28 Ocak 2011 Cuma

Dear John ve eski mektuplu günlerimiz


Filmi nasıl izlediğimi anlatsam güler misiniz,ağlar mısınız bilemiyorum.Ama ne kadar sürede kaç parçaya bölerek izlediğimi kaç defa başa aldığımı hatırlamıyorum.Bildiğim bir şey var film izlemek de inat etmeye devam ettiğim sürece şekil bu olacak.Kuzu uyurken sessiz alt yazılı,bölük bölük izlemeye çalışıyorum.
Sonuçta izledim ya bu da bir başarıdır.
Eskidendi o 2 film birden izlemeler falan.Geçen gün sinemanın önünden geçerken sevgili dedi ki en çok da sinemaya gitmeyi özledim.
Filme gelince konusu kısa süreli birliktelik ardından uzak mesafede mektuplarla ilişkilerini sürdürmeye çalışan bir çiftin yaşadıklarını anlatıyor.Klişe konular,Türk filmi tadında biraz.Ama mektupların gelip gidişi ve baba oğulun bir veda sahnesi vardı duygulandım fazlasıyla.Ve bazı şeylere ne kadar anlam yüklediğimizi düşündüm filmle birlikte.
Bana eski günlerimi hatırlattı ayrıca film.Mektup yazmaya bayılırdım.Mektup almaya da bayılırdım.Sevdiğiniz dostunuzun ya da sevdiceğinizin elinin dokunduğu sayfalara dokunmak,okumak,yazısını görünce mutlu olmak.Özlüyorum aslında mektuplu günleri.Mail göndermek almak da hoş ama kalemi kağıdı seven biri olduğum için yazmayı da sevdiğim için mektuplu günleri özlüyorum.Şimdi pek öyle sayfalar yazacak zamanımız yok.Mektubu alıp postaneye gidecek zamanımız da.
Teknolojinin gelişmesi iyi mi oldu diyorum böyle zamanlarda..
görsel

5 yorum:

Deniz dedi ki...

Seyrederim inşallah, bir punduna getirip :)

Tibetin annesi dedi ki...

postaneler öğlen kapalı oluyor maalesef, işin kapısından içeri girmek içinse dakika şaşmamamız gerekiyor :(

içimizdeki karnaval dedi ki...

Bu ara içimde film çanavarı yaşıyor.Vaktim olmasa da keyifli olanları izlemek arzusu yeşeriyor hep...Bunu da izlemek isterim galiba..Güzel paylaşım :)

Bellek Kutusu dedi ki...

Ben de seyredeyim, merak ettim sen yazınca Yıldızcım:)

Damlo dedi ki...

bi ara ilgilendiklerim kısmını düzeltsen bence :):):):) ehuehe