annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2012 Salı

Kaplan Anne



Son günlerde gazetelerde sürekli karşıma çıkan bir konu ve de bu konuya sebep bir kitap var.Kitabı henüz alıp okumadım.Arka kapağında yazılanları D&R 'ın web sayfasında buldum.

"Çok satanlar listelerinde 1 numara" 
ABD, New York Times, İngiltere, Sunday Times, Almanya, Der Spiegel

ABD, Almanya, Brezilya, Çin, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsrail, İsviçre, İtalya, Japonya, Norveç ve Rusya dâhil, 25 ülkenin ardından, şimdi de Türkiye'de


Çinli anne Batılı anneye karşı mı?

Dünya güçleriyle yarışmaya başlayan Çin'in bu başarısının ardında Doğu disiplini görülüyor; Kaplan Anne'nin Zafer Marşı, bu disiplinin çekirdek ailedeki pratiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Amy'nin kızlarının şunları yapmaları yasak: yatıya kalmak, çocukların bir araya getirildiği oyun gruplarına gitmek, okul tiyatrosunda rol almak, televizyon izlemek ya da bilgisayar oyunları oynamak, kendi ders dışı etkinliklerini seçmek, A'dan daha düşük bir not getirmek, keman ya da piyanodan başka bir enstrüman çalmak, keman ya da piyano çalmamak.


"Chua'nın hatıratı, Kaplan Anne'nin Zafer Marşı, okunması kolay, zekice yazılmış, eğlenceli, dürüst ve biraz da hüzünlü."
Chicago Sun-Times

"Chua, tipik Asyalı çocukların sıra dışı başarılarının ardındaki sırrı açıklıyor: Çinli anne. Bu çocukları yetiştirmede başarılı olan en geleneksel yöntemi de ön plana çıkarıyor: katı, eski ve tavizsiz değerler. (!) Chua, yöntemlerinin korkutucu olduğunu inkâr etmiyor; fakat elde ettiği sonuçların tartışılmaz olduğunun da farkında!"
Publishers Weekly


Bu yorumları bile okuyunca insan bir anda sinirleniyor.Kitabı okuyan annelerin bir çoğu da tepkili.Sonuçta biz annelerin çoğu çocukların, duygusal dünyalarının zedelenmeden büyümesini istiyoruz.Farklı bir açıdan bakmak için kitabı alıp okumak da istiyorum.

Bütün bu tartışmaların içinde Habertürk gazetesinde bugün bu yazıyı okudum.Benzer duyguları yaşadığımızı düşündüm.Yazar Damla Çeliktabanı son zamanlarda sürekli okuyorum.Oğlu Uzay ile Demir arasında 1 ay var yok.O yüzden aynı ve de farklı gelişimleri okumak ilgimi çekiyor.Bugünkü yazısının konusu çocuklarımızı sevgiyle büyütürken dünyanın fazlasıyla kin ve nefret ile dolması.Bu kadar sevgi ile büyüyen çocukların ileride zorluk çekebilecek olması.Şimdi bir an düşününce sevginin ne zararı var diye düşünüyorum.Ama geçmişime baktığımda,üniversiteyi kazanıp evden ayrılınca bu söylediklerimden çok da farklısını yaşamadım.Bir arkadaşımın şunu dediğini bile hatırlarım.Sen artık ailenin,arkadaşlarının çok sevdiği prenses değilsin.Buradasın ve hayat böyle!Acımasızdı,kalbim kırılmıştı.Evet hayatı böyle öğrendim.Çocuklarımız da böyle öğrenecek.Cam bir fanusa koyup kendimize saklayamayız.Öğrenecekler,kırılacaklar. Kırılırken kolay toparlansınlar ama kırmasınlar.Annelerin dilemması işte Damla Çeliktabanın da dediği gibi.








19 Ağustos 2011 Cuma

Annelerden Sütlü Tarifler

Bugün LeiLeo yu ziyaret edince kimin sütlü tarifini bulacaksınız bakalım?Emziren anneler ya da bebek bekleyen anneler bu güzel bloğa bir tık tık yapın güzel paylaşımlara siz de katılın;)
Aylar önce keşfetmiştim ve blog sahibi Zeynebin yaptığı şeyin müthiş olduğunu düşünmüştüm.Sonra bir gün twitterda rastlaştık ve ben de bir sütlü tarif vermiş oldum.



9 Ağustos 2011 Salı

Çocuklu halimiz çocuksuz halimizi döver

Üniversiten,çok yakın arkadaşım,eşi ve kızı cumartesi akşamı iftara bizdeydiler.Son anda haber verdi.Ben mutfakta bir şeyler yaparken aradı,sofraya iki tabak daha koy dedi,memnun oldum.
Kızı 2 yaşını doldurdu.Şimdi Demir de hareketlenince ikisini kollamaktan ne konuştuğumuz anlamadık iftar sonrası.
Onlar gidince düşündüm çoğu zaman hafta sonlarını birlikte geçirirdik.Hatta onlar Bursada yaşarken ya biz sık sık Bursaya giderdik ya da onlar İstanbula gelirdi.Gezerdik,eğlenirdik en güzeli de sabahlara kadar sohbet ederdik arkadaşımla.Tıpkı üniversite zamanlarımız gibi.Bu konuşmalar bize terapi gibi gelirdi.Hayaller kurar,eskilerden konuşur,yenilerden konuşur,konuşur da konuşurduk.Eşlerimiz de arkadaş olduğu için onlar birlikte vakit geçirirken çoğu zaman biz iki arkadaş birlikte bir yerlere giderdik.
Sonra ....
Sonra ne mi oldu?
Arkadaşım hamile kaldı.Sabahlara kadar konuşmaya niyetlendiğimiz gecelerde arkadaşım uyuyakalmaya başladı.Gezerken kendimize alışveriş yapacağımıza bebek mağazalarında gezer olduk.Öyle her yere gidemez olduk.Sonra arkasından doğum zamanı.Sürekli arkadaşımın yanına gittim özellikle yalnız olduğu zamanlarda.Bebekle vakit öyle hızlı geçiyordu ki oturup iki laf etmek istediğimizde bile akşam oluyordu.Aradan aylar geçti.Vakitlerden geçen yazdı.Ben bu sefer karnım burnumda.Ama vazgeçmiyoruz da plan yapmaktan.
Bir yerlere gideceğiz bir hafta sonu.Eşi de yoktu.Kızını da ablasına bırakacak biz de çıkacağız akşam.Öğleden sonra bizim çıtırık uyumadı.Haliyle mızır mızır huzursuz.Arkadaşım kızını uyuturken ben de uyuyakalmışım.9a doğru uyandım,uyanınca gülmeye başladık.Ne oldu bize diye.Tabi gezme işi kaldı.
Arkasından benim doğum yapmamla bizim gezip,eğlenme işlerimiz rafa kalktı.Aylardır bir yerlere çıkmıyoruz.
Ama hala biz tatil planı yapıyoruz birlikte.Bu sefer hemen değil,iki sene sonraya:)

uğur böcüğü oğluma ithafen

10 Mayıs 2010 Pazartesi

iki kişilik nefes almak

Uyandığında kendinden başka bir insanın varlığını önemsemenin ve düşünmenin,iki kişilik nefes almanın ne demek olduğunu anladım.

Başka şartlarda bu kadar sıkıntı çeksen,hastaneye gidip ne yapacaksanız yapın artık diyeceğin kadar kötü olduğun halde aman yeter ki o iyi olsun ben katlanırım demek ne demekmiş anladım.

Hayallerinden öpüp koklayıp,büyük bir hasret çekmenin ne demek olduğunu anladım.

En güzeli onun olsun demenin ne demek olduğunu anladım.

Adım atarken ,yürürken,otururken,kalkarken dikkat etmenin artık kendinden çok onun için önemli olduğunu anladım.

Bu duyguları yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu anladım.

Anneliğin ne kadar zor olduğunu ,annelerin evlatlarını neden çok sevdiğini az da olsa şimdiden anladım.


CANIM OĞLUM bana şimdiden neler anlattın...