12 Eylül 2012 Çarşamba

Demir 23 aylık oldu

1 ay sonra 2 yaşındayım!Yupppiiiii!
Anneme arkadaş oldum bana öyle diyor.Karşılıklı oturup sohbet bile ediyoruz artık.Konuşma konusunda epey ilerledim.
Kafama takılanlar,merak ettiklerim,en çok sevdiklerimi anlatıp duruyorum.
2 kelimeli cümlelerin yanına 3 cümleli olanları da eklenmeye başladım.
En çok sevdiğim hayvan at ve en çok sevdiğim oyuncak da atlarım.Atlı karıncaya binmesini de çok seviyorum.Atlı karıncaya nasıl bindiğimi sürekli herkese anlatıyorum.
-ipi tutuyom,otuyuyom,at gidiyo
Ailemizdeki herkesin isimlerini öğrendim.
Kendimden büyüklerle oynamayı daha çok seviyorum.
Arabalar da sevdiğim oyuncaklar arasında.Kapıları açılıp kapanan arabaları çok seviyorum.Banyoda eğlenmeye bayılıyorum.Küvete oturup,suyla oynamaya bayılıyorum.Parmaklarım büzüşene kadar duruyorum,zorla çıkarıyorlar beni.Halbuki bıraksalar,daha ne güzel oynarım.
Ata binen küçük adamlar,takırılıp çıkarılan oyuncaklar hemen ilgimi çekiyor.
Parkta da en çok kaydırağı seviyorum.Salıncakla aram pek iyi değil.
Park sayesinde kumlarla da barıştım.
Dansa merakım halen devam ediyor.Müziği ritmine göre figürler yapmaya bayılıyorum.Dans ederken annemi de kaldırıyorum ki benle dans etsin.
Uyumadan önce bana kırmızı başlıklı kızın masalını anlatmalarını istiyorum bir de anneannemin ninnisini söylemelerini.
Uykularım hala parçalı,bulutlu.
Köfte,yoğurt favorilerim arasında.Bir de bayıla bayıla bir turşu yiyorum ki görmelisiniz.
                                                                                                        Demir

2 yaşa 1 ay kaldıkça ben sürekli bu geçen 2 yılı düşünür oldum.Nasıl oldu,nasıl geçti,ne çabuk geçti diyerek.Zamanın bu kadar hızlı geçtiğine şaşıp kalıyorum.
Bebeklik fotoğraflarına baktıkça ne kadar değişmiş diyorum.Ama uyurken hep aynı.
Karşılıklı oturup konuşmak ne de zevkli.Bir çocuğun belki de en keyifli halleri bu 2 yaş.Tabi 2 yaş sendromu diyecekler.Sendrom kelimesi bana biraz kötü geliyor.Ama tanımlarken başka bir kelime de bulamıyorum.Bizde de var ufak ufak.Bursadan döndüğümüzde daha çok gözlemledim.Mesela vurmaya başladı.Ki gitmeden önce yoktu.Orada arkadaşımın kızıyla itişip kakıştılar.Gelince bize de ara ara vurmaya başladı.Üstünde durmamaya çalışıyorum.En iyisi çok zor da olsa kayıtsız kalmak.
Ağlamalar olabiliyor uzun uzun.Mesela parktan dönerken bazen ağlıyor,banyodan çıkarken de.
Birlikte yolculuk yapmaktan keyif aldım.İçimden vay be dedim.Oğlum büyüdü,baş başa yolculuk yapıyoruz dedim.Tabi 1,5 saat sürdüğü için böyle düşündüm.Yol uzayınca elbette her çocuk gibi Demir de isyan ediyor.

Yarım yarım konuşmalarını,kendini ifade etme çabalarını izlerken öyle hoşuma gidiyor ki.
Binlerce şükürler olsun diyorum her an için,her anı için..








5 yorum:

kelebek desenli dedi ki...

nice güzel yılları olsun demir'in.çok tatlı maşallah:))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Demir uyumlu bir çocuk, o vurmaları kısa sürede unutacaktır, emin ol.

Tibetin annesi dedi ki...

Demir biliyor musun? Tibet'te hala banyodan çıkarken sızlanıyor onu erken çıkartıyoruz diye ;)

Sevgi dedi ki...

öncelikle maşallah.. allah nice aylarını, yaşlarını göstersin..
çocuklar iki yaşında hırçın olur derler.. hem ben ben.. dila da yavaş yavaş başladı itirazlar, karşı çıkmalar.. çok üstüne gidip inatlaşmamak lazım sanırım..

Benden Bizden dedi ki...

Nice mutlu mesut aylara :)
Ben de şaşırıp kalıyorum nasıl geçti bu zaman diye. Su gibi, su!