21 Aralık 2010 Salı

Çok eski bir yılbaşı hikayesidir bu


Bu sabah bir anda eski yılbaşı günlerimize gidiverdim.Biz de her zaman yılbaşı günü özeldi.Annem bu konuda ayrı bir özen gösterirdi.Güzel sofralar hazırlardı.Aile içerisinde ya da aile dostlarımızı davet ederdi.Büyük olmasa da küçük hediyelerle çevresindekileri mutlu ederdi.Hani bir bayram gibi kutlamak değil yeni bir yıl geliyor kızım sevinmeliyiz derdi.Ben de hep coşku ile dolardım.Büyüdükçe arkadaşlarımızla program yapmamıza izin verilmeye başlandı.Böyle bir yılbaşında öz ablam (şurada yazdığım) gibi sevdiğim ablam ve arkadaşlarının programına dahil oldum.Özenle hazırlandım o gün.Harika bir kazak almıştı annem altına da mini bir etek dikti anvelop.Kıyafetime uyan bir kolye taktım.Uygun botlarla da kıyafeti tamamlamıştım.Saçlarıma da fön çektirdim.Bütün özen yılbaşı heyecanından değildi elbette.'O' gelecekti o gün.Bir yerlerden öyle duymuştum.Emin olamıyordum.Çünkü Ona soramadım bir türlü.Gece başlamadan gözüm kapıda kaldı.Ne masa,ne yemekler,ne kalabalık,ne müzik umrumda değildi.Umrumdaymış gibi yapıyordum o akşam.Sonra bir kız ile geldi.Bir an üzüldüm.O kadar bekleyiş,arkasından hayal kırıklığı.Sonra baktım ki ablasıymış,rahatladım.Masaları bizden çook uzaktaydı.Ama yine de arada sırada görecektim ya.Arada bakışıp gülüştük.Nasıl mutluydum.Saatler 12yi gösterince dans pistindeydik ve Berkanttan Bir Şarkısın Sen çalmaya başladı.Bir an göz göze geldik,gülümsedik.Mutlu Yıllar dedik.Hepsi bu.Bu bana uzun zaman yetmişti.O benim okul yolumdu.Her sabah evden çıkar evlerinin önünden geçerken acaba denk gelecek miyiz bu sabah derdim.Yıllar sonra ne öğrendim biliyor musunuz?Her sabah camdan bakardım,senin evinin yönüne,geliyorsan,aşağıya inerdim fırlayarak,sana denk getirmeye çalışırdım evden çıkışımı dedi.Herkes içinde sen çok,çok başkaydın dedi.Ben de çok geç kaldın bunları söylemek için dedim.O zamanki genç,pır pır kalbim bunları duysa bayram ederdi.İsterdim ki bir gün yıllar sonra bir yerlerde göreyim Onu.Gördüm nasıl mı?Hem de televizyonda.Üniversitedeydim,tatil için eve geldim.BBG yarışması ekranda dönerken bir anda tanıdık bir yüzle karşı karşıya kaldım.İnanamadım.Tatilden okula dönünce izlemeye devam ettim.Bir gün sevgilimle dolaşıyorduk kalabalık caddede.Sen bana eski kız arkadaşlarından söz ettin önceden.Hatta tanıştırdıkların bile oldu.Benim öyle bir şansım yok dedim.Öyle ya sevgilinin şehrindeyiz.Ekranlarda görebilirsin deyince şok geçirdi bizimki.Bir de favorisiydi.İzlerken çok düzgün bu çocuk,tuttum bu çocuğu diyordu:))
Neyse nereden nereye geldim.
Hala da öyle o gün içim kıpır kıpır olur yılbaşı günleri.Özel bir program yapmak isterim.Özel bir program derken illa dışarıda olmak gerekmez,evde dostlarla,özenli bir sofrada eğlenmek beni çok mutlu eder.Bu yılbaşı davet veremiyorum.Annemlerde olacağız büyük ihtimal.
En özel yılbaşılarımızdan biri olacak.
Çekirdek ailemizin ilk yılbaşısı olacak.

görsel kaynak için buradan lütfen

16 Aralık 2010 Perşembe

uzun bir aradan sonra mim

Kuzucuğum beni mimlemiş,ne zamandır mim cevaplamıyordum.Sorular zor aslında.Bir başlayalım bakalım;

en sevdiğiniz kelime: 
Aslında cümle 'iyi ki varsın'

en sevmediğiniz kelime: 
küfür içerikli kelimelerin bir çoğu

ne sizi heyecanlandırır: 
saya saya günleri,zamanı doldurduğum bir olaya ya da ana yaklaşmak 

heyecanınızı ne söndürür: 
Heyecanla beklerken kendi irademin dışında gelişen olaylar ya da bunu bölen gereksiz insanlar

en sevdiğiniz ses: 
artık Demirin gülme sesi.

en sevmediğiniz ses: 
evde sakin sakin otururken dışarıdan gelen araba alarm sesi  

hangi mesleği yapmak istersiniz: 
çocukken dublaj sanatçısı olmak isterdim.hala da isterim,sesimin güzel olmasından değil ama zor ama heyecanlı gelir bu iş

hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz: 
 burnumu oynatıp her işi halledebilmek isterdim

kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz: 
yok,yok böyle iyiyim Yıldız olarak:)

nerede yaşamak isterdiniz: 
bitmeyecek hayalim var deniz kenarında kumsalın hemen yanı başında bembeyaz bir evde yaşamak isterdim.

en önemli kusurunuz: 
bazen soğukkanlı olmam bazı durumlarda ters tepiyor,işte o zaman olmuyor,olamıyor,anlatamıyorum kendimi

size en fazla zevk veren kötü huyunuz: 
söylenme huyum vardır benim,söylenirken hem rahatlarım,hem de eğlenirim kendi kendime

kahramanınız kim: 
ne kadar senin gibi olmam,senin gibi yapmam desem de aslında hepsi ,onun kadar fedakar ,insanlara o kadar iyi olamayacağım için 'annem'

en çok kullandığınız kötü kelime: 
.ok

su anki ruh haliniz: 
acele etmeliyim Demir şimdi uyanacak:)

hayat felsefenizi hangi slogan özetler: 
'ŞÜKRET Kİ ÇOK ŞANSLISIN,DEĞERİNİ BİL'

mutluluk rüyanız nedir: 
Herkes sağlıklı,herkes yanımda,yeter..

sizce mutsuzluğun tanımı nedir: 
iç sesin kendini yiyip bitirip her şeyi gereksiz irdelemesi

nasıl ölmek isterdiniz: 
kimseye sıkıntı vermeden ve yalnız kalmadan

öldügünüz zaman cennete giderseniz Allah'ın size ne söylemesini isterdiniz: 
gitmem yeterli..

Mimi kime paslasam bilemedim,sanırım bir çoğunuz cevapladı.Cevaplamayan varsa alsın,mimlensin.Bana da haber versin:)

15 Aralık 2010 Çarşamba

Haaa haaa artık agulara da başladık


Gecenin bir vakti uyutmaya çalıştığınız minik adamın minik suratının dalga geçer gibi size bakıp gülmesi o saatte ilaç gibi gelirmiş.
Bu minik adam benle dalga geçmeye başladı artık.
Sonra aguuuuuulara başladı ki en çok keyiflendiğim anları.Demirin de en keyifli anları zaten o anlar.Sabah uyku gözlerinden akan anne babaya teşekkürü böyle yapıyor işte Demir.
Dün 2.ay aşılarını da oldu.3 koca aşı açıkçası beni korkuttu.İki bacaktan bir koldan.Hafif ateş yaptı ama ateş düşürücü vermedim.Biraz huysuzluk da yaptı,şükürler olsun ki iyi şimdi.
Ona yine aşı yaparken hemşireler beni odadan çıkardı ama ben yine sesini duydum.Allahtan çok ağlamadı da benim de bu sefer yüreğim sıkışmadı.


resim**

13 Aralık 2010 Pazartesi

Bazılarınız var ki öyle değerlisiniz içimde..



Bir yılı aşkındır buradayım.Siz de oradasınız,iyi ki oradasınız.Ve iyi ki yollarımız kesişti.İçinizden birileri var ki binlerce kere şükürler olsun.
Kimse alınmasın kırılmasın.Bazılarınız var ki öyle değerlisiniz içimde.
İlk kuzucuğumu okumaya başladım aslında.Karakız  sayesinde tanıştım diğerleri ile de.O öyle biridir ki haber alamadıysa arar kilometrelerce öteden.Postadan inatla gelmeyen kartları tekrar tekrar gönderir.İster ki mutlu olsun karşısındaki,çok naiftir.Hani uzun zamandır tanırsın sanki onu okuyunca.O uzaklardaki gururumdur.Büyük işler başarır.
Bir de Bibet vardı.Kimdir kimdir dedim o zamanlar.Bibetin annesini gördüm,okudum,tanıdım.Önceden demedim ben ona ama şimdi diyorum buradan.Bilgelik ağacımdır o benim.Altına girdin mi gölgesinde soluklanırsın.Dallarıyla sarar seni.
Sonra bir Damlo vardır.Kendi dediği gibi ilk okuyuşta el kadar bir kız gibi gelir insana.Çocuk gibi sanki kendi dünyasında.Kendi dünyasında sadece kendi var gibi gelir okuyunca ilk zamanlar.Ama tanıyınca da anlarsın.Başkaları mutlu olsun diye didinir durur o.Es geçmez hiç bir şeyi.Bana necilerden değildir o.Toplu iğnenin başı kadar bile olsan önemliysen o bilir kıymetini.
Bir de şeker pembem vardır ki.Öyle kibar,öyle içten,öyle hamarattır ki.En sevdiği renk gibi içine alır insanı.Ağzınızda şeker gibi tat bırakır.
Yazın annesi Denizciğim vardır bir de.Tanımaktan öylesine keyif aldığım.Annelik ile ilgili yazılarını okuyup bir bir beynime yazdığım.Çünkü öyle güzel annedir ki o olduğu gibi abartısız.Çok da iyi arkadaştır.Sibelim boşuna sevmez onu.
Bir de bizim komşu kızı var ki adı Seda.Olduğu gibi yazan,yaşayan biridir o.Yalanı olmadan,içinden geldiği gibi.Sesini duyunca sanki kırk yıldır tanıyorsun gibi.Senden biri,içimizden biri.Gerçek biri.Iskalanan mutluluğu en çok hak edenlerdendir.
İlk zamanlardan sıcaklığınızı hissettim.Hamileliğimde aradınız,sordunuz,destek oldunuz.Doğumumda yanımda oldunuz.Sonrasında da aynı şekilde hep varlığınızı hissettirdiniz.Bize özel hediyeler gönderdiniz.Öyle mutlu ettiniz,öyle sevindirdiniz ki.Varlığınız bile yeter.
Diyorum ya iyi ki varsınız.
Bu kelebek iyi ki sizin gibi çiçeklere kondu..

12 Aralık 2010 Pazar

Demir bugün 2 aylık oldu


Bu patilerin sahibi bugün 2 aylık oldu.
Hani zombi gibi gezsem de,yorgunluk onun yüzünü görünce geçiyor.
Hani hep evde de otursam onunla zaman su gibi akıp gidiyor.
Uyku problemi olsa da bu bizi çok ama çok zorlasa da bir gülüşü ile eriyorum.

Çok değişti hayat,çok.
Ama ne de güzel değişti!

8 Aralık 2010 Çarşamba

2010 iç muhasebe

Burada 2009 da yapılanı var.Günlerdir aklımda düşünceler geçiyordu.2009 da yaptığım gibi aslında her sene sonunda yaptığım genel yıl sonu değerlendirmemi düşünüyordum.Bir yıl biterken kendime hep sorarım.Söyle bakalım Yıldız bu sene nasıl geçti?
  • Eleştirdiğim şeyleri gün gelip kendimde yapabiliyormuşum.O yüzden artık durrrr diyorum bir çok yerde kendime.
  • Başkalarına çok kolay akıl verdiğimi kendime gelince en basit şeyleri bile düşünemediğimi fark ettim.O yüzden biraz kendine kafa yor diyorum.
  • Uzak sandıklarımın sadece mesafeden ibaret olduğunu ama hep yanımda olduklarını,yakın sandıklarımın ise uzağımda olduklarını gördüm.
  • Bir sene önce benim için önemli olan şeylerin artık hiçbir öneminin kalmadığını hatta aklıma bile gelmediğini fark ettim.O yüzden boşuna kendimi aylarca strese sokmuşum dedim.Kestirip atmak en iyisiymiş.
  • Hayatımın 180 derece değişebileceğini gördüm.Annelik bir kadının yaşaması gereken,kendini anlamasını,tanımasını,kendi içinde sürekli sorular sormasını,olgunlaşmasını,kadın olduğunu anlamasını sağlayan bir olguymuş.İşte bunlar her şeyi değiştirirmiş.
  • Adım adım yaşananlar seni bugünlere getirirmiş.Ben biliyordum aslında hayatımın en son,en büyük aşkının geleceğini...Burada bir yerlerde de demişim.Güzel günlerin geleceğini bilmişim...


7 Aralık 2010 Salı

Yok,yok ben oğlumu ağlatarak uyutmak derdinde değilim


Uyku problemimiz var.Dün öğle saatlerinde başlayan uykusuzluğumuz gece 1'e kadar sürmüş olabilir.Ben yatağına yatır bırak ağlasın,ağlayarak uyusun uygulamasını asla yapamam.Bir önceki postumda sanki yapacakmışım gibi algılanmış olabilir.Ben onun ağlamasına asla dayanamam.
Varsın kucağımda uyusun.Büyüdükçe zorlaşabilir.kucakta uyutmak belki.Ama varsın uyusun,öyle uyusun.Emerek uyusun.Ağlatmaya karşıyım zaten.
Dün dakikalarca kucağımda kıpırdatmadan durmuştum olabilirim yeter ki o uyusun diye.
Belli bir düzende olmasını isterken uykusunu iyi alsın istiyorum.Uyusun da büyüsün diye boşuna dememişler.Uyusunda güzel rüyalar görsün bebeğim.
Benim derdim bu.
Evet yorucu,ama bir şekilde güç buluyor insan.Bir yerde tükenirken enerjisi geri geliyor.
Araştırırken bu yazı gerçekten bana güç verdi.İçimdekileri de anlamamı sağladı.
Tıklamak isteyenler buraya

6 Aralık 2010 Pazartesi

Uyku problemimiz

Anne olunca kafanda binlerce düşünce ile seni yer bitirirmiş.Şimdi bizim ufaklık uyuyamadıkça kendimi sorgular oldum.Kucakta sallayarak uyuyor ya da emerken.
Tracy Hogg falan yalan oldu.Ne ritüelimiz kaldı ne bir şey.Sürekli emzir diyen doktorlardan sonra sık sık emzirmeye başladım.Emzirirken uyumaya başladı,emzirirken uyumasa da kucakta uyumak istiyor.Uyku zamanı geçince saatlerce uyuyamıyor.Kesik kesik uyuyor emerken ya da 15 dakika falan uyuyor uyku eşiğini geçince.
Çözüm bulamadım.Ağlasın gece almayın diyorlar.Nasıl yapacağım bilemiyorum.
3 aylık olunca düzelir diyorlar.İnternette 6 aylık,9 aylık bebekleri olanlarda bile böyle sorunlar var.Bu şekilde devam etmeden düzene girmesini istiyorum.Gece uykuları çok önemli.
Bir de dönenceler konusunda düşünceleriniz neler?

4 Aralık 2010 Cumartesi

Ben şom ağızlıyımdır söylemişmiydim?


Malum evde minik tatlı oğlumla ilgilenirken 40 dakikalık diziler 2 film birdenler artık hayal.Ama 20 dakikalık komedi dizilerini takip ediyordum.Comedy Maxteki dizileri ve internetten bakabilirsem How i met your motherı izliyordum.
Kendi kendime yeni bölümü izleyeyim.İyi ki var şu dizi ne güzel gülüyorum derken,dizinin kaldırılacağını öğrendim.Evet son sezon süper komik değil.Ama dizi hala canımdır ciğerimdir.
5 .Sezonun 18. bölümünü de tek geçerim.

Bu durumda şom ağızlı olmasam da şom düşünceli mi olmuş oluyorum bilemiyorum.

3 Aralık 2010 Cuma

Ne güzel güldün bana..

Bugünü tarihe yazmak istedim.
Nasıl güldün bana içim eridi.
Hani hep kısa kısa gülüyordun.Hatta 15 günlükken bile bana güldüğünde herkes şaşırdı.Ama az önce uzun uzun sesli bir şekilde güldün.Son 1 hafta 10 gündür seninle konuşanlara gülüyordun zaten.
Az önce mutfakta pudingi karıştırırken geldiniz baba-oğul.Anne neler yapıyor bak dediğinde,hoşgeldin canım dedim güldüm sana.Ardından sen güldün,içim eridi.

Bu zamana kadar duyup da anlamadığım ama artık anladığım gerçekler


Sen totonun üzerine oturunca, ya da uzanınca sanki sensör varmış gibi uyanıyormuş.
Anneler ya çok sıcak ya çok soğuk yerler derdi annem,doğruymuş.
Uyumuyor ,çok bitkinim dediğimde birileri geldiğinde horul horul uyurmuş.Yani çocuklar anneleri yalancı çıkarırmış.
Annem anne olunca anlarsın dediğinde hakikaten hiçbir şey anlamıyormuşum.Şimdi onu anladım.
Ama en önemlisi annemi anlamakla kalmayıp annemi daha çok sevdiğimi fark ettim artık.
Yahu neler çekmiş bu anneler bizleri büyütürken.

Daha neler anlayacağım değil mi?


30 Kasım 2010 Salı

Cumartesi gecemiz



Hani başlığa bakıp çok eğlendik,cumartesi gecesi içerikli bir yazı olacağını düşünmenizi istemem.O yüzden baştan uyarayım.Ayrıca bir önceki postumu okuyup çocuk sahibi olmaya özenenler fikir değiştirebilir.(Sedacım sana diyorum özellikle;))
Cumartesi gündüzden uyumama problemimiz başladı.Gündüzü gece başıma geleceklerden habersiz geçirdim.Cumartesi gecesi uyumak bilmeyen küçük bücür sabah 04.30a değin direndi.Ara ara uyuyordu ama derin uykuya dalmadan uyanıyordu.Uyku gözlerinden akıyordu artık.Minicik bedenin böylesine uykusuz kalmasına üzülüyorsunuz zaten.Kendi uykumdan çoktan geçtim.
Evimize Noel baba gibi gelen Damlocan beni en perişan halimle gördü ertesi gün.Zaten saymadık o günkü ziyaretini.Bir dahaki sefere yine bekliyoruz seni tatlım.
Annemden uyarı aldım.Çok saldın kendini dedi dün bana.İnsan eleştirdiği şeyleri de yapabiliyormuş demek ki.Hani eskiden çalışan biri olarak evde oturmaya başlayınca anladım ki,evde giyecek fazla bir kıyafetim yok.Dışarıda giydiğim üst grup ise daha bir süre daha bana olmayacak gibi.Rahat kıyafet alışverişi yapmam gerekiyor en kısa zamanda.Tabi nasıl olacak bu meraktayım.En kısa zaman ocak ayını bulur.
Bunlar şikayet değil,durum bildirme hallerim.Şükürler olsun ki sağlıklı,harika bir bebeğim var.Zaten hepsi gelip geçiyor yüzüne bakınca ne olmayan kıyafetler,ne de uyku geliyor aklıma.
Aklımı yitirircesine seviyorum seni oğlum.

26 Kasım 2010 Cuma

İçimin gülen yüzü


Odanın içinde bir nefes daha.
Yalnız olmadığımı hatırlıyorum her nefes alışını duyduğumda.
İşte o an içimde güneşler açıyor.
Çünkü artık günler yağmurlu olsa bile seninle güneş tadında.
Hani eski günleri düşünüp için tatlı bir nostalji sevincine kapılır,özlem duyarsın.İşte o özlem olmadan o tatlı sevinç içinde oluyorum seninle geleceği düşününce.
İçime güneşler açtıran küçük adam.
Büyü bakalım,uyu da büyü bakalım.

25 Kasım 2010 Perşembe

SI-KIL-DIM,AN-LA-DIMM,GÖR-DÜM


Toplumun bize dayattığı rollerden SI-KIL-DIM.
Mış gibi muş gibi yapanlardan SI-KIL-DIM.(Özellikle dost-MUŞ gibi görünenlerden)

Ve de AN-LA-DIM
Neden olduğunu AN-LA-DIM.

Anlamanın bazen can sıkıcı olduğunu,gerçekler yüzüne vurunca içinin acıyacağını GÖR-DÜM

23 Kasım 2010 Salı

Uykusuz her gece-Delikli uykular



Daha 1.5 ayda hayıflanma demeyin.Ama UYKUSUZ HER GECEEEE 
Dün öğle saatlerinde başladı uykuya girememe halleri.İyi dedim akşama iyi uyur.Bütün gün oyaladım.Akşam olunca uyumak bilmedi bizim kuzu.Tam uykuya dalıyor tekrar uyanıyor.En fazla 40 dakika uyuyor.Bir de akşam gaz sancısı tuttu.Yıktı ortalığı.Gözlerinden yaş geldikçe ben de ağlayacaktım.Gaz problemimizden dolayı ağlama krizlerine girebiliyor.Gözlerinden yaş geldikçe dayanamıyorum.
Geçen gün Tibetimin güzel annesine de dedim.Daha önce sen Tibet hastalandığında üzülünce seni anlıyorum derdim.Ama anlamıyormuşum.Anlamaya çalışıyormuşum.Şimdi gaz problemin de bile yüreğim darlanıyorsa diğer anneleri anlamaya başlamışım demektir.
Bir ara babası uyuturrken uyuklamışım.Hadi uyudu,yatalım dedik.Yatağına koyduk.10 dakika sonra yine uyandı.Sürekli uyanmaya uykusuz gecelere alıştım.Delikli uykular uyumaya da alıştım.Artık deliksiz uykumuz yok tabi.
Gecenin 3ü bizimki gözler açık etrafa bakıyor.O da olmuyor ağlamaya başlıyor.Saat 4 oldu kollarımda sallanmaya devam ettim.(Kucakta uyuma durumu iyice ağırlaşınca ne hal alacak meraktayız.Kas yapmaya başladım şimdiden).Yatağında salladım  40 dakika kadar.40 dakika sonrası derin uykusuna girebileceğini bildiğimden.Uyudu tabi ara ara uyanarak.
O anda benim uyumamam hiççç önemli değildi.Gece uykusunun önemli olduğunu bildiğimden Demir için üzülüyordum.Bir de sevgili sabah erkenden kalkıp işe gideceği için endişeleniyordum.
Tabi daha küçük bundan sonra umarım gece uykuları daha düzenli olur.Hatta 50 kere huy da değiştirir.
Sabah olunca sanki bunların hiçbirini o yapmamış gibi uyanıp boncuk boncuk bakınca herşeyi unutuyoruz.


Ben bu satırları yazarken bizim minik bıcırık dün gecenin acısını çıkarırcasına uyumakta.Bir yandan da gece size neler edeceğim ifadesi yüzünde var sanki:))

18 Kasım 2010 Perşembe

Demirle ilk bayram

Bu bayram bizim için çok çok önemliydi.
Anne baba olarak ilk geçirdiğimiz ilk bayramdı.Yollarını gözlediğimiz minik oğlumuzla ilk bayramımızdı.
Bayramın ilk günü klasiğimiz olan kahvaltımız için annemlerin yolunu tuttuk.Hastane dışında oğlumuzu ilk defa bir yere çıkardık.Anneanneye bile götürmedik düşünün,daha önceden.
Çantamızı hazırladık,oğlumuza bayram cicilerini giydirdik.Tam zamanında anneannemizde olduk.
Dün de teyzeme gittik ve sahile çıktık.Hava harikaydı.Fakat deniz havasını 15-20 dakika aldık.Demir ağlamaya başlayınca döndük hemen.
Demir evimiz dışında ve hastane dışında da nereler var onu öğrenirken biz de bir bebekle dışarı nasıl çıkılır onu öğreniyoruz.
Sonuçta bayramda havanın güzel olması sebebi ile sevdiklerimizle bayram geçirebildik.

Umarım siz de güzel bir bayram geçiriyorsunuzdur.

İyi bayramlar herkese!

13 Kasım 2010 Cumartesi

Demirle 32.gün

Dün doktor kontrolümüz vardı.En son gittiğinde sarılığı vardı.Doktor önemli olmadığını söylemişti.Fakat hala geçmemesi bizi endişelendirdi.
Dün Hepatit b aşısının 2 .kısmını olduktan sonra doktor kontrolünden geçti ve doktor bir kaç test istedi.Minik oğlumun minicik elinden kan alındı.Beni dışarı çıkardı hemşireler.Ağlamasını duymamak için uzaklaşsamda sesi geldi.Ağlamamak için zor tuttum kendimi.Şimdi bir yerlerde yavrularının büyük acılarını yaşan anneler vardır sakın ağlama diyerek susturdum kendimi.Minicik elini sarılmış görünce çok fena oldum.Kan almadan önce acıktığı için açlıktan hastaneyi yıkmıştı zaten.Hemen gidip emzirme odasına emzirdim.Bir de kan alınıp ağlayınca iyice helak oldu küçük bedeni.
Doktor ufacık bir değer farkından ilaç yazdı.Ama sevgilim bütün çocuk doktoru tanıdıklarını aradı.Hepsi çok gereksiz olduğu kanısına vardı.Biz de ilaç almadık tabi.Doktoru da kınadılar,nasıl hemen ilaç verdi diye böyle bir değer için.Anne sütü sarılığıymış ve geçecekmiş.
Salı günü bir test sonucu daha var.Umarım o da iyi geçer.Götürdüğümüz diğer bir doktor endişe etmememizi söyledi.Tabi o kadarcık şey bile beni üzmeye yetti.Diğer sarılık da bebekler keyifsiz olup emmek istemez,başını dik tutamazmış.Maşallah bizimkinde öyle bir sorun yok.
Dediklerine göre zamanla geçecekmiş.Umarım en kısa zamanda geçer.

9 Kasım 2010 Salı

Demirle 28.gün-4 haftalık olduk artık

Evet bugün 4 haftalık oldukk!!


Zaman geçti bile işte tam 4 haftalık oldu canım oğlum.Gün nasıl başlıyor nasıl bitiyor anlamıyorum bile.


Ki geceler daha uyanık durduğum halde anlamıyorum.Evde olduğum halde bile anlamıyorum.Oğlumla vakit hızla geçiyor.


Bir kaç gecedir fena haldeyiz.Akşam 7 gibi ağlamaya bir başlıyor gece 12 ye 1 e kadar devam ediyor.Sadece emerken susuyor,emmek istiyor sürekli.Gündüzleri sadece acıkma ağlaması var.Ama gece hiç susmadan sürekli ağlıyor taa ki emene kadar.Bir de altını falan açınca susuyor.Buradan hep aç ya da altı temizlensin istiyor diyebilirsiniz.Peki gündüz neden aynı davranışlarda değil?O ağladıkça dayanamıyorum.Kucakta sallayarak uykuya dalıyor o da şekerleme gibi.Yarım saat uyuyor uyanıyor.Çözemedikçe üzülüyorum.




Not:Ben bunları yazmaya çalışırken gündüz yapmıyor derken gündüzde uykuya dalma problemi yaşamaya başladık.Şu an yine mıkırdanıyor.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Bir fincan kahve benim yerime için bu hafta sonu


Malum bir gaz problemidir gidiyoruz.Kahveyi diyetimden çıkardım.Hamileyken çok az miktarda içiyordum.Şimdi tamamen çıkardım.
Sevgilinin bugün işi vardı erkenden çıktı.Dönüşte bir arkadaşı ile buluşup kahve içeceklermiş.Aklıma hemen sinema öncesi kahve keyfimiz geldi.Bir de arkadaşlarımla kahve tatlı eşliğinde yaptığım uzun sohbetleri hatırladım.Evet daha çok hatırlarım biliyorum:))Onlar eski hayatımın gündelik alışkanlıklarıyken şimdi lükse giriyor.
Üstelik çikolatada gaz yapıyormuş.Gerçi geçen hafta dayımızın yurt dışından getirdiği Lindt marka çikolataları güzel hüplettik.Bir şeycik olmadı.Çikolatanın tadı hala damağımda.
Neyse a dostlar siz bu hafta sonu gezerken mola verdiğinizde ya da evinizde benim için de bir fincan kahve için.Artık yanında güzel bir tatlı,eski bir dost ile ya da çikolata ile.Ama mutlaka güzel muhabbet eşliğinde olsun.Ben de sizin yerinize karşımda uyuyan mis kokuluyu öpüp koklayacağım.

Not:Saçlarımın kesimini beğendim.Yakınımdaki kuaföre gidebilirim.Koştura koştura gidip kestirip geldim.Evde de boyattım saçlarımı.Değişiklik iyi geldi.

4 Kasım 2010 Perşembe

Demirle 23.gün

Tabi zaman geçtikçe başlayacaktı sıkıntılarımız.Hazırlıklıydık artık ne kadar hazırlıklı olacaksak.Ben spastik kolon sendromu yaşayan biriyim.Yani gaz problemim sindirim problemim her daim var.Yarın bir gün çocuğum olursa gazlı olma ihtimali çok var derdim.Evet gaz problemi yaşıyoruz.Acı ağlamalarımız başladı.Hala çok şükür yine de iyi diyebiliyorum.Yediklerime dikkat ediyorum.Mandalinaya,portakala hasret kaldım diyebilirim.Gaz ilacını verince rahatlıyor Demir.
Kucağa da alıştı kendisi.Otururken ağlayan minik oğlum ayağa kalkınca susuyor.Şimdiden başladık.Evde hala yanımızda birileri var ve yakında gidecekler.Yalnız kalınca ne yapacağız bilemiyorum.Dün gece artık sırtım kasıldı o ağladıkça dayanmıyorum kucağımda sallıyorum.Yok uykuya da dalamıyor.Uyku vaktıi geçsin tamam bittik.
Bundan bir kaç gün önce düzenli şekilde uykumuz,beslenmemiz devam ediyordu.Şimdi saatte bir emzirme durumunda bile kalıyorum.
O kadar ufak ve çaresizki insan dayanamıyor,ağladıkça.İçim çekiliyor resmen.Duygusallık durumumda had safhada.Sevgilim dün gece Demirle konuşurken annen duygusal çatlaklıklar yaşıyor oğlum deyince durumumun  vehametini anladım.
Şimdi yine uykuda güzel bebeğim.Artık gün be gün değişiyor.Konuşmalarımıza daha fazla tepki veriyor.Hele benim sesimi duyunca nasıl dinliyor.Kucağımda konuşurken onunla kafasını çevirip nasıl dinliyor.Sanki her şeyi anlıyor gibi bakıyor.Ben anladığını da düşünüyorum.
Aylar sonra kuaföre gitme kararı aldım.Hazır Demirle ilgilenecek birileri varken.Kendi kuaförüme gidemeyeceğim araba mesafesinde diye.Eve yürüme mesafesinde olan bir kuaföre gideceğim.İlk defa gideceğim artık iyi kötü deneme durumu olacak.Hani beğenirsem en azından bundan sonra giderim gerekince diyorum.Artık gidip geleyim yazarım fırsat bulursam.