8 Kasım 2012 Perşembe

Polyanna ruhum

Şimdi mutlu olmayayım da ne zaman mutlu olayım?
Kekini yaptıktan sonra minik bir elin ona uzanıp yemesi,o kekin eve müthiş kokular sarması mutlu etmez mi insanı?
Kahveni sessiz bir anda yudumlamak?

Son baharın tadını sonuna kadar çıkarmak?
Bir dostla paylaşılanlar?
Ya da yeni doğan bebeğin kokusu,etrafına yaydığı mutluluk?

Ve bunların hangisi parayla satın alınır ki?


Ama hep maddi olarak ulaşamadıklarımızla da mutsuz olmaz mıyız?

Oradan bakınca pollyanna gibi görünebilirim ama bu hayat Polyanna ruhuyla daha güzel onu bilir onu sôylerim


6 yorum:

Zeynep'in Evi dedi ki...

Kesinlikle aynı fikirdeyim, hayatı daha yaşanır kılmak bardağın dolu tarafını görmekle ilgili, hep şikayet mutsuzluk getiriyor beraberinde...

yıldız dedi ki...

O boş tarafından da bakıyoruz bazen ama dolu tarafından baktıklarımız çok olsun çünkü hayat kîsa

Syhn dedi ki...

Ah ne doğru tespitler..
kimsenin hayatı mükemmel değil ki zaten.
güzel görene güzel düşünenenei hayatından zevk alana ne mutlu! ;)

yıldız dedi ki...

Allah güzel görme yetimizi bizden almasın..

ilknur AKPINAR dedi ki...

Hep şikayet ederiz oysa ne güzellikler var :)

Sevgiler.

Deniz dedi ki...

Tam Görkem'deki yoruma ıssızlaştırmayın buraları, seviyorum ben blogu yazdım ki, senin de post yazdığını gördüm sevindim :) Benim de polyannam var içime kaçan:))