2 Ağustos 2011 Salı

prenses


Küçük bir kız çocuğuyken prenses olmayı arzu eder,ailemin beni el bebek
gül bebek büyütmesi ile belki de öyle sanırdım.Gün geldi,biri dedi ki bırak bu prenses hallerini,artık kendinlesin yalnız yaşıyorsun,ailenin prensesi değilsin.O gün tacım çalınmış gibi hissettim.Öylece kaldığımı sandım.Şımarık mıydım?Hayır,sadece şanslıydım ve bu şansım insanları kızdırabiliyordu.
Bunları düşündüm filmi izlerken.Zengin,ünlü kızımızın sıradan bir erkek gazeteci ile aşkının henüz klişe olmadığı zamanlarda çekilmiş eski bir film;Roman Holiday.Romayı özleyenler,sevenler izlesin.Bir de siyah beyaz filmleri sevenler.

8 yorum:

Pinky dedi ki...

sen hala prensessin canım ;) çok merak ediyorum Audrey Hepburn filmlerini. artık izlemeliyim değil mi

CherrybLossomgirL dedi ki...

listeye koyuldu :)

YILDIZ dedi ki...

Pinkom o beni prenses peri sanıyorrrr:)))Sabrina ile başla canım izlemeye

cherryblossomgirl kesinlikle ekle;)

içimizdeki karnaval dedi ki...

Büyüdüğümüz zaman masaldan uyanıp gerçeği yaşamaya başlıyoruz ..
Hala içinde gerçek bir prenses var galiba :)))

Tibetin annesi dedi ki...

sen bizim prensesimizsinnnn... bi de Pinky prenses :)

YILDIZ dedi ki...

İçimizdeki karnaval geçeğe uyanıyoruz ama masallarda bir yerlerde bizimle birlikte.

Tibetimin güzel annesi canımsın,Pinky tam prenses;))
bir gün Demir de Tibet gibi derse sen prensesimsin diye ne mutlu bana değil mi?

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

ilerde seni prenses gibi hissetmeye devam ettirecek bir Demir oğlan var ;) Tibet gibi tatlı dilli olursa birde :)

beste dedi ki...

cok guzeldir bu film bende cok severim icimizdeki prensese hitap ediyor;)