
Bugün bir dost ile buluşmalı,görüşmeli hasret giderilmeli,uzaktaysa aranmalı biraz telefonda muhabbet edilmeli,eğer telefonla ulaşılamıyorsa mail gönderilmeli ya da mektup yazmalı sanki konuşur gibi...
***resim

Şemsiye tozlu bir şemsiye dururçatı katındaki odanın kuytu bir köşesinde kumaşındaki eski yağmurların hüzünlü kokusuyla anımsar mısın bilmem yağmurun bardaktan boşanırcasına yağdığı o günü hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza dudaklarımla hesaplamıştım yüz ölçümünü nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi korkuyorum çünkü kapısı açık kafesinden uçan bir kanarya gibi beni ikinci kez terk etmenden yanıt alamayacağımı bilsem bile yanına gidip sorarım her gün şemsiyeye altında elele nasıl görünürdük diye |
Sunay Akın ***Bu şiirle cuma hüzünlüdür demeyiniz,sadece şiire kulak veriniz.. *****Resim buradan |


Yıldızlar kayınca dilek tutulur ya siz de dilek tutun.Siz dilek tutarken umarım benim diz kapağım tutulmaz.Yağmurdu,kapalı havaydı,siyah bulutlardı derken içimde bir sıkıntı hali oluşmuştu.İş yerimden çıktım cuma modu arkadaşlarla güle konuşa yürüyoruz bahçede.Ayağımdaki babetler yağmurla kayganlaşan zeminle buluşunca pek hoşnut kalmadı.Ve bennnn pırtt kaydım.Beni almaya gelen sevgili gözümü açtım yürüyordun bir an gözümü kırptım açtığımda sen sanki yere eğilmiştin yerden bir şey alıyordun diyerek olayı anlattı.O kadar artistik düştüm ki yerden bir şey alıyor süsü verdim.Sol dizimin üzerine düştüm.Arabada bir baktım hemen mosmor olmuş anında.Düşme ile üzerindeki o ağırlık duygusu giden benden başka insanda yoktur sanıyorum.