsun.
Günlük olayları da anlattırıp sen de bir şeyler anlatıyorsun.Ben yokken olan herşeyi bana anlatıyorsun.minik aklınla istediğin her şeyin alınacağını sanıyorsun ya dudak bükmelerine üzülmüyor değilim.Elbette üzülüyorum.Ama her istediğimiz olmaz deyince daha bükülüyor dudaklar.
Yemeklerde aran bozuldu yine.Üstüne varmıyorum.Tüm gün az az yediğin öğünlerden sonra uyumadan önce tost yer misin deyince evet dedin ve afiyetle yedin.Sen de benim gibi bir tost seversin.
Bu aralar Sılanın şarkısı Aslan gibiyi çok seviyorsun ve arabada dinlemeye bayılıyorsun.Şimşek Mcquin ve Örümcek adam en sevdiğin hikayeler arasına girdi.Henüz çizgi filmlerini keşfetmedin,hikaye kitaplarıyla takılıyorsun.
Sayı satarken 8i unutuyorsun ve bir de neyse 10,5uğu da ekliyorsun.Özellikle merdivenleri tek tek çıkarken sayıyoruz seninle.
Sabahları yine erkencisin,annen gibi yeterli uyuyum fazlasına hiç gerek yok diyenlerdensin.
Bir sarıldın mı sanki eksik parçalarım tamamlanmış gibi hissediyorum.Sanki tüm yaralarım kapanır gibi.
Vicdan azaplarım,yaşam enerjim hep senden.

12 Nisan 2013 Cuma

Demir 30 aylık oldu

Demir artık tam 2,5 yaşında.Kocaman oldu gözümde.Büyüdükçe siması değişiyor,kendisi değişiyor,bu değişimi bizlere de yansıyor.
Öyle dialoglar geçiyor ki aramızda yazmadığım için unutuyorum.Yazmam gerek aslında.Söylediği kelimelerle bizi şaşırtıyor.Hatta olaylara bakış açısı ile daha da şaşırtıyor.O da bir minik insan diyorum.
Duygularıma karşı çok anlayışlı anne neden üzüldün bile diyor eğer üzgünsem.Kızgınsam kızma anne diyor.Sevinçliysem o da keyifleniyor.Yani karşısındaki insanın duygu akışını takip ediyor ve mutlaka konuşuyor bununla ilgili.
Geçen hafta okula gitmeden önce ona bak biz baba ile artık okula gideceğiz ve sen de biz yokken anneanne ve dede ile kalacaksın dedim,açıkladım,peki anne dedi.Bırakırken de görüşürüz dedi o uyku mahmurluğu ile.Bu halini görünce de artık oğlum büyüdü dedim.
Kitap okuma saatlerimiz çoğaldı artık.Uykularından önce mutlaka bir sürü kitap okuyoruz.Okuduklarımızı mutlaka ya kendi anlatıyor ya da bize anlattırıyor.Üstelik kendi uydurduğu hikayeler var çokça.Bir dolu hikayeler anlatıyor.Uzun uzun.Peki bunları sen yaparken ben neredeydim oğlum diyorum bazen.Sen evdeydin anne diyor bana.Hayal gücü çok gelişmiş.
Ayrıca çok da tatlı dilli oluyor bazen.Bana geçen gün güzel annecim hadi gel şöyle yapalım dedi.
Hatalı olduğu durumları bilip şaka yaparak ortamı hafifletmeye de çalışmasını biliyor.
Tepkileri ile artık ben büyüdüm diyor canım oğlum.

12 Mart 2013 Salı

Demir 29 aylık oldu

Dün gece uyumadan önce sana da iyi geceler dedi Demir bana ve ben bir hayal kurdum.Aslında o an birden zihnimde canlanıverdi.Demir büyümüş,delikanlı olmuş ve bana anne diyor,öyle güçlü bir andı ki sesini duydum kafamda.Anne demesi görüntüsünden daha netti.Birden bu kadar büyüyecek mi ya dedim.Şaştım kaldım.
Geçen gecede uyumadan önce kendi kendine konuşuyordu,anne büyük,baba büyük,Demir küçük ;ben küçüğüm.
Evet küçüksün bebeğim de ne zaman 29 aylık oldun büyüdün hiç fark etmedim sanki.
Büyümeni böyle izlediğim için çok şanslıyım.
Artık bir çocuksun,bebeklikten çıktın.
Bazen sana kızsam anında kendime kızıyorum ,insan en çok sevdiği kişiyi böyle üzer mi diye.Ama yorulduğum anlar oluyor.
Dün uzun zamandır ağlama krizi yaşamıyor diye düşünürken anneannenin evine girmek istemedin ve dakikalarca ağladın,2 yaş hallerin,o an ne yapsam olmadı.Sakin ol diye diye durdum kendime hep bekledim ağlamanın bitmesini ağlaman bitti ve sanki o ağlayan sen değildin.
Kelime dağarcığın o kadar gelişti ki dediklerine bazen şaşırıyorum.İyi ki varsın dediğimde bir kaç gün önce sen de varmıştın derken dün gece sen de iyi ki varsın dedin bana.
İyi ki varsın oğlum,iyi ki !

1 Mart 2013 Cuma

Bahar Geldi Benim İçin

Zamanı var işte her bir şeyin.Yeni blog resmim canım Sibelimden.Nasıl teşekkür etsem az.Ben anlatsam bu kadarını anlatamazdım,bir anda karşıma çıktı ve bayıldım.Tabi ki baharı bekledim aslında bana günler önce geldi.
Başlangıç yapmak gerek taze taze dedim.
Unuttum sanki buraları gibi.Aslında her gün yazmak aklımdaydı.Ama kaçtım,bir dipsiz kuyuda gibiydim aslına bakarsan.Çıkamadıkça battım sanki.Sonra kendi kendimi sarstım.Ne güzel diyorsun canım arkadaşım insan insanın kurdudur diye her anlattığımda.Öyle ben de kendimi yedim bitirdim.Bir amaç derken karşıma bir amaç çıkardı.Hazırlanmayı düşündüğüm bir sınav karşıma çıkardı.Bir çeşit öğrenciliğe dönüş yapacağım ardından da zor bir sınava gireceğim.Daha ne zaman kursa başlayacağım,eğitim alacağım belli değil.
Ama bana bir amaç ver Allahım dedim ve karşıma çıktı.
Umarım iyi sonuçlar olur.Olmazsa artık bundan da vardır bir hayır deyip yolumuza bakacağız.
İşte bu bahar çalışma zamanı dolu olacak belli ki,yeniliklerle gelecek bana.

12 Şubat 2013 Salı

Demir 28 aylık oldu

Demir son günlerde iyice hareketlenmeye başladı.Havalar soğuk olunca,evde oluyoruz çoğu zaman ve koltuk tepelerinden inmiyor.Hayal gücü çok geniş örümcek adam,süpermen ve bazı kahramanların gazetede resimlerini gordu,oyuncakçilarda gördüğü oyuncaklariyla da hemen bağlantı kurup sorular sordu.Demez olaydık ben süpermen oldum uçarım diyerek koltuk tepelerinden uçtu .Son günlerde unuttu da insanlar uçuşmaz,kuşlar uçar dememizle biraz unuttu.
Şarkılar söylüyor,hikayeler anlatıyor.Bir de düşünürken eemm diye de başlamıyor mu gülesin geliyor.
Şimdi de Şirinler favorisi sürekli bana anlattırıyor uyumadan önce.Anne susadım diyerek uyumamak için elinden geleni yapıyor.Olmadı süt istiyor.Süt içmeyi gerçekten çok seviyor.En sevdiği şeylerden biri.
Sıcakkanlı gerçekten Demir uzun zamandır görmediklerini unutmuyor.İlk defa gördükleri ile bile kaynaşabiliyor.
Kızdığımı anlayıp anne bana neden kızdın diye soruyor.Ben de anlatıyorum.
Bazen özür dilerim bir daha yapmayacağım diye diye defalarca beni deli de edebiliyor.Uykusuz oldu mu çekilmez durumda.Bir yerde uyuyakalmaz asla.Uyuyalım mı diyorum benim uykum gelmedi diyor.Evet diyor.
Şakalar yapamayı,güldürmeyi seviyor.Anne sen beni gıdıkla,ben de seni gıdıklayayım diyor.
Geçen gün yengesi ona soruyor kuzenin aşk maceralarını dinlerken peki senin sevgilin var mı Demir deyince benin annem var,annem dedi.Şimdi öyle der tabi büyüyünce oooo kimdiler neler yaşayacak.
Son 1 aydır 2 yaş krizlerini yaşıyoruz.Yalandan falan ağlıyor.Uyku,yemek düzeni alt üst.Üstüne varmasam da ben de dayanamıyorum son zamanlarda,çok çok zorlanıyorum.Sakin de kalamıyorum.Atlatacağız da çok zor oluyor.
Öyle böyle büyüyor işte balkabaği.